On bin yıllık bir yaşam öyküsü: İçkale ve Amida Höyük
Diyarbakır Kalesi ve Hevsel Bahçeleri hakkında bilgi almak için önce buraya adım atalım: Diyarbakır’ın tarihsel çekirdeği olan İçkale’deki Amida Höyük, bölgenin ne kadar kadim bir geçmişe sahip olduğunu kanıtlıyor. Arkeolojik kazılar, bu höyüğün yaklaşık on bin yıldır kesintisiz bir yerleşime ev sahipliği yaptığını gösteriyor. Bölgedeki bilinen en eski savunma yapıları milattan önce dördüncü binli yıllarda Hurriler tarafından inşa ediliyor. Nitekim yakın zamanda “Alay Meydanı” bölgesinde toprak altından çıkarılan Hurrilere ait sur kalıntısı, şehrin bilinen en eski savunma duvarı olarak tarihe geçiyor.
Günümüzde tüm ihtişamıyla ayakta duran surların temelleri ise Roma İmparatoru II. Konstantinus döneminde atılıyor. Roma ve Bizans egemenliğinin ardından Emevi, Abbasi, Mervani, Selçuklu, Artuklu, Akkoyunlu, Safevi ve Osmanlı gibi birbirinden güçlü medeniyetler şehri yönetiyor. Her medeniyet surlara kendi üslubunu ve kitabelerini ekleyerek bu yapıyı bir açık hava müzesine dönüştürüyor. Örneğin İçkale’deki kazılarda gün yüzüne çıkarılan Artuklu Hükümdarı Melik Salih Nasıreddin Mahmud’a ait sarayın temelleri ve renkli cam mozaikleri, dönemin incelikli sanat anlayışını harika bir şekilde yansıtıyor.
Görkemli bir savunma hattı: Diyarbakır İçkale Müze Kompleksi

Yaklaşık 5800 metreye ulaşan surlarıyla Diyarbakır İçkale Müze Kompleksi ihtişamlı bir yapı. Burası Roma, Sasani ve Doğu Roma İmparatorluğu’ndan Osmanlı’ya kadar uzanan bir dönemde önemini daima koruyor. İç kale ve dış kale olarak iki bölüm gibi düşünebileceğiniz bu tarihi yapı, 7 bin yıllık surlara sahip. Bu surlarda yer alan 4 kapısı sayesinde dünyanın en görkemli savunma hatlarından ve güvenlik noktalarından biri kabul ediliyor. Diyarbakır Kalesi’nde toplam 82 burç var ve hepsi de inşa edildikleri dönemden izler taşıyor. Benusen, Yedi Kardeş, Nur, Keçi, Selçuklu gibi burçlar bunlardan bazıları. Ayrıca kalenin “Dağ Kapı” veya “Harput Kapı Burcu” olarak isimlendirilen bölümü Turizm Bürosu ve Devlet Güzel Sanatlar Galerisi olarak faaliyet gösteriyor. Büyük kısmı günümüze kadar ayakta kalmayı başardığı için bölgeye gitmişken burayı mutlaka görmelisiniz.
Şehri daha kapsamlı keşfetmek için Nesi meşhur: Diyarbakır blog yazımıza da göz atabilirsiniz.
Siyah bazaltın ihtişamı: Diyarbakır Surlarının mimari özellikleri

Diyarbakır surları, yöreye özgü siyah bazalt taşının ustalıkla işlenmesiyle oluşturulmuş muazzam bir mühendislik harikası. 10 ila 12 metre yüksekliğe ve 3 ila 5 metre genişliğe ulaşan, kuşbakışı bakıldığında bir kalkan balığını andıran bu 5,8 kilometrelik devasa yapı, kentin kalbi olan İçkale’yi de sarıyor.
Surların inşasında, alt kısımlarda kırma taşlar kullanılırken üst kısımlarda büyük ve düzgün kesme taşlar tercih edilmiş. Bu detay, yapının erken dönemlerde bile ne kadar ileri bir mühendislik bilgisiyle inşa edildiğini gösteriyor. Duvarlar boyunca Dağ, Urfa, Mardin ve Yeni Kapı olmak üzere dört ana kapı bulunuyor. Tarihi ticaret yollarını kontrol eden bu kapılar, hem savunma hem de gözetleme amacıyla inşa edilmiş muazzam burçlarla destekleniyor. Surları âdeta bir tarih kitabına çeviren 63 farklı yazıt ise, bu görkemli yapıyı inşa eden ve onaran hükümdarların isimlerini günümüze kadar taşıyor.
Şehrin akciğeri ve gıda deposu: Hevsel Bahçeleri

Hevsel Bahçeleri, Diyarbakır Kalesi ile Dicle Nehri vadisi arasında uzanan yaklaşık 700 hektarlık bir yaşam kaynağı. Neolitik Çağ’dan bu yana Dicle’nin sularıyla hayat bulan bu bereketli topraklarda buğday, arpa, pamuk, üzüm, karpuz ve kavun gibi pek çok ürün yetiştiriliyor. Hevsel, yalnızca bir tarım alanı değil; aynı zamanda Diyarbakır’ın akciğeri ve binlerce yıllık gıda deposu olma özelliğini de taşıyor. Hevsel Bahçeleri ne zaman yapıldı, derseniz 8.000 ila 9.000 yıllık bir geçmişe sahip burası.
Surlarla kenti çevreleyen peyzajın ayrılmaz bir parçası olan bahçeler, Dicle Nehri boyunca uzanarak kentin sert taş dokusuna yumuşak ve renkli bir tezat oluşturuyor. Hevsel Bahçeleri’ni sulayan Anzele kaynağı ve Dicle üzerindeki On Gözlü Köprü, bölgenin tarihsel ve ekolojik bütünlüğünü simgeleyen yapılar arasında yer alıyor. UNESCO, bu uyumu göz önünde bulundurarak Hevsel Bahçeleri’ni Diyarbakır surları ile birlikte bölünmez bir kültürel peyzaj olarak tescilledi. Türkiye’nin UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan diğer eserlerini blogda inceleyebilirsiniz.
Bölgedeki arkeolojik buluntular ve yüzyılları aydınlatan keşifler
İçkale ve Hevsel Bahçeleri çevresindeki kazı çalışmaları, Diyarbakır’ın çok katmanlı tarihini gün yüzüne çıkarıyor. Dicle Üniversitesince 2018’de yeniden başlatılan Amida Höyük kazıları, şehrin bilinen yerleşim tarihini köklü biçimde değiştirmeye aday bulgular ortaya koyuyor. Önceleri MÖ 3500’lere tarihlenen yerleşim izleri, son sezonlarda yapılan çalışmalarla 10 bin yıl öncesine kadar uzanıyor. Bu veriler, Amida Höyük’ü Filistin’deki Eriha’nın ardından dünyada kesintisiz yerleşimin sürdüğü ikinci en eski kent olma özelliğine taşıyor ve höyüğü Göbeklitepe, Körtik Tepe ve Hasankeyf gibi Güneydoğu Anadolu’nun öncül yerleşimleri arasındaki kritik halkalardan biri hâline getiriyor.
Amida Höyük’teki Artuklu Sarayı ve el-Cezerî mirası
Amida Höyük’ün kalbinde yer alan Artuklu Sarayı, İslam bilim tarihinin önemli mekânlarından biri. 12. yüzyılda bu sarayda yaşayan ve çalışan Ebü’l-İz İsmail bin er-Rezzâz el-Cezerî, “Kitâbü’l-Câmi'” adlı eserinde aktardığı otomatik makineler, su saatleri ve programlanabilir mekanizmalar ile sibernetik ve otomasyonun temellerini atmış. Bugünkü krank milinin prototipini geliştiren el-Cezerî’nin dünyada ilk örnekleri sayılan robotları, bu sarayın divanhanelerinde hizmet vermiş.
Kazılarda ortaya çıkarılan sarayın dört eyvanlı divanhanesi, kabul salonu, hamamı ve odaları, dönemin sanat anlayışını yansıtıyor. Sarayda tespit edilen ısıtma sistemi, dünyadaki en erken tarihli kalorifer sistemlerinden biri olarak tarihe geçmiş. Roma dönemine ait temiz ve atık su kanalları, Artuklu dönemine ait ikinci bir kalorifer sistemi ve sarayın gizli kaçış tüneli de kazılarda belgelenen keşifler arasında.
Bu kadim şehre ve bölgeye seyahat etmek için Diyarbakır uçak bileti sayfamızdan gezinizi planlayın.
Tabaka tabaka medeniyetler ve öne çıkan buluntular
Amida Höyük’ü özel kılan en çarpıcı özelliklerden biri, tek bir kazı alanında Hurri-Mitanniler, Urartular, Asurlular, Medler, Persler, Romalılar, Sasaniler, Bizanslılar, Emeviler, Abbasiler, Mervaniler, Selçuklular, Artuklular, Eyyubiler, Akkoyunlular, Safeviler ve Osmanlılar gibi onlarca medeniyetin izlerinin iç içe geçmiş olması. Kazılarda bugüne kadar 1800 yıllık su kanalları, 1700 yıllık Geç Roma dönemine ait mezar odaları, 800 yıllık Artuklu mermer işçiliği ve I. Dünya Savaşı’ndan kalma el bombaları gibi farklı dönemlere ait buluntular belgelendi. Saraykapı ile batı surları arasında uzanan antik Kral Yolu’nun ortaya çıkarılması ise bölgenin Antik Çağ’daki ticari ve askeri önemine yeni bir pencere açtı.
Alay Meydanı bölgesinde toprak altından çıkarılan ve Hurrilere atfedilen sur kalıntısı, Diyarbakır’ın bilinen en eski savunma duvarı olma özelliği taşıyor; bölgedeki kentsel savunma geleneğinin MÖ dördüncü binli yıllara kadar uzandığını belgeliyor. Son sezonlarda Halaf Dönemi’ne (MÖ 6. binli yıllar) ait bir tolos yapı ile 2024 sezonunda bulunan, MÖ 3400-3100 arasına tarihlenen baklava dilimi geometrik süslemeli silindirik mühür de dikkat çekici. Bu tür mühürler genellikle belgelerin, çuvalların ve çömleklerin ağızlarının mühürlenmesinde kullanıldığı için bölgedeki idari örgütlenmenin en eski kanıtlarından biri olarak kabul ediliyor.
Dicle kıyısındaki mühendislik mirası: On Gözlü Köprü

Dicle üzerinde uzanan On Gözlü Köprü, bölgenin mühendislik geleneğinin örneklerinden biri. On Gözlü Köprü kimin eseri diye baktığımızda, köprünün güney cephesinde yer alan kufi kitabeye göre 1065-1067 yıllarında Mervanoğlu Nizâmüddevle Nasr’ın buyruğuyla mimar Ubeyd oğlu Yusuf tarafından inşa edilmiş. Ancak araştırmacıların önemli bir kısmı bu kitabenin bir onarım yazıtı olduğunu, köprünün asıl temellerinin çok daha eski tarihlere, hatta 6. yüzyılda I. Anastasius dönemine kadar uzandığını öne sürüyor. Bazı kaynaklar 742 yılında Emevi Halifesi Hişam bin Abdülmelik zamanında başlatılan onarımdan söz ederken, Fransız mimar ve arkeolog Albert Gabriel ile M. van Berchem, yapının İslam öncesi dönemden kaldığını savunuyor.
Siyah bazalt kesme taşlarla inşa edilen 172 metre uzunluğundaki köprünün on sivri kemeri Dicle’nin iki yakasını birleştiriyor. Kitabenin sonunda yer alan ve ağzı açık, dili dışarıda bir aslan kabartması, Artuklu ve Selçuklu mimari geleneğinin izlerini taşıyor; benzer örneklerine Diyarbakır surlarının Urfa ve Mardin kapılarında da rastlanıyor. On Gözlü Köprü, 2007-2010 yılları arasında restore edildi ve tarihî dokusunu koruması amacıyla araç trafiğine kapatılarak yakınına Mervani Köprüsü inşa edildi.
Ziyaretçiler için arkeolojik keşif rotası: Diyarbakır Arkeoloji Müzesi

Amida Höyük ve İçkale bölgesinde yürütülen kazı çalışmaları, aktif olarak sürdürülmesine rağmen büyük ölçüde ziyarete açık durumda. İçkale Müze Kompleksi içinde yer alan Diyarbakır Arkeoloji Müzesi, bölgeden çıkarılan buluntuların büyük bir bölümünü kronolojik sergileme mantığıyla sunuyor. Müzenin Adliye A binasında yer alan sergi salonlarında Körtik Tepe, Çayönü, Hakemi Use, Kenan Tepe, Salat Tepe, Müslüman Tepe, Hırbemerdon Tepe, Ziyaret Tepe ve İçkale kazılarından elde edilen on binlerce eser kronolojik düzende sergileniyor. Ziyaretçiler, sadece birkaç yüz metrelik bir yürüyüşle höyük kazı alanından müzeye geçerek binlerce yıllık bir zaman yolculuğunu tek bir gezide tamamlayabiliyor.
- Diyarbakır Arkeoloji Müzesi ziyaret saatleri: 1 Nisan – 1 Ekim tarihleri arasında pazartesi hariç her gün 8.30 – 19.00 saatleri arasında açık. 1 Ekim-1 Nisan tarihleri arasında pazartesi hariç her gün 8.30 – 17.00 saatleri arasında açık.
- Diyarbakır Arkeoloji Müzesi açık adresi: Cevat Paşa Mahallesi, Hz. Süleyman Caddesi, No:43 İçkale
- Diyarbakır Arkeoloji Müzesi iletişim numarası: 0412 224 6740 / 0412 224 4275
- Diyarbakır Arkeoloji Müzesi MüzeKart: T.C. vatandaşları için Müzekart geçerli.
Diyarbakır Kalesi ve Hevsel Bahçeleri ve UNESCO
Diyarbakır Kalesi ve Hevsel Bahçeleri; Diyarbakır Surları ve Hevsel Bahçeleri olmak üzere iki ana bileşenden oluşuyor. Diyarbakır Kalesi ve Hevsel Bahçeleri Kültürel Peyzaj Alanı ise 2015 yılında Almanya’nın Bonn kentinde gerçekleşen 39. UNESCO Dünya Mirası Komitesi Toplantısı’nda, Türkiye’nin 14. miras alanı olarak UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne girmiştir.
Sıkça sorulan sorular
Diyarbakır Kalesi ve Hevsel Bahçeleri nerede bulunuyor?
Diyarbakır Kalesi ve surları, şehrin tarihi çekirdeği olan Sur ilçesinde yer alıyor. Hevsel Bahçeleri ise surların güneydoğusunda, Dicle Nehri vadisi boyunca uzanıyor ve Keçi Burcu ile Mardin Kapı tarafından görülebilir bir konumda bulunuyor.
Diyarbakır Kalesi ve Hevsel Bahçeleri’ne nasıl gidilir?
Şehir merkezinden Sur ilçesine ulaşım oldukça kolay: Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’ne ait otobüsler, özel halk otobüsleri (mor ve sarı hatlar) ve mavi minibüslerle Dağkapı Meydanı’na birkaç dakika içinde varabilirsiniz. Toplu taşımada Diyarkart akıllı bilet sistemi kullanılıyor ve Dağkapı, Ofis ve Otogar duraklarındaki dolum gişelerinden temin edilebiliyor. Havalimanından şehir merkezine ise belediyenin havalimanı servisleri veya Z2 ve Z3 kodlu otobüslerle yaklaşık 20 dakikada ulaşabilirsiniz. Kendi aracıyla gelenler için Sur girişlerinde otopark alanları bulunuyor.
Diyarbakır surlarına giriş ücretli mi?
Hayır, Diyarbakır surlarının halka açık bölgelerini ziyaret etmek tamamen ücretsizdir. Surların üzerinde yürüyebileceğiniz bölümler, ana kapılar (Dağ Kapı, Urfa Kapı, Mardin Kapı, Yeni Kapı), Keçi Burcu ve On Gözlü Köprü gibi açık hava alanlarına giriş için herhangi bir ücret ödemiyorsunuz. Yalnızca İçkale içindeki Diyarbakır Arkeoloji Müzesi ve diğer müze kompleksi binaları için müze bileti veya Müzekart gerekiyor.
Diyarbakır Arkeoloji Müzesi’nin ziyaret saatleri nedir?
İçkale’deki Diyarbakır Arkeoloji Müzesi, 1 Nisan – 1 Ekim tarihleri arasında pazartesi hariç her gün 8.30 – 19.00 saatleri arasında açıktır. 1 Ekim-1 Nisan tarihleri arasında pazartesi hariç her gün 8.30 – 17.00 saatleri arasında açıktır.
Diyarbakır Arkeoloji Müzesi giriş ücreti ne kadar ve MüzeKart geçiyor mu?
Müzeye giriş MüzeKart sahipleri için ücretsizdir. 65 yaş üstü T.C. vatandaşları ve 18 yaş altı ziyaretçiler de ücretsiz giriş hakkından yararlanabiliyor. Güncel bilet fiyatları ve geçici kapanışlar için ziyaret öncesi Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın resmi sayfasını kontrol etmenizi öneririz.
Hevsel Bahçeleri’ni gezmek için özel bir izne ihtiyaç var mı?
Hevsel Bahçeleri, aktif tarım yapılan bereketli bir alan olmasına rağmen ziyaretçilere açıktır. Bahçelere en iyi bakış açısı Keçi Burcu ve Mardin Kapı üzerinden elde ediliyor; buradaki seyir noktalarından tüm vadiyi izleyebiliyorsunuz. Vadi içine inmek ve yürüyüş yapmak da mümkün; ancak üretici alanlarına saygılı davranmak, tarım yapılan parsellere girmemek ve doğal yaşamı rahatsız etmemek gerekiyor. UNESCO Dünya Mirası alanı olarak korunan bu bölgede özel koruma kuralları uygulanıyor.
Diyarbakır Kalesi ve Hevsel Bahçeleri’ni ziyaret etmek için en ideal mevsim hangisi?
İdeal ziyaret dönemi, ilkbahar ve sonbahar aylarına denk geliyor. Bu aylarda hava sıcaklıkları gün içinde konforlu seviyelerde kalıyor. Hevsel Bahçeleri ise ilkbaharda yemyeşil bir örtüye bürünüyor, sonbaharda altın sarısı tonlarıyla büyülüyor. Yaz aylarında Diyarbakır’da sıcaklıklar 40 dereceye kadar çıkabildiği için uzun süreli açık hava gezileri zorlayıcı olabiliyor; bu dönemde erken sabah veya akşamüstü saatlerini tercih etmek gerekiyor. Kış ayları ise sakin bir atmosfer sunuyor ancak yağışlı günlere hazırlıklı olmak önemli.
Diyarbakır surlarını gezmek ne kadar zaman alıyor? Bir günde tamamlanır mı?
Diyarbakır surlarının toplamı yaklaşık 5,8 kilometre uzunluğunda ve dünyanın en iyi korunmuş kesintisiz şehir surlarından biri olarak kabul ediliyor. Surların tamamını ve İçkale’yi aceleye getirmeden gezmek, İçkale Müze Kompleksi dahil yaklaşık 4 ila 6 saat sürüyor. Suriçi’ndeki tarihi camileri, hanları ve çarşıları da eklediğinizde bir tam gün ayırmanız gerekiyor. Hevsel Bahçeleri ve On Gözlü Köprü ziyareti için ayrıca 2 ila 3 saat planlamak ideal. Diyarbakır’ı kapsamlı keşfetmek isteyen ziyaretçiler için iki günlük bir program oldukça uygun bir süre sağlıyor.
Diyarbakır surlarında fotoğraf çekmek için en güzel noktalar nereler?
Diyarbakır surlarının siyah bazalt dokusunu en etkileyici şekilde yakalayabileceğiniz birkaç özel nokta var. Keçi Burcu, hem surları hem Hevsel Bahçeleri’ni hem de Dicle Nehri’ni aynı karede birleştirmek için ideal bir seyir terası. Mardin Kapı çevresinden çekilen panoramalar, vadinin yeşiline açılan muhteşem geniş açı fotoğraflar veriyor. On Gözlü Köprü, özellikle gün batımında altın ışıkla surları yansıtan Dicle Nehri ile birlikte efsanevi bir kompozisyon sunuyor. Ulu Cami ve Hasan Paşa Hanı çevresindeki dar sokaklar ise Suriçi’nin otantik dokusunu yakalamak için harika. Gün doğumu ve gün batımı saatleri, bazalt taşının kırmızımsı tonlarla parıldadığı anlar için biçilmiş kaftan.
Çocuklu aileler için Diyarbakır Kalesi gezisi uygun mu?
Evet, kale ve surlar çocuklu aileler için keyifli bir deneyim sunuyor; ancak bazı noktalarda surların üst yürüyüş yollarında korkuluksuz kısımlar olabilir. İçkale bölgesindeki müze kompleksi, geniş bahçesi ve farklı sergi alanlarıyla çocukların ilgisini çekebiliyor. Hevsel Bahçeleri çevresindeki yürüyüş yolları ise aileler için rahat bir ortam sağlıyor. Küçük çocukları olan aileler için bebek arabası yerine sırt taşıyıcı tercih etmek, dar ve taşlı sokaklarda daha pratik bir çözüm oluyor.
Diyarbakır’a özgü hangi lezzetleri denemeli?
Suriçi’ndeki tarihi çarşıları gezerken Diyarbakır mutfağının klasiklerini tatmak gezilerin vazgeçilmez bir parçası. Ciğer kebabı, şehrin simgesi sayılan bir lezzet; özellikle Dağ Kapı çevresindeki restoranlarda tadılabiliyor. Kaburga dolması, meftune, içli köfte, lebeniye çorbası ve sembüsek gibi yöresel tatlar da mutlaka denenmeli. Tatlı severler için künefe ve burma kadayıf bulunuyor.
Surların üzerinde yürümek güvenli mi?
Evet, surların büyük bir kısmı ziyaretçilere açık ve yürüyüş için uygun konumda. Ancak sur üstü yollar, yer yer dar, düzensiz taş zeminlere ve korkuluksuz kenarlara sahip olduğu için dikkatli adım atmak gerekiyor. Yağışlı havalarda bazalt taşları kayganlaşabildiği için özellikle kış aylarında kaymaz tabanlı ayakkabı tercih etmek önem taşıyor. Bazı burç ve kapı bölümleri restorasyon nedeniyle dönemsel olarak kapalı olabiliyor; ziyaret öncesi güncel durumu Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi veya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü kaynaklarından teyit etmek faydalı oluyor.
Diyarbakır Kalesi neden UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alıyor?
Diyarbakır Kalesi ve Hevsel Bahçeleri Kültürel Peyzajı, 2015 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne eklendi. Bu tescilin temel nedeni, alanın Hellenistik, Roma, Sasani, Bizans, İslam ve Osmanlı dönemlerine ait kesintisiz bir tarihsel katmanlanma sunması ve surların bu medeniyetlerin her birinin izlerini taşıması. Surların mimari bütünlüğü, 63 kitabesiyle benzersiz bir epigrafik arşiv oluşturması ve Hevsel Bahçeleri’nin binlerce yıldır süregelen tarım geleneğini yaşatması, alanın evrensel değerini pekiştiriyor. UNESCO bu bölgeyi, birbirini tamamlayan iki unsurun bölünmez bir kültürel peyzaj olarak tescilledi.
Gezi sırasında nelere dikkat etmeliyim?
Konforlu ve kaymaz tabanlı yürüyüş ayakkabısı, Suriçi’nin tarihi taş sokakları için en önemli hazırlık. Yaz aylarında şapka, güneş gözlüğü, güneş kremi ve yeterli miktarda su mutlaka çantada bulunmalı. Kış aylarında rüzgar geçirmeyen bir mont işe yarar çünkü sur üstünde hava daha sert hissedilebiliyor. Cuma namazı saatlerinde tarihi camilerin çevresinde yoğunluk artabildiği için ziyaret planınızı buna göre ayarlamak pratik olabilir. Son olarak, yerel rehberlerle gezmek; özellikle sur kitabelerinin ve İçkale kazı alanlarının hikâyelerini dinlemek için iyi bir seçenek sunabilir.
