Ses 1885 (Ortaoyuncular Tiyatrosu)

Beyoğlu’nun unutulmazları arasında, tarihe tanıklık etmiş bir yapı… İstanbul tiyatro sahnelerinin belki de en ünlüsü olan Ses 1885, at nalı şeklindeki balkonu, işlemeli tavanları ve tarihi localarıyla tam 140 yıllık bir tiyatro. Rum mimar Patrokli Campanaki tarafından tasarlanan yapı, ilk inşa edildiğinde İstiklal Caddesi’ndeki Halep Pasajı’nın arka bahçesinde bir sirk ve varyete mekanı olarak doğuyor; ancak bugünkü sahne, 1904 yangınının ardından Campanaki’nin aynı alana yaptığı kalıcı tiyatro yapısı. Akustik açıdan dünya üzerindeki en özel sahnelerden biri olan salon, 87 yıl tiyatro ve 17 yıl sinema olarak hizmet verdikten sonra 1989’da Ferhan Şensoy tarafından Ortaoyuncular’ın yuvası haline getiriliyor.
Ortaoyuncular topluluğu, kurulduğu günden bu yana kendi çizgisini sürdürüyor. 2021’de Ferhan Şensoy’un vefatının ardından sahnenin geleceğine ilişkin kaygılar gündeme gelse de Ses 1885, Ortaoyuncular’ın yeni kuşak oyuncularıyla kapılarını açık tutmaya devam ediyor. Buram buram tarih kokan bu mekânda bir oyun izlemek, hem bir sanat deneyimi hem de Türk tiyatrosunun yaşayan hafızasına dokunmak anlamına geliyor.
Ayrıntılı bilgi için Ses 1885 sitesine göz atabilirsiniz.
AKM Tiyatro Sahnesi

İstanbul’un silüetine kazınmış bu ikonik yapı, 29 Ekim 2021’de yeniden kapılarını açtı ve şehrin kültür-sanat hayatına büyük bir soluk getirdi. Yeni binanın mimarı, orijinal yapıyı tasarlayan Hayati Tabanlıoğlu’nun oğlu Murat Tabanlıoğlu; binanın karakteristik özellikleri ve ikonik kimliği korunarak yenilendi. Baba-oğul mimarın aynı yapı için, aradan geçen onlarca yıla karşın sürdürdüğü diyalog, AKM’yi salt bir bina olmanın çok ötesine taşıyor. Kültür Sokağı girişinde yer alan Tiyatro Salonu, üst düzey akustik, ışık ve görüntü sistemleriyle donatılmış. 777 kişilik kapasitesiyle opera, bale ve tiyatro için eşit ölçüde tasarlanan bu salon, Taksim’in tam kalbinde yer alıyor.
Ayrıntılı bilgi için AKM web sitesine göz atabilirsiniz.
Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu
Dolmabahçe Vadisi’nin yeşil yamaçlarına yerleşmiş bu açıkhava tiyatrosu, İstanbul yazını düşününce akla gelen ilk adreslerden biri. Fransız şehir plancısı Henri Prost’un 1930’lardaki İstanbul imar planında öngörülen yapı, Vali ve Belediye Başkanı Lütfi Kırdar döneminde mimarlar Nihat Yücel ve Nahit Uysal tarafından tasarlanarak 1947’de açılıyor. Küfeki taşı ve Uzunköprü taşının dönüşümlü kullanımıyla inşa edilen cephe, yapıya özgün bir renk tonu kazandırıyor. Antik tiyatroları andıran yarım daire biçimli oturma düzeni ve 4.532 kişilik kapasitesiyle Harbiye, her yaz tiyatro severler için vazgeçilmez bir adres olmayı sürdürüyor.
Üsküdar Tekel Sahnesi
İstanbul’un Anadolu yakasında, kökleri 18. yüzyıla uzanan bir tiyatro: Üsküdar Tekel Sahnesi. III. Selim tarafından 1798-99’da Hububat Ambarı olarak inşa ettirilen yapı, ilerleyen dönemlerde tütün deposuna dönüştürülmüş. 2009’da ise İstanbul Devlet Tiyatrosu bünyesinde Tekel Sahneleri adıyla yeniden hayat buluyor. Kesme taşlardan örülmüş tarihî bina, Boğaz’a yakın konumuyla İstanbul’un en atmosferik tiyatro adreslerinden birini oluşturuyor. Yaklaşık 200 kişilik ana salon ve stüdyo sahneyle yıl boyunca aktif program sunan Tekel Sahnesi, sıradan bir akşamı bambaşka bir deneyime dönüştürüyor.
Bademler Köy Tiyatrosu, Urla

Sahnesi olan bir köy… Türkiye’nin ilk modern köy tiyatrosu olan Bademler, 1932’den bu yana köy halkından amatör oyuncularla yaşıyor. Tiyatro geleneği, 1927’de köye atanan öğretmen Mustafa Anarat’ın öncülüğüyle filizleniyor. Anarat, köylülerle birlikte ilk oyunu 1933’te sahneleyen isim oluyor. 1969’a kadar geçici sahnelerde süren oyunlar, o yıl Bademler halkının kendi imkânlarıyla tamamladığı kalıcı tiyatro binasına taşınıyor. Sahnede ya da sahne arkasında görev alan herkes köy halkından oluşuyor. 150 kişilik kapalı salon ve 500-600 kişilik bahçesiyle her yaz Toprak Sahne Festivali’ne kapılarını açan bu köy, Metin Erksan’ın Berlin’de Altın Ayı kazanan Susuz Yaz filmine de ilham kaynağı olmuş. İzmir’e 40 kilometre uzaklıktaki Bademler’i Ege gezisinin vazgeçilmez bir durağı olarak işaretleyin.
Ordu Kültür Sanat Merkezi

Karadeniz kıyısına uzanan tiyatro güzergahında Ordu, göz ardı edilmemesi gereken bir durak. Şehrin merkezinde yer alan Ordu Kültür Sanat Merkezi; tiyatro, konser, sergi ve konferans etkinliklerini tek çatı altında bir araya getiriyor. Modern sahne altyapısı ve geniş izleyici kapasitesiyle ulusal turne oyunlarını düzenli olarak ağırlayan merkez, yalnızca bölge sanatçılarına değil, Türkiye genelinden gelen isimlere de kapılarını açıyor. Fındık bahçelerinin ve Karadeniz kıyısının hemen dibinde, bu ölçekte bir mekânla karşılaşmak Ordu’yu bölgenin önemli kültür sanat adreslerinden biri yapıyor.
İzmir Elhamra Sahnesi

Ege’nin incisi İzmir’de yer alan Elhamra Sahnesi, mimarisiyle öne çıkan köklü yapılardan biri. Konak Meydanı’na yürüme mesafesindeki bina, Birinci Ulusal Mimarlık Akımı’nın zarif örnekleri arasında gösteriliyor.
1926 yılında İzmir’in en büyük sineması olarak açılan yapı, zaman içinde bir sahne sanatları merkezine dönüşerek İzmir Devlet Opera ve Balesi’ne ev sahipliği yapmaya başlıyor. Neo-klasik Türk motifleriyle bezeli tavan süslemeleri, detaylı işçiliğe sahip locaları ve dengeli akustiğiyle Elhamra Sahnesi, hem görsel hem işitsel açıdan güçlü bir atmosfer sunuyor. Opera, bale ve tiyatro temsillerine ev sahipliği yapan bu tarihi yapı, İzmir’in kültür-sanat hayatında önemli bir yer tutmaya devam ediyor.
Edirne Devlet Tiyatrosu

Bir “develik” nasıl tiyatroya dönüşür? Sultan 1. Ahmet zamanında, 1609’da yaptırılan, Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi’nde “200 ocaklı, bin at kapasiteli” diye anlatılan Ekmekçizade Ahmet Paşa Kervansarayı’nda artık tiyatro oyunları sergileniyor. Burası tarihin ve modern olanın bir araya geldiği Edirne Devlet Tiyatrosu. Geniş avlusu ve kapalı alanlarıyla dikkat çeken, 850 metrekarelik “develik” denen bölümü 220 seyirci kapasiteli tiyatro sahnesine dönüştürülen, özel ışıklandırma sistemleriyle en ufak ayrıntısına kadar düşünülerek tasarlanan bu yapı, İpek Yolu’unun hikayelerini bugünün masallarıyla harmanlayıp tiyatroseverler için büyüleyici bir mekan sunuyor.
Ayrıntılar ve oyun programı için Edirne Devlet Tiyatrosu sitesine göz atabilirsiniz.
Ankara Küçük Tiyatro

Ankara tiyatro sahneleri içinde kendisi küçük, hikayesi büyük bir tiyatro. O, Ankaralı tiyatroseverlerin tabiriyle “küçük dev tiyatro”. Mimarisiyle kendine aşık eden Ankara Devlet Tiyatrosu’unun küçük sahnesi aslında eski Ankara’nın sokaklarından birindeki Evkaf Apartmanı. Binanın altında dekor ve kostüm deposu olarak kullanılan mekan, Muhsin Ertuğrul tarafından hükümet desteğiyle 1947’de tiyatro salonuna çevrilmiş ve 1940’ların sonundan beri yüzlerce oyuna sahne olmuş, milyonlarca izleyiciyi misafir etmiş. Binanın kubbesi muhteşem bir akustik sağlıyor ve özellikle çocuk oyunlarına sık sık yer veriliyor. Biletinizi alın ve zamanda küçük bir yolculuğa hazır olun.
Ayrıntılı bilgi için inceleyebilirsiniz.
Krek
Berkun Oya ve Ali Atay’ın 1998’de kurduğu Krek Tiyatro bu listenin en ilginç başlıklarından birisi. Çünkü İstanbul’da kurulduğu günden beri birçok ödüllü ve orijinal oyunu sahneye koyan topluluk aslında sabit bir mekana sahip değil. Uzun süre Bilgi Üniversitesi Eyüp Kampüsünde yer alan mekanlarını kapattıktan sonra 2019 sezonunda Volkswagen Arena’da sürpriz bir oyunla yeniden karşımıza çıktılar. Krek’i özel yapan ise dış mimarisi değil tiyatro sanatını ve sahnesini yeniden ele alış biçimi. Oyun, sahnedeki camın arkasında oynanıyor ve siz oyuncuların nefes alış verişlerine kadar her detayı koltuklarınızda bulunan kulaklıklarla dinliyorsunuz. Bildiğiniz tiyatro oyunlarını unutun ve bambaşka bir deneyim yaşamak için Krek oyunlarını yakın takibe alın.
İzmir Konak Sahnesi

İzmir Devlet Tiyatrosu’nun 92 yaşındaki emektar binası, Konak Sahnesi tarih ve sanatın iç içe geçtiği muhteşem bir atmosfer. Büyüleyici mimarisiyle tiyatroseverler için bulunmaz bir adres. Restorasyonu uzun yıllar süren Konak Meydanı’ndaki bu sahne bugün çağdaş bir tiyatro salonu için gerekli olan tüm teknik donanımlara sahip. Bahçesinde kahvenizi yudumlayın, tarihi atmosferin tadını çıkarın ve muhteşem bir akustiğe sahip salonunda mutlaka bir oyun izleyin. Tabii bilet bulabilirseniz! Ayrıntılı bilgi için tıklayın.
Zorlu Center PSM

Kapılarını açtığı ilk günden beri küresel çapta etki yaratan ve uluslararası etkinliklere ev sahipliği yapan Zorlu PSM, İstanbul’da 55 dönümlük bir alan üzerine kurulu dev bir teknoloji harikası. Hemen hemen tüm sanatsal aktivitelerin sergilenmesini mümkün kılan bir anlayışla tasarlanan sahneleriyle ülkemizin dünya standartlarını yakalamış en önemli tiyatro salonlarına sahip. 2262 kişi kapasiteli Büyük Salon Broadway ve West End müzikallerine ev sahipliği yapabilecek özelliklerle dolu. 738 kişilik Küçük Salon ve ayrıca bunların dışındaki birçok irili ufaklı sahnelerin hepsi kusursuz sayılabilecek bir ses sistemiyle donatılmış. Kısacası ülkemizin gururu sayılabilecek tiyatro salonlarıyla Zorlu PSM her gün yepyeni prodüksiyonlarla tiyatroseverleri heyecanlandırmaya devam ediyor. Biletinizi alın ve heyecan verici şeyler görmeye hazır olun.
Ayrıntılı bilgi ve program için tıklayın.
Ankara Opera Sahnesi

Ankara’nın en güzel binalarından biriyle tanışın. Ankara Opera Sahnesi ya da diğer adıyla Ankara Devlet Opera ve Balesi Binası, Türkiye’de cumhuriyet döneminin en ikonik yapılarından biri.
1931 yılında açılan uluslararası yarışmayı kazanan ünlü mimar Şevki Balmumcu’nun öncülüğünde 1933 yılında inşa edilen Sergi Evi (Sergi Sarayı olarak da bilinir) 1947-48 yıllarında Alman mimar Paul Bonatz tarafından Opera binasına dönüştürülüyor. Paul Bonatz, Türkiye’de bulunduğu 1940’lı yıllarda İkinci Ulusal Mimarlık Akımı’nın öncülerinden olmuştur. Bu mimari akımın en bilinen örnekleri arasında Anıtkabir, Çanakkale Şehitler Anıtı ve İstanbul Radyoevi gibi Osmanlı ve Selçuklu mimarisinin modern yorumu diyebileceğimiz güzide eserler yer alıyor. Bu anlamda Ankara Opera Sahnesi de İkinci Ulusal Mimari Akımı’nın en bilinen yapılarından biridir.
2 Nisan 1948’de açılışı yapılan Ankara Opera Sahnesi hem mimari üslubu hem de tarihsel önemi bakımından Türkiye’deki en önemli sahnelerden biri olmaya devam ediyor.
