Görmeden gelme
Kanal Adası
Steigenberger Oteli ve Stadthausbrücke Köprüsü arasında yer alan Kanal Adası, gezinize başlayabileceğiniz ideal bir nokta. Modern ve tarihi binalarla çevrili bölge, görülmeye değer çok sayıda yapıya sahip. Kanal Adası, birkaç büyük köprü aracılığıyla batıdan Yeni Kent semtine, doğudan Rödingsmarkt’a bağlı. Alster Kanalı ise Alster gölleriyle Elbe Nehri’ni birbirine bağlıyor. Kanal boyunca uzanan yay yolunu kullanarak Hamburg gezinize devam edebilirsiniz. Kent merkezinde yer alan Hamburg’s Kunsthalle, ülkenin en büyük sanat müzesi. Müze, bir yeraltı pasajıyla birbirine bağlı iki binadan oluşuyor. Sanat galerisi ise ortaçağ ve 20. yüzyıl klasiklerinden oluşan zengin bir koleksiyona sahip.
Bitki ve Çiçek Parkı
Dammtor demiryolu yakınlarında bulunan Bitki ve Çiçek Parkı da etkileyici bir durak. Bölgede çocuklar için çok sayıda oyun alanı, Eski Botanik Bahçesi’nin tropikal evleri ve çay evleriyle ön plana çıkan Japon bahçeleri bulunuyor. Parkın doğu bölümünden Wallanlagen Park’ına geçebilirsiniz. Wallanlagen, Dammtor ve St. Pauli arasında uzanan yeşil bir koridoru andırıyor. Çok sayıda çocuk parkı ve dinlenme alanlarının bulunduğu Wallanlagen, kentin sur ve hendekleri boyunca uzanıyor. Kentte parkların yanı sıra birçok kültür durağı bulunuyor. Cap San Diego ve Rickmer Rickmers müzeleri, kentin kültürel hazinesini yansıtan önemli yapılar arasında yer alıyor.
Yemeden dönme
Labkaus
Labkaus, Hamburg’da deneyebileceğiniz sayısız lezzetten sadece bir tanesi. Balık, kızartılmış yumurta ve küçük salatalık turşusuyla servis edilen labkaus’u mutlaka denemelisiniz. Et, sebze ve kuruyemişle yapılan aalsuppe ise oldukça lezzetli bir çorba. Son olarak kuş üzümü, ağaç çileği ve kirazdan yapılan rote grütze olarak bilinen tatlıyı denemenizi öneririz. Tatlı, soğuk süt veya koyu kremayla servis ediliyor.