Soru 1: O şehrin nesi meşhur?

Bir şehri tanımak için önce neyinin meşhur olduğunu öğrenin. Bu bir tatlı olabilir, şarkıcı olabilir, futbol takımı olabilir, icat olabilir, aklınıza gelen ya da gelmeyen her türlü şey olabilir. Örneğin, Madrid meydanlarıyla ünlüdür. Barcelona denildiğinde akıllara mimar Gaudi gelir. Valencia’nın paella’sı dünyaya nam salmıştır. Zaragoza görkemli katedrali Basílica de Nuestra Señora del Pilar ile akıllara gelir. Bu kentlerin tamamı aynı ülkede ama hepsinin farklı bir meziyeti var.
Soru 2: O şehir tarihte neler yaşamış?

Bir şehrin bugününü ve yarınını belirleyen şey geçmişte orada yaşananlardır. Bunu öğrenmek için gitmeniz gereken ilk yer de şehrin müzesi. Tarihi yazıtlar, tablolar, fotoğraflar, kalıntılar ve diğer eserler oranın geçmişini size gösteren şeylerdir. İşte bu yüzden müzeler tatillerin önemli bir parçasıdır.
Kentin geçmişini tanımak size o şehri anlama fırsatı sunar. Oraya karşı duyduğunuz hisleri uyandırır. Geziniz sırasında karşılaştığınız heykellere iyice bakın. Gördüğünüz tarihe adını yazdırmış isimler, o şehrin vizyonunu gösterir.
Soru 3: O şehrin doğası nasıl?

Coğrafya ve iklim çok şey anlatır. Orada yaşayan insanların bakış açısı ve hayat tarzı biraz da bu faktörlere bağlıdır. Çöldeki bir şehri tanımak için develerle, buzullardaki bir şehri tanımak için husky’lerle bir araya gelmelisiniz. Azametli dağlarla çevrili bir şehre yükseklerden bakmalısınız. Işıltılı denizin kıyısındaki bir kentin kumsallarına basmalısınız. Her şehrin kendine has farklı bir doğası var. Şehirle olan dostluğunuz bu doğayı hissettiğiniz kadar.
Soru 4: O şehrin lezzetleri neler?

Ünlü bir söz var: Ne yiyorsan osun! Bu formül şehirler için de geçerli. Şehri tanımak için tatmanız gereken ilk şey sokak lezzetleri. Her köşe başında satılan lezzetleri deneyin. Daha sonra şehrin popüler yemeklerini yapan restoranlarına gidin. Mesela Lille’de midye, Bordo’da yahni, Paris’te biftek, Strazburg’da sosis yiyin. Bir kentin lezzetlerini tattıktan sonra artık orasıyla tanıştığınızı söyleyebiliriz. Sonuçta birlikte yemek yediniz.
Soru 5: O şehirde neler yapılıyor?

Kültür, sanat ve spor şehrin karakterini yansıtır. Çok sık konser veriliyorsa şehrin müzikle arası iyidir. Tiyatro sahnesi çoksa oyunculuğu kuvvetlidir. Sahaları sporcularla doluysa enerjik ve zindedir. İngiliz şehirlerine baktığınızda son derece hareketli olduklarını ve her birinin kendi uzmanlık alanı olduğunu görürsünüz.
Londra müzik sahnesinde iyiyken, Manchester futbol takımlarıyla dünyanın gözü önündedir. Birmingham dans eder, Cambridge bilimi sever. Her kentin kendine has bir karakteri var. Bu karakteri keşfetmek için etkinliklerine gitmek son derece işe yarar.
Bonus: Seyahatten önce ısınma vakti!

En iyi ipucunu en sona sakladık. Bir şehri tanımaya daha oraya gitmeden önce başlayabilirsiniz. Söz veriyoruz bu ısınma o kadar eğlenceli olacak ki seyahat etmeyeceğiniz şehirlerle tanışmak için bile bu yöntemi uygulamak isteyeceksiniz.
Gideceğiniz şehirle ilgili yazılmış bir kitap mutlaka vardır. Bu kitabı okuyarak işe başlayın. Ders kitabı gibi olmak zorunda değil. Orada geçen bir dedektif öyküsü ya da bir aşk hikayesi bile olabilir.
Seyahat edeceğiniz şehirde çekilmiş dizileri ve filmleri izlemek de son derece iyi bir seçim. Düşünsenize sahneleri büyük bir dikkatle incelersiniz. Arka planda beğendiğiniz bir yer olursa oraya da gidersiniz.
O şehirden çıkan müzikleri dinlemek de harika olmaz mı? Hemen araştırmaya başlayın. Kentin en iyi şarkıcıları ve müzik grupları kimler, en sevilen şarkıları hangileri? Seyahate çıkmadan önce şehri tanımaya ve orada geziyormuşçasına keyiflenmeye başladık bile!