Doğal anıt nedir?

Doğal anıt ya da tabiat anıtı; yapay olmayan, insan elinin değmediği ve görülmeye değer jeolojik oluşumlara deniyor. Şu “görülmeye değer” ifadesini de açalım: Bazı doğa varlıkları olağanın üzerinde ya da benzersiz özelliklere sahip. Örneğin, Kapadokya Peribacaları ya da 5137 metre yüksekliği ile Türkiye’nin en yüksek doruğu olan Ağrı Dağı her yerde rastlayabileceğimiz doğa varlıkları değil.
Bu ayırt edici özellikler onları doğal anıt haline getiriyor. Dağlardan göllere, akarsulardan kanyonlara, vadilerden ağaçlara kadar pek çok doğa varlığı çeşitli özellikleri sayesinde doğal anıt kabul edilebiliyor. Türkiye de doğal anıtlar açısından en zengin ülkelerden biri. O halde gelin, Türkiye’deki doğal anıtlar listesini beraber mercek altına alalım!
Bir jeoloji harikası: Pamukkale Travertenleri

UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan bir antik kent düşünün: İçinde hem tapınak, bazilika, sur gibi insan elinden çıkma yapılar olsun hem de yanı başında traverten gibi bir doğal anıta ev sahipliği yapsın… Elbette Denizli’deki Hierapolis Antik Kenti’nden bahsediyoruz. Bölgeye gelenler bütünleşik konumları sayesinde Pamukkale Travertenleri ile Hierapolis Antik Kenti’ni eş zamanlı keşfedebiliyor.
Pamukkale Travertenleri, termal su kaynaklarının yarattığı bir doğa harikası. Nefes kesen güzellikteki beyaz travertenler, donmuş bir şelaleyi andırıyor. Merdivenleri andıran kademeli şekilleri ise Pamukkale Travertenleri’nin güzelliğine güzellik katıyor. Travertenlerin yakınlarında yer alan ve şifa kaynağı kabul edilen termal kaynaklardan yararlanabileceğiniz tesisler de var. Bu büyülü turistik merkeze gitmek için Denizli uçak bileti sayfamızdan hemen seyahatinizi planlamaya başlayın!
Tarih ve doğa iç içe: Kapadokya Peribacaları

Türkiye’nin doğal anıtları arasında şüphesiz en turistik olanlarından biri masalsı güzelliği ile Kapadokya Peribacaları. Bölge yalnız Türkiye’den değil, dünyanın pek çok ülkesinden gelen ziyaretçileri de ağırlıyor. Bu yeryüzü biçimleri; sel suları ve rüzgarların tüflerden oluşan taşları aşındırmasıyla oluşuyor. Piramit veya sivri bir kuleye benzeyen, tepesinde külahı andıran bir kaya parçasının olduğu peribacaları, Kapadokya’daki örnekleri ile dünya çapında bir üne sahip.
Coğrafik olaylar Kapadokya Peribacaları’nı meydana getirirken insanlar tarih boyu bunların içine ev, sığınak, kilise yaptığından buranın altında derin bir tarih de var. Peribacaları, Göreme Milli Parkı ve Kapadokya ile beraber UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde. Bölgeyi keşfetmenin en güzel yollarından biri ise tabii ki balon turlarına katılmak.
Zirvedeki krallık: Nemrut Dağı

Akarsu, nehir ve göller açısından zengin olan Adıyaman, dağları ile de bilinen bir şehir. Bunlar arasında ise Nemrut Dağı ayrıcalıklı bir yerde. 2150 metre yüksekliğindeki Nemrut Dağı, hem doğal hem tarihi özelliklere sahip. Gün doğumu ve gün batımının seyredilebileceği dünyadaki en harika yerlerden biri burası. Bu eşsiz doğa manzaralarına şahitlik etmek için her yıl binlerce turist Nemrut Dağı’na geliyor.
İşin bir de insanlık tarihi boyutu var: Yüksekliği on metreyi bulan görkemli heykelleri, metrelerce uzunluğa sahip kitabeleri ile Nemrut Dağı; Kommagene Krallığı’nın tarihteki kutsal alanı. Tüm bunlar bölgenin sık sık “dünyanın sekizinci harikası” olarak anılmasını sağlıyor. Nemrut Dağı Ören Yeri de pek tabii ki UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde.
Caretta caretta diyarı: İztuzu Plajı

İztuzu, Muğla’nın eşsiz bir plajı ve caretta caretta kaplumbağaları ile ünlü. Kilometrelerce uzanan plaj, doğanın göbeğinde huzurlu bir tatil yapmak isteyenler için biçilmiş kaftan. Plaja yaklaştıkça yükselen yol ise tüm kumsalı içine alan eşsiz bir panorama sunuyor. Dolayısıyla turistlerin bölgedeki fotoğraflarını süsleyen en popüler noktalardan biri bu yükselen yollar.
Caretta caretta kaplumbağalar yumurtlamaya İztuzu plajına uğradığından buraya Kaplumbağa Plajı da deniyor. Ancak dahası var: Burası deniz suyu ile tatlı suların arasında yer alan ender plajlar arasında. Bu sayede denizin ve kumsalın tadını çıkardıktan sonra gölde tatlı su ile duş da alabilirsiniz. Dalyan’daki bu dünyaca ünlü plaja gitmek için Muğla uçak bileti sayfamızdan bilet rezervasyon işlemlerinize başlayabilirsiniz!
Türkiye’nin en yüksek doruğu: Ağrı Dağı

Türkiye’nin en büyük dağı olan Ağrı Dağı tam tamına 5137 metre yüksekliğe sahip. Burası Doğu Anadolu volkan dizisi üzerinde yer alan sönmüş bir volkan. Güneydoğusunda ise bir başka sönmüş volkan olan Küçük Ağrı Dağı (3896 metre) yükseliyor. Tepesi yaz kış buzlarla kaplı olduğundan, Ağrı Dağı doğa fotoğrafçılarının da iştahını kabartıyor. Dahası, bölgeye tırmanışlar için gelen turistlerin sayısı da bir hayli fazla. Öyle ki dağcılar için Ağrı Dağı kışın solo tırmanışlardaki en büyük hedeflerden!
Batı Anadolu’nun çatısı: Uludağ

Bursa’nın güneyinde yükselen Uludağ, Batı Anadolu’nun en yüksek dağı ve 2543 metre yüksekliğe ulaşıyor. Dahası kış turizmi açısından Türkiye’deki pek çok ilke imza atan yer de Uludağ’ın kendisi. İlk dağ oteli, kayak sporu, kayak evi, teleferik, telesiyej bunlardan birkaçı.
Burası kayak turizmi başta olmak üzere sayısız doğa aktivitesinin yapılabildiği bir yer. Snowboard, big foot, buz pateni, kar motosikleti aktiviteleri de ziyaretçilerin büyük ilgisini kazanıyor. Ayrıca Uludağ Milli Parkı da yüzde 71’i orman, yüzde 28’i mera ve kayalık bir alan. Kış tatilinin bu rakipsiz diyarına ister günübirlik ister oteller sayesinde birkaç gün kalarak gidebilirsiniz.
Orman cenneti: Yedigöller Milli Parkı

Bolu’nun kuzeyindeki Yedigöller Milli Parkı da Türkiye’nin doğal güzellikleri ve anıtları arasında öne çıkıyor. 1642 hektar büyüklüğündeki Yedigöller Havzası, 1965 yılından beri koruma amacıyla milli park statüsünde. Adı gibi 7 gölden meydana gelen milli park bünyesinde; Büyükgöl, Seringöl, Deringöl, Nazlıgöl, Küçükgöl, İncegöl ve Sazlıgöl yer alıyor. Parktaki Kapankaya seyir terası ise bu harika göl manzaralarını görebileceğiniz noktalardan biri.
Milli parkın doğal zenginlikleri bunlarla sınırlı değil. Yaban hayvanlarına ev sahipliği yapan bölgede 100’ün üzerinde kuş türü de konaklıyor. Ziyaretçiler ise yeşil manzaralar eşliğinde yürüyüş yollarında egzersiz, yamaçlarda piknik yapabiliyor. Ayrıca park içerisindeki 72 yataklı bungalov evlerde konaklamak da mümkün.
İsmiyle müsemma: Saklıkent Kanyonu

Fethiye ile Kaş ilçe sınırlarında bulunan Saklıkent Kanyonu, her yıl yüz binlerce turist ağırlıyor. Kanyon, akarsuların kayaları aşındırması ile oluştuğu için kelimenin tam anlamıyla bir doğal anıt. Yaklaşık 18 km uzunluğundaki kanyona yaklaşırken sizi öncelikle şarıldayan Eşen Çayı karşılıyor. Tahta köprüden geçtikten sonra ise gerisini Saklıkent Kanyonu’na bırakın: O sizi olağanüstü manzarası ile bekliyor.
Kanyonu gezdikten sonra ise kamp ve piknik alanlarında kendi malzemeleriniz ile mola verebilirsiniz. Buradaki çamur banyosu gibi aktiviteler de ziyaretçilerin gözdesi. Özellikle su kaynakları ve serin havası ise Saklıkent Kanyonu’nu biraz serinlemek isteyen tatilciler için de eşsiz kılıyor.
Doğal bir park alanı: Kaçkar Dağları

Rize ve Yusufeli ilçesi arasında yer alan Kaçkar Dağları, yeşilin her tonuna sahip ormanlarla kaplı. Masmavi göllerden buzullara, derelerden binbir çeşit bitkiye kadar pek çok doğal varlığa da ev sahipliği yapıyor. Tüm bu özellikleri ile doğal bir park havası veren Kaçkar Dağları, yaban hayatın da hüküm sürdüğü bir yer. Dahası 3937 metre yüksekliği ile ülkemizdeki önemli zirvelerden biri.
Şanslıysanız, etrafı sis sarmamışsa Doğu Karadeniz Dağları’nın dillere destan manzaralarını da görmeniz mümkün. 1994 yılında milli park ilan edilen bölgede tırmanış, kamp, avcılık, yürüyüş gibi birçok aktivite imkânı da var. Görkemli Karadeniz doğasını keşfetmeye hazırsanız Rize uçak bileti sayfamız üzerinden seyahatinizi planlamaya başlayabilirsiniz!
Doğanın kucağında büyüyen tarih: Ihlara Vadisi

Tarihte “Peristremma” adı ile bilinen Ihlara Vadisi, insanlığın tabiatın içerisine nasıl medeniyet inşa ettiğini görmeniz için harika bir yer. Aksaray ilinde yer alan vadi, aynı zamanda dünya çapında bir kanyon. Üstelik diğerlerinden farklı bir kanyon, çünkü geçmişte insanların yaşadığı dünyanın en büyük kanyonları arasında. 18 km uzunluğu, 150 metreye varan derinlikleri bunu anlamak için yeter de artar bile.
Vadiyi ziyaret edenler doğa ile insanlık mirasını birlikte keşfediyor. Örneğin, harika doğal kaya oluşumlarını incelerken, bunlara oyulmuş ve güzel fresklerle süslenmiş kiliseleri de göreceksiniz. Günümüzde haftanın her günü açık Ihlara Vadisi Örenyeri’ne bilet alarak bölgenin sürprizli doğasını ve derin tarihini görmeye gidebilirsiniz.
Kuş cenneti: Tuz Gölü

Aksaray ilinin sınırları içerisindeki Tuz Gölü, özellikle müdavimi olan kuş türleri ile ünlü. Bölge aslında yaban kuşlarının göç güzergahı üzerinde bulunuyor. Ancak Tuz Gölü ve çevresi dışında önemli bir sulak alan olmadığı için göçmen kuşlar sık sık Tuz Gölü’nün misafirleri oluyor. Flamingo, turna, yaban kazı, kılıçgaga, angut ve benzeri kuşların yanı sıra yağmurcunlar ve yaban ördekleri de burada gruplar hâlinde yaşıyor. Tuz oranının yüksek olması nedeniyle kış mevsiminde donmayan göl ise harika sahnelere konu oluyor. Ziyaretçilere ise gölde beslenen ve dinlenen eşsiz kuş manzaralarını izlemek kalıyor. Göle suların çekildiği bir zaman giderseniz tuz üzerinde yürüyüş yapmanız da mümkün.