Ana SayfaYerlerİstanbul gezi rehberiMimarinin ve hafızanın asırlık nöbetçileri: İstanbul'un en ilgi çekici apartmanları

Mimarinin ve hafızanın asırlık nöbetçileri: İstanbul’un en ilgi çekici apartmanları

İstanbul’un tarihi yapıları arasında özel bir yere sahip olan asırlık apartmanlar, ahşap konaklardan kâgir yaşama geçişin simgesidir. Bu binalar yalnızca mimarileriyle değil, insan hikâyeleriyle de birer hafıza mekânıdır. Gelin, İstanbul sokaklarında yükselen bu büyüleyici yapıları ve ardındaki geçmişi birlikte keşfedelim.

Turkish Airlines Blog
Turkish Airlines Blog

Yazar ekibimiz tarafından yönetilen bu hesapla, seyahat tutkunları ve keşif meraklılarının keyif alacağı blog içerikleri üretiyoruz.

Özenle hazırladığımız içeriklerimiz aracılığıyla ilham vermeyi, bilgilendirmeyi, heyecanlandırmayı, eğlendirmeyi ve küçük ipuçları ile yolculuğunuzu kolaylaştırmayı amaçlıyoruz. Aynı zamanda yola çıkmanın yenileyici ve özgürleştiriciliğini sizlere tekrar hatırlatmak istiyoruz.

Çünkü Tolstoy'un dediği gibi: “Tüm muhteşem hikayeler iki şekilde başlar; Ya bir insan bir yolculuğa çıkar ya da şehre bir yabancı gelir...”


Fihrist:
Başlarken: İstanbul apartmanları hakkında birkaç not
Galata’nın sarı incisi: Doğan Apartmanı
Art Nouveau’nun İstanbul’daki ilk imzası: Botter Apartmanı
İstiklal Caddesi’nin asırlık şahidi: Mısır Apartmanı
Şişhane’nin görkemli atlantları: Frej Apartmanı
Haliç’i seyreden tarih: Deniz Palas
Küllerinden doğan miras: Tayyare (Harikzedegân) Apartmanları
Ayaspaşa’nın heykelli cephesi: Gümüşsuyu Palas
Konaktan apartmana geçişin simgesi: Maçka Palas
Anadolu Yakası’nda apartmanlaşma: Valpreda Apartmanı


Başlarken: İstanbul apartmanları hakkında birkaç not

  • İstanbul’da apartmanlaşma, 19. yüzyılın ortalarında Tanzimat Fermanı’nın ilanı ve Beyoğlu’nda yaşanan büyük yangınlar sonrası kâgir (taş/tuğla) yapılaşma zorunluluğuyla başladı.
  • Şehrin ilk lüks apartmanları, genellikle Levanten aileler, yabancı  bankerler ve Osmanlı bürokratları için Beyoğlu, Galata ve Şişhane bölgelerinde inşa edildi.
  • İstanbul’un ilk betonarme binaları (Mısır Apartmanı, Tayyare Apartmanları) 20. yüzyılın başında inşa edilerek modern mühendisliğin şehirdeki öncüleri hâline geldi.
  • İstanbul’un tarihi apartmanları; kütüphaneleri, sanatsal detayları  ve meşhur avlularıyla dönemin sosyal dönüşümünü de şekillendirdi.

Galata’nın sarı incisi: Doğan Apartmanı

İstanbul Galata'daki tarihi Doğan Apartmanı'nın iç avlusunda sarı dış cephe, yeşil ahşap panjurlar, palmiye ağaçları ve simetrik balkon mimarisi
İstanbul Galata’daki tarihi Doğan Apartmanı’nın iç avlusunda sarı dış cephe, yeşil ahşap panjurlar, palmiye ağaçları ve simetrik balkon mimarisi

İstanbul’un en ikonik, en çok fotoğraflanan ve hakkında en çok efsane üretilen binalarından biri Galata’daki Doğan Apartmanı. Serdar-ı Ekrem Sokağı’nda tüm ihtişamıyla yükselen bu yapı, 1894-1895 yıllarında Belçika asıllı banker Albert Helbig için İtalyan mimari tarzında inşa edildi. İlk dönemlerinde “Helbig Apartmanı” adıyla bilinen bina, dönemin yabancı seçkinlerinin ve diplomatlarının İstanbul’daki gözde ikametgahı hâline geldi. Yapı, U şeklindeki planı, 3.5-4 metrelik tavan yükseklikleri, yeşil panjurları ve Boğaz’a açılan muhteşem ortak avlusuyla dikkat çekiyor. Ancak Doğan Apartmanı’nı benzersiz kılan sadece mimari zarafeti değil, aynı zamanda isminde gizli hikâye. 1942 yılında Yapı Kredi Bankası’nın kurucusu Kazım Taşkent tarafından satın alınan bina, Kazım Bey’in İsviçre Alpleri’nde geçirdiği bir çığ kazasında hayatını kaybeden genç oğlu Doğan Taşkent’in anısını yaşatmak üzere “Doğan Apartmanı” olarak adlandırıldı.

Tarih boyunca birçok sanatçıya ev sahipliği yapan, Türk sinemasının kült yapımlarına doğal plato olan bu sarı yapı, İstanbul’un ilginç binaları arasında başı çekmeye devam ediyor. Ayrıca şehrin dikey yaşama geçişinin en prestijli anıtı olarak zamana meydan okumaya devam ediyor. Serdar-ı Ekrem Sokağı’ndaki yürüyüşünüzü tamamladıktan sonra semtin diğer hazineleri için Dersaadet’in merkezi: Taksim’de gezilecek yerler yazımıza göz atabilirsiniz.


Art Nouveau‘nun İstanbul‘daki ilk imzası: Botter Apartmanı

İstanbul İstiklal Caddesi'nde Raimondo D'Aronco tasarımı Art Nouveau üslubundaki tarihi Botter Apartmanı'nın insan figürlü ve bitkisel taş kabartmalı ön cephesi
İstanbul İstiklal Caddesi’nde Raimondo D’Aronco tasarımı Art Nouveau üslubundaki tarihi Botter Apartmanı’nın insan figürlü ve bitkisel taş kabartmalı ön cephesi

İstiklal Caddesi’nde 235 numarada, İsveç Konsolosluğu’nun yakınında duran Botter Apartmanı, İstanbul tarihi yapıları içinde ayrı bir eşiği temsil ediyor. Bina, 1900-1901 yıllarında II. Abdülhamid’in saray terzisi ve modacısı olan Hollanda uyruklu Jean Botter için, dönemin saray mimarı İtalyan Raimondo D’Aronco tarafından tasarlandı. Yapı, İstanbul’da inşa edilen ilk Art Nouveau bina olarak kabul ediliyor.

Botter Apartmanı’nı özel kılan bir başka nokta da işlevi. Zemin katında moda evi ve mağaza, üst katlarında ise ailenin yaşam alanları bulunan yapı, ticaretle konutu aynı çatı altında buluşturan İstanbul’daki ilk örneklerden biri oldu. Cephedeki bitki motifli bordürler, çiçeklerle bezenmiş insan başı figürleri ve kıvrımlı demir balkonlar, D’Aronco’nun Viyana Sezession etkisini ne kadar içselleştirdiğini gösteriyor.

Botter ailesinin Paris’e göç etmesinin ardından bina defalarca el değiştirdi ve uzun yıllar metruk hâlde kaldı. Kapsamlı restorasyonun tamamlanmasıyla yapı, 2023 yılında Casa Botter Sanat ve Tasarım Merkezi adıyla yeniden açıldı. Bugün sergilere ev sahipliği yapan bina, İstiklal’de içine girip gezebileceğiniz nadir tarihî apartmanlardan biri.


İstiklal Caddesi’nin asırlık şahidi: Mısır Apartmanı

İstanbul Beyoğlu İstiklal Caddesi'nde yer alan tarihi Mısır Apartmanı'nın oymalı taş süslemeleri, ferforje balkonları ve oryantalist mozaik detaylı neo-klasik cephe görüntüsü
İstanbul Beyoğlu İstiklal Caddesi’nde yer alan tarihi Mısır Apartmanı’nın oymalı taş süslemeleri, ferforje balkonları ve oryantalist mozaik detaylı neo-klasik cephe görüntüsü

İstiklal Caddesi’nde Galatasaray’a doğru yürürken gözünüzün mutlaka takılacağı asırlık bir yapı yükseliyor: Mısır Apartmanı. 1910 yılında, sadrazam Sait Halim Paşa’nın kardeşi ve Kavalalı Mehmed Ali Paşa’nın torunlarından devlet adamı Abbas Halim Paşa tarafından yaptırılan bina, ünlü Ermeni mimar Hovsep Aznavur’un imzasını taşıyor. Mısır Apartmanı’nın mimarlık tarihi açısından en büyük önemi, İstanbul’daki ilk betonarme binalardan biri olması.

Art Nouveau tarzının en zarif dış cephe süslemelerine sahip olan bina, tarih boyunca âdeta bir “aydınlar yuvası” işlevi gördü. İstiklal Marşımızın şairi Mehmet Akif Ersoy, uzun yıllar yaşadığı Mısır’dan döndükten sonra ömrünün son günlerini bu apartmanın bir dairesinde geçirdi ve 1936 yılında burada hayata gözlerini yumdu. Aynı zamanda yazar Mithat Cemal Kuntay, Atatürk’ün diş hekimi Sami Günzberg ve cumhuriyetin ilk kadın heykeltraşlarından Iraida Barry gibi pek çok önemli isim bu duvarlar arasında yaşadı.

Bugün üst katlarında Zilberman Gallery ve Galeri Nev gibi çağdaş sanat odaklarına ev sahipliği yapan Mısır Apartmanı, İstiklal’in gürültülü akışını asırlık bir sükunetle izlemeyi sürdürüyor. Caddede yürürken kafanızı kaldırıp mavi kemeri görmeden geçmeyin.

Beyoğlu’nun sanat rotasını genişletmek isterseniz sanat odaklı gezi içeriklerimiz iyi bir başlangıç noktası.


Şişhane’nin görkemli atlantları: Frej Apartmanı

İstanbul Şişhane Meydanı'nda yer alan tarihi Frej Apartmanı'nın girişinde dev atlas/karyatid heykelleri, kuleli çatı yapısı ve Art Nouveau oymalı taş cephesi
İstanbul Şişhane Meydanı’nda yer alan tarihi Frej Apartmanı’nın girişinde dev atlas/karyatid heykelleri, kuleli çatı yapısı ve Art Nouveau oymalı taş cephesi

Şişhane Meydanı’na çıktığınızda, tüm heybetiyle göz kamaştıran ve cephesindeki heykellerle sizi büyüleyen yapı Frej Apartmanı. 1905-1906 yıllarında, Beyrutlu zengin bir Hristiyan tüccar olan Selim Hanna Freige (halk arasındaki söyleyişiyle Selim Hanna Frej) için inşa edilen yapının mimarı, İstanbul’un pek çok köşe taşında imzası bulunan Konstantinos Kyriakidis.

Frej Apartmanı’nın dış cephesi, İstanbul’da Art Nouveau ve Neo-Barok stillerinin en cesur ve gösterişli birlikteliği olarak göze çarpıyor. Binanın en dikkat çekici özelliği, ikinci kat balkonlarını omuzlarında taşıyan devasa boyutlardaki erkek figürü heykelleri (mimari terimle Atlant). Bu heykeller, binaya mitolojik ve anıtsal bir hava katıyor.

Büyük bir zenginlik içinde yaşayan Frej ailesinin hikâyesi ise hüzünlü bitmiş. Aile zamanla belediyeye borçlanınca mülk icra yoluyla el değiştirmiş. Uzun yıllar boş kalan ve harap olan bu şaheser, başarılı bir restorasyonun ardından günümüzde İstanbul Galata Üniversitesi bünyesinde eğitim hayatına hizmet veriyor.


Haliç‘i seyreden tarih: Deniz Palas

Şişhane'de İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) genel merkezine ev sahipliği yapan tarihi Nejat Eczacıbaşı Binası'nın neoklasik taş cephesi ve ahşap panjurları
Şişhane’de İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) genel merkezine ev sahipliği yapan tarihi Nejat Eczacıbaşı Binası’nın neoklasik taş cephesi ve ahşap panjurları

Frej Apartmanı’ndan birkaç adım ötede, Şişhane metrosunun Sadi Konuralp Caddesi çıkışının yanında bir başka köşe yapısı yükseliyor: Deniz Palas. Mimar Georges Coulouthros’un tasarımına dayanan yapı, 1932 tarihli Pervititch sigorta haritalarına Kirzade Apartmanı adıyla kaydedilmiş. Bina, İstanbul’un ilk betonarme yapıları arasında sayılıyor.

Özgün planında her katını üç dairenin paylaştığı yedi katlı yapının toplam inşaat alanı 4.200 metrekare civarında. Deniz Palas’ın asıl cazibesi ise konumunda saklı. Pera sırtlarından Haliç’e ve tarihi yarımadaya bakan cephesi, mermer merdivenli girişten adım atar atmaz kendini gösteriyor. “Deniz Palas” isminin binaya ne zaman ve kim tarafından verildiği ise hâlâ tam olarak bilinmiyor.

Yapı, İstanbul Kültür Sanat Vakfı tarafından 2004 yılında satın alındı. Mimar Doğan Tekeli’nin danışmanlığında 2006’da başlayan restorasyon sırasında, 1940’lara ait tavan kartonpiyerleri kaldırıldığında altından 1920’lerin kalem işi süslemeleri çıktı. Vakıf 2009 aralık ayında binaya taşındı, yapı 2011’de Nejat Eczacıbaşı Binası adını aldı. Giriş ve birinci kattaki Salon bugün konser ve gösterilere ev sahipliği yapıyor.


Küllerinden doğan miras: Tayyare (Harikzedegân) Apartmanları

İstanbul Laleli'de Mimar Kemalettin tasarımı Birinci Ulusal Mimarlık Akımı örneği tarihi Tayyare (Harikzedegan) Apartmanları'nın köşe cumbalı ve sarı taş kaplama cephesi
İstanbul Laleli’de Mimar Kemalettin tasarımı Birinci Ulusal Mimarlık Akımı örneği tarihi Tayyare (Harikzedegan) Apartmanları’nın köşe cumbalı ve sarı taş kaplama cephesi

İstanbul’daki tarihi apartmanlar arasında çok özel bir yapı daha var: Laleli’deki Tayyare Apartmanları. 1918 yılında Fatih, Cibali ve Altımermer bölgelerinde meydana gelen yıkıcı yangında binlerce İstanbullu evsiz kaldı. Bu büyük felaketin ardından, yangınzedelere (harikzede) modern ve korunaklı sosyal konutlar sağlamak amacıyla devlet eliyle bir proje başlatıldı. Proje, Türk mimarlık tarihinin efsane isimlerinden, 20 TL arkasında da göreceğiniz, Mimar Kemaleddin Bey’e emanet edildi.

1922 yılında tamamlanan ve asıl adı “Harikzedegân Apartmanları” olan bu devasa kompleks, İstanbul’un ilk toplu sosyal konut projesi olmasının yanı sıra, betonarme iskelet sisteminin bütünüyle uygulandığı en erken örneklerden biri. Birinci Ulusal Mimarlık Akımı’nın eşsiz bir sentezi olan yapı; çinileri, kemerli pencereleri ve kubbeli detaylarıyla geleneksel Türk mimarisini modern çok katlı konut şemasıyla buluşturdu.

Toplam 124 daireden oluşan ve uzun yıllar apartman olarak kullanılan bina, daha sonra Türk Hava Kurumu’na (Tayyare Cemiyeti) devredildi ve ismi Tayyare Apartmanları oldu. 1985’ten sonra otel konseptine dönüştürülen ve titiz restorasyonların ardından günümüzde lüks bir otel olarak hizmet veren bu anıtsal bloklar, dayanışmanın ve mimari dehanın en somut kanıtı olarak yükseliyor.


Ayaspaşa‘nın heykelli cephesi: Gümüşsuyu Palas

İstanbul Gümüşsuyu'nda yer alan Gümüşsuyu Palas'ın kapı üstünde ay-yıldız motifi bulunan kemerli girişi, kabartmalı büstleri ve Barok/Art Nouveau taş süslemeli cephesi
İstanbul Gümüşsuyu’nda yer alan Gümüşsuyu Palas’ın kapı üstünde ay-yıldız motifi bulunan kemerli girişi, kabartmalı büstleri ve Barok/Art Nouveau taş süslemeli cephesi

Taksim’den Dolmabahçe’ye inen yol üzerinde, İnönü Caddesi’nin 18 numarasında, cephesindeki heykel kalabalığıyla adım atmanızı yavaşlatan bir bina var: Gümüşsuyu Palas. Yapı, 1939 yılına kadar asıl adı olan Azaryan Apartmanı’yla anılıyordu. Binayı yaptıran Azaryan ailesi ülkeden ayrılıp mülkü sattıktan sonra apartman bugünkü ismini aldı, aynı yıl kalorifer ve asansör tesisatı eklenerek kapsamlı bir onarımdan geçti.

Yapının inşa tarihi ve mimarı konusunda kaynaklar tam olarak birleşmiyor. Beyoğlu Ansiklopedisi’ne dayanan yaygın anlatı, binanın 1900’lü yılların hemen başında yapıldığını ve mimarının bilinmediğini söylüyor. Bazı araştırmacılar ise tasarımı, Azaryan ailesinin damadı olan mimar Leon Gurekian’a bağlıyor.

Kesin olan, cephenin İstanbul’da eşi az bulunur bir gösteriş taşıdığı. Bodrumuyla birlikte altı katlı kâgir yapıda, tuğla üzerine düzgün kesme taş taklidi sıva tekniği kullanılmış. Art Nouveau, neo-barok ve ampir unsurların iç içe geçtiği ön cephede dor başlıklı sütunlar, çerçeveler ve sütun uçlarına yerleştirilmiş kadın başı heykelleri sıralanıyor. Sanat tarihçileri Diana Barillari ile Ezio Godoli, cephedeki bu yoğun heykel ve dekorasyon kullanımını İtalyan mimar Adolfo Coppedè’nin üslubuyla ilişkilendiriyor. Ayaspaşa’da yürüyüşe çıkarsanız, binanın yan tarafındaki eski Japon Konsolosluğu binasının sadeliğiyle arasındaki tezat da ayrıca dikkat çekici.


Konaktan apartmana geçişin simgesi: Maçka Palas

İstanbul Nişantaşı'nda Mimar Giulio Mongeri tasarımı tarihi Maçka Palas'ın turuncu tenteli pencereleri ve İtalyan palazzo tarzı neoklasik köşe cephesi
İstanbul Nişantaşı’nda Mimar Giulio Mongeri tasarımı tarihi Maçka Palas’ın turuncu tenteli pencereleri ve İtalyan palazzo tarzı neoklasik köşe cephesi

Nişantaşı’nın vitrinleri arasında yürürken Maçka Caddesi ile Bronz Sokak’ın kesiştiği köşede duran anıtsal yapı, İstanbul’un konak kültüründen apartman kültürüne geçişini tek başına anlatıyor. Maçka Palas’ın yerinde bir zamanlar Sultan Abdülmecid’in torunu Münire Sultan’ın konağı vardı. 1922 yılında, Türkiye’ye demiryolu müteahhitliği için gelen İtalyan Vincenzo Caivano tarafından yaptırılan bina, Birinci Ulusal Mimarlık Akımı’nın öncü isimlerinden Giulio Mongeri’nin imzasını taşıyor.

İstanbul doğumlu Levanten bir ailenin torunu olan Mongeri, İstiklal Caddesi’ndeki Sent Antuan Kilisesi’nin de mimarı. Maçka Palas’ı tasarlarken okuduğu şehir olan Milano’nun palazzolarından esinlendiği söyleniyor. Yapıldığı yıllarda çevresinin en yüksek binası olan apartman, tam karşısındaki İtalyan konsolosluğunun çalışanlarına kiralanmak üzere planlanmıştı.

Daireleri yıllarca konut olarak kullanılan bina, bir dönem edebiyat dünyasının uğrak adresiydi. Şair Abdülhak Hamit Tarhan ve romancı Kerime Nadir, burada yaşayan isimler arasında. Restorasyonun ardından önce banka genel merkezine dönüşen yapı, 2008’den bu yana Park Hyatt Istanbul – Maçka Palas adıyla otel olarak hizmet veriyor.


Anadolu Yakası‘nda apartmanlaşma: Valpreda Apartmanı

İstanbul Kadıköy Yeldeğirmeni'nde Art Nouveau etkili, döküm ferforje balkonlu, yaşanmışlık izleri taşıyan tarihi köşe yapısı Valpreda (İPAG) Apartmanı
İstanbul Kadıköy Yeldeğirmeni’nde Art Nouveau etkili, döküm ferforje balkonlu, yaşanmışlık izleri taşıyan tarihi köşe yapısı Valpreda (İPAG) Apartmanı

Apartmanlaşma yalnızca Beyoğlu’nun hikâyesi değil. Haydarpaşa Garı’nın inşasıyla birlikte hızla değişen Kadıköy Yeldeğirmeni, Anadolu yakasının ilk apartman semti olarak anılıyor ve semtin simgesi kuşkusuz Valpreda Apartmanı. Rasimpaşa Mahallesi’nde Akif Bey Sokak üzerindeki yedi katlı, 14 daireli bina 1909 yılında Levi Kehribarcı tarafından yaptırıldı.

Binanın halk arasındaki adı ise İtalyan Apartmanı. Bunun sebebi, Haydarpaşa Garı’nın özellikle taş kaplama işçiliğinde çalışan İtalyan ustaların bir dönem burada kalmış olması. Art Nouveau etkisi taşıyan cephesi, yüksek tavanları ve taş işçiliğiyle yapı, İstanbul’da konut olarak inşa edilen ilk yüksek apartmanlar arasında gösteriliyor.

Apartmanın etrafında dönen efsaneler de en az mimarisi kadar meşhur. Binadan Haydarpaşa Garı’na uzanan gizli bir tünel bulunduğu rivayeti yıllardır anlatılıyor, ancak bu iddiayı doğrulayan bir kayıt yok. Kesin olan şu ki bina gerçek bir hafıza mekânı: Bağdat Caddesi’nin bugünkü düzenini planlayan mimar ve şehir plancısı Aron Angel, 1916 yılında bu apartmanda dünyaya geldi. Uzun yıllardır restorasyon bekleyen yapı, Yeldeğirmeni’nin duvar resimleriyle renklenen sokaklarında hâlâ en çok fotoğraflanan adreslerden biri.

Semtin çevresini keşfetmek isterseniz Kadıköy’de gezilecek yerler rehberimizdeki rotalar bu apartmanın birkaç sokak ötesinden geçiyor.

Bu dokuz yapı, İstanbul’un ahşap konaklardan dikey yaşama geçtiği zamanların sessiz tanıkları. Galata’dan Yeldeğirmeni’ne uzanan bu rotayı kendi adımlarınızla tamamlamak için hemen bir İstanbul uçak bileti alıp şehrin sokaklarına çıkabilir, her cephede yeni bir hikâye bulabilirsiniz.

Bu yazıda kullanılan görseller yapay zekâ ile oluşturulmuştur.


Sıkça sorulan sorular

İstanbul’un en ünlü tarihi apartmanları hangileri?

İstanbul’un en bilinen tarihi apartmanları arasında Doğan Apartmanı, Botter Apartmanı, Mısır Apartmanı, Frej Apartmanı, Deniz Palas, Tayyare Apartmanları, Gümüşsuyu Palas, Maçka Palas ve Valpreda Apartmanı bulunuyor. Bu yapılar özellikle Beyoğlu, Şişhane, Nişantaşı, Laleli ve Kadıköy gibi İstanbul’un tarihî semtlerinde yer alıyor.

İstanbul’da apartmanlaşma ne zaman başladı?

İstanbul’da apartmanlaşma 19. yüzyılın ortalarında hız kazandı. Tanzimat döneminin ardından Beyoğlu ve çevresinde yaşanan büyük yangınlar, ahşap yapıların yerine taş ve tuğladan kâgir binaların yaygınlaşmasına zemin hazırladı. İlk lüks apartmanların önemli bir bölümü Beyoğlu, Galata ve Şişhane çevresinde inşa edildi.

İstanbul’un ilk Art Nouveau apartmanı hangisidir?

İstiklal Caddesi’nde bulunan Botter Apartmanı, İstanbul’un ilk Art Nouveau yapısı olarak kabul ediliyor. II. Abdülhamid’in saray terzisi Jean Botter için Raimondo D’Aronco tarafından tasarlanan bina, 1900-1901 yıllarında inşa edildi. Günümüzde Casa Botter Sanat ve Tasarım Merkezi olarak hizmet veriyor.

Doğan Apartmanı neden ünlü?

Galata’daki Doğan Apartmanı; sarı cephesi, yeşil panjurları, U şeklindeki planı ve Boğaz manzaralı ortak avlusuyla İstanbul’un en ikonik apartmanlarından biri. 1894-1895 yıllarında inşa edilen yapı, uzun yıllar sanatçılara ev sahipliği yapması ve çeşitli sinema yapımlarında kullanılmasıyla da tanınıyor.

İstanbul’un ilk betonarme apartmanları hangileridir?

Mısır Apartmanı, Deniz Palas ve Tayyare Apartmanları İstanbul’daki erken dönem betonarme yapıların önemli örnekleri arasında gösteriliyor. Özellikle 1922 yılında tamamlanan Tayyare Apartmanları, betonarme iskelet sisteminin bütünüyle uygulandığı erken örneklerden biri olmasının yanı sıra İstanbul’un ilk toplu sosyal konut projelerinden biri olarak da önem taşıyor.

İstanbul’da ziyaret edilebilen tarihi apartmanlar var mı?

Evet. Bazı tarihi apartmanlar günümüzde kültür, sanat, eğitim veya konaklama işlevleriyle kullanılıyor. Botter Apartmanı Casa Botter Sanat ve Tasarım Merkezi’ne, Deniz Palas İKSV’ye, Frej Apartmanı İstanbul Galata Üniversitesi’ne ev sahipliği yapıyor. Maçka Palas ile Tayyare Apartmanları ise günümüzde otel olarak kullanılıyor.

Anadolu Yakası’nın öne çıkan tarihi apartmanı hangisidir?

Kadıköy Yeldeğirmeni’ndeki Valpreda Apartmanı, Anadolu Yakası’nın en dikkat çekici tarihi apartmanlarından biri. İtalyan Apartmanı olarak da bilinen yapı, 1909 yılında inşa edildi ve İstanbul’da konut amacıyla yapılan erken dönem yüksek apartman örnekleri arasında yer aldı.

*Blogumuzda yer alan bu yazının tarihi bazı güncellemelerden dolayı yeni görünüyor olabilir. Yazının içeriği yazarın kendi görüşünü yansıtmaktadır ve yazıda yer alan fiyat, ulaşım gibi bazı bilgilerin değişmiş olması mümkündür. Göz önünde bulundurmanızı rica ederiz.

Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin

Bunlar da var!

Daha Fazla