More
    Ana SayfaTürkiye gezi rehberiİstanbul gezi rehberiRamazan ayında İstanbul bir başka!

    Ramazan ayında İstanbul bir başka!

    Kadim medeniyetlerin buluşma noktası İstanbul, on bir ayın sultanı Ramazan’ı erken baharın taze enerjisiyle karşılıyor. İslam dünyasının en köklü geleneklerinin, modern bir metropolün dinamizmiyle harmanlandığı bu özel ay, şehri sadece manevi bir merkez değil, aynı zamanda küresel bir kültür platformu hâline getiriyor. Bu sene 19 Şubat Perşembe günü başlayacak olan Ramazan, asırlık ritüellerden gastronomi mirasına, sanatsal etkinliklerden toplumsal dayanışmaya kadar geniş bir yelpazede İstanbul’un çok katmanlı kimliğini ön plana çıkarıyor. Modern seyahat deneyimini geleneksel misafirperverlikle buluşturan bu ayı İstanbul’da deneyimlemek, sizler için bir seyahatten öte, unutulmaz bir kültürel keşif ayrıcalığına dönüşecek.

    Turkish Airlines Blog
    Turkish Airlines Blog

    Yazar ekibimiz tarafından yönetilen bu hesapla, seyahat tutkunları ve keşif meraklılarının keyif alacağı blog içerikleri üretiyoruz.

    Özenle hazırladığımız içeriklerimiz aracılığıyla ilham vermeyi, bilgilendirmeyi, heyecanlandırmayı, eğlendirmeyi ve küçük ipuçları ile yolculuğunuzu kolaylaştırmayı amaçlıyoruz. Aynı zamanda yola çıkmanın yenileyici ve özgürleştiriciliğini sizlere tekrar hatırlatmak istiyoruz.

    Çünkü Tolstoy'un dediği gibi: “Tüm muhteşem hikayeler iki şekilde başlar; Ya bir insan bir yolculuğa çıkar ya da şehre bir yabancı gelir...”


    Bu ayın kıymetini bil

    İstanbul, Ramazan ayı müjdesini şehri aydınlatan mahyalarla karşılıyor. Bir yıllık hasretin bitişini müjdeleyen mahyalar, maneviyatı dile getiriyor. Müslüman mabetleri camiler, ‘Hoş Geldin Ey Ramazan’, ‘On Bir Ayın sultanı’, ‘Hakkı Bil’, ‘Bu Ayın Kıymetini Bil’ sözleriyle halkı Ramazan heyecanına davet ediyor.

    İstanbul, Ramazan ayında her yeni güne sokaklardan yükselen ve sahura uyandıran davul sesiyle başlıyor… Davul sesine her gün İstanbul’un belirli bölgelerinden ateşlenen top sesleri eşlik ediyor. İftar saati yaklaştığında ise huzur içinde tatlı bir telaş sarıyor İstanbul’u. Kimi evde kendi sofrasında, kimi ise işletmelerin bu aya yakışır hazırladığı zengin sofralarda iftar açıyor. Şehir meydanlarında kurulan sofralar ise Ramazan ayında birlik olmaya ve bir lokma bile olsa paylaşmaya davet ediyor.


    Eşsiz Ramazan lezzetleri

    Ramazan sofralarındaki lezzetler mevsime göre değişiklik gösterse de üç şey hangi mevsim olursa olsun iftar sofralarının baş tacı. Zeytin, hurma ve pide. Zeytin ve hurma gün boyu oruç tutan vücudun tuz ve şeker ihtiyacını karşılıyor. Uğruna dakikalarca fırında beklenilen sıcacık bir Ramazan pidesi ise zeytin ve hurmanın en iyi eşlikçisi. Ramazan sofralarının diğer lezzetleri ise yöresine göre değişen Türk mutfağının öne çıkan tatları.


    Dünya daha büyük. Keşfet.


    Havalimanı

    Havalimanı
    Gidiş
    Dönüş

    Giriş Tarihi Seçiniz

    Dönüş Tarihi Seçiniz


    Kabin Türü
    Yolcu Sayısı
    Yetişkin Yolcu
    12 + Yaş
    1

    Çocuk Yolcu
    2 - 12 Yaş
    0

    Bebek Yolcu
    0 - 2 Yaş
    0

    Paylaştıkça bereketlenen Ramazan sofraları

    İstanbul’da Ramazan ayı, bireysel bir ibadet döneminin ötesinde, toplumsal aidiyetin ve paylaşma kültürünün en üst seviyeye ulaştığı bir zaman dilimi. Şehrin hemen her meydanında kurulan iftar sofraları, farklı kültürlerden ve dillerden insanları aynı samimiyetle bir araya getirerek İstanbul’un kapsayıcı ve birleştirici kimliğini bir kez daha kanıtlıyor. Şehrin merkezi noktalarında kurulan iftar alanları, sadece bir yemek dağıtım noktası olmanın çok ötesinde, binlerce kişinin aynı anda ortak bir huzura eşlik ettiği devasa organizasyon merkezleri olarak hizmet veriyor. Bu organizasyonlar, sürdürülebilir gıda yönetimi ve ileri teknolojik lojistik altyapıyla birleşerek her gün on binlerce misafire yüksek standartlarda bir yemek deneyimi sunuyor.

    Manevi atmosferin merkezi olan Sultanahmet Meydanı ile Boğaz’ın ferahlığını sofralara taşıyan Üsküdar sahil hattı, toplu iftarların en gözde adresleri olmaya devam ediyor. Ayasofya Camii’nin ihtişamlı gölgesinde ya da Kız Kulesi’nin eşsiz manzarasına karşı oruç açmak, bu ayı İstanbul’da yaşayanlar ve şehri ziyaret edenler için unutulmaz bir lezzet şölenine dönüşüyor. Şehrin dinamik temposuna uyum sağlamak amacıyla merkezi ulaşım ağlarında konumlanan mobil ikram birimleri ise Kadıköy, Eminönü ve Beşiktaş gibi noktalarda iftar saatinde yolculuk halinde olanlara pratik ve nitelikli iftariyelikler ulaştırıyor. Bereketin paylaştıkça çoğaldığı bu sofralar, İstanbul’un asırlık misafirperverliğini geleceğe taşıyan en güçlü bağlardan biri olarak yerini koruyor.


    Duygu yüklü meydanlar

    İstanbul camileri, iftar sonrasında ihtişamlı minarelerinden Ramazan çağrısı yapıyor. Yediden yetmişe, kadınından erkeğine Ramazan ayında herkes Teravih namazı için İstanbul’un o heybetli camilerine koşuyor. Namaz sonrası ise Feshane, Sultanahmet gibi merkezlerde düzenlenen etkinlikler Ramazan’da İstanbul’u özel kılan ana etkenlerden. İstanbul’daki Ramazan etkinlikleri kapsamında düzenlenen tasavvuf müziği konserleri, şiir dinletileri, geleneksel gösteri sanatları ve dini sohbetler sahura kadar Ramazan ruhunu yaşatmaya devam ediyor. Güldürürken düşündüren Karagöz ve Hacivat ise çocuklara unutulmaz bir Ramazan yaşatıyor.


    Ramazan’da İstanbul’u yeniden keşfedin

    Tarihi Yarımada, Ramazan ayında İstanbul’un en önemli bölgesi oluyor. Topkapı Sarayı, Ayasofya, Sultanahmet Cami ve Yerebatan Sarnıcı özellikle Ramazan ayında İstanbul’da gezilmesi gereken yerlerin başında geliyor. Aynı bölgede Gülhane Parkı, Sultanahmet Meydanı, Çemberlitaş ve Beyazıt Meydanı’nda da İstanbul’da Ramazan’ı yaşamanın ayrıcalığını fark edeceksiniz.
    Hz. Muhammed’in ashabı Halid bin Zeyd Ebu Eyyub El-Ensari’nin kabrinin yer aldığı Eyüp Sultan Camisi ve Ramazan ayının ilk günü oruçların açıldığı Oruç Baba Türbesi bu önemli ayda gidilecek önemli yerlerden. Burada Ramazan’ın ilk günü ve son günlerinde ziyaretçiler tarafından iftar sonrası zeytin, sirke, ekmek ve şeker gibi yiyecekler dağıtılıyor. Hz. Muhammed’in vasiyetiyle Veysel Karani’ye bırakılan kutsal emanet Hırka-i Şerif, Ramazan ayı boyunca Hırka-i Şerif Cami’sinde ziyaret ediliyor. Beykoz’daki Yuşa Tepesi, Çırağan’daki Yahya Efendi Türbesi ise diğer önemli ibadet yerlerinden.


    Mısır Çarşısı ve Kapalı Çarşı

    Ramazan ayında İstanbul’da alışverişin kalbi Kapalı Çarşı ve Mısır Çarşısı’nda atıyor. Kuyumculardan hediyelik eşya dükkanlarına, cam ve bakır aksesuarlardan el halılarına kadar geleneksel birçok ürün Kapalı Çarşı’da alıcısını bekliyor. İftar sofralarına Türkiye’ye özgü lezzetler eklemek isteyenler için ise en ideal yer Mısır Çarşısı. Taze baharatlardan, yöresel tatlara birçok lezzeti bir arada bulabileceğiniz Mısır Çarşısı’nın atmosferi sizi büyülüyor.


    Bir veda ve yeni bir başlangıç

    Ramazan ayının o huzur dolu iklimi, yerini yavaş yavaş bayramın coşkusuna bırakırken İstanbul bambaşka bir heyecana uyanıyor. İslam’ın temel taşlarından biri olan oruç ibadetini yerine getirmenin manevi huzurunu yaşayanlar, “güzel günler öncesi” anlamına gelen arife gününde bu özel ayı uğurlamaya hazırlanıyor. Arife günü, bir yandan dualarla ve ibadetle geçirilirken bir yandan da bayramın ilk sabahı için şehir genelinde tatlı bir hazırlık telaşı başlıyor. Gün batarken göğe yükselen o görkemli minarelerin arasındaki mahyalar da bu değişime eşlik ediyor; “Hoş Geldin Ey Ramazan” yazıları yerini hüzünlü ama bir o kadar da umut dolu “Elveda” mahyalarına bırakıyor.

    Ertesi sabah İstanbul, minarelerden yükselen bayram namazı tekbirleriyle güne başlıyor. Tarihi yarımadadan boğazın kıyılarına kadar tüm şehirde yankılanan bu sesler, aslında büyük bir buluşmanın da habercisi oluyor. Bayram namazının ardından başlayan o meşhur İstanbul bayramları, köklü aile ziyaretlerinden sahil yollarındaki neşeli yürüyüşlere kadar geniş bir çerçeveye yayılıyor.

    Bu özel bayram günleri İstanbul’un asırlık çarşılarını, dingin saraylarını ve tarihî hamamlarını yeniden keşfetmek için de harika bir fırsat sunuyor. Müzelerden modern sanat galerilerine, Boğaz hattındaki en gözde semtlerden tarihî dokusuyla büyüleyen dar sokaklara kadar tüm şehir, yeni anılar biriktirmek isteyen misafirlerini ağırlıyor. Özellikle baharın ilk işaretlerinin belirdiği parklarda ve korularda içilen bir yorgunluk kahvesi, İstanbul’da bayramı yaşamanın o kendine has tadını bir kez daha hatırlatıyor.

    *Blogumuzda yer alan bu yazının tarihi bazı güncellemelerden dolayı yeni görünüyor olabilir. Yazının içeriği yazarın kendi görüşünü yansıtmaktadır ve yazıda yer alan fiyat, ulaşım gibi bazı bilgilerin değişmiş olması mümkündür. Göz önünde bulundurmanızı rica ederiz.

    Bunlar da var!