More
    Ana SayfaSeyahat fikirleriSanatİstanbul’un en kapsamlı müze rehberi

    İstanbul’un en kapsamlı müze rehberi

    Modern ve klasik sanat merkezleriyle dolu İstanbul, irili ufaklı birçok müzeye ev sahipliği yapıyor. Bu özel İstanbul müzeleri, tarihten ve güncel sanattan örneklerle binlerce kişiyi ağırlıyor. Farklı semtlerde, farklı alanlara odaklanan İstanbul müzelerini sizin için araştırdık.

    Turkish Airlines Blog
    Turkish Airlines Blog

    Yazar ekibimiz tarafından yönetilen bu hesapla, seyahat tutkunları ve keşif meraklılarının keyif alacağı blog içerikleri üretiyoruz.

    Özenle hazırladığımız içeriklerimiz aracılığıyla ilham vermeyi, bilgilendirmeyi, heyecanlandırmayı, eğlendirmeyi ve küçük ipuçları ile yolculuğunuzu kolaylaştırmayı amaçlıyoruz. Aynı zamanda yola çıkmanın yenileyici ve özgürleştiriciliğini sizlere tekrar hatırlatmak istiyoruz.

    Çünkü Tolstoy'un dediği gibi: “Tüm muhteşem hikayeler iki şekilde başlar; Ya bir insan bir yolculuğa çıkar ya da şehre bir yabancı gelir...”


    İstanbul Arkeoloji Müzesi

    İstanbul Arkeoloji Müzesi.
    Gülhane Parkı’na yakın bir konumda bulunan İstanbul Arkeoloji Müzesi.

    Mimari olarak İstanbul’da özel bir yeri olan İstanbul Arkeoloji Müzesi eşsiz bir koleksiyona sahip. Balkanlardan Afrika’ya, Anadolu’dan İran’a uzanan, onlarca uygarlıktan toplanmış binlerce eser burada sergileniyor. İstanbul’un Fatih semtinde yer alan ve şehrin en önemli müzelerinden biri olan kompleks; arkeolog ve müzeci Osman Hamdi Bey tarafından kurulmuş. Türkiye’de müze olarak tasarlanan ilk kurum olan yapı; Arkeoloji Müzesi, Çinili Köşk ve Eski Şark Eserleri Müzesi olarak üç farklı bölümden oluşuyor. Yakın zamanda tamamlanan kapsamlı restorasyon ve güçlendirme çalışmalarıyla müze, tarih severleri artık çok daha modern bir sunumla karşılıyor.


    Türk ve İslam Eserleri Müzesi

    Türk ve İslam Eserleri Müzesi.
    Türk ve İslam eserlerinden zengin bir koleksiyona sahip olan Türk ve İslam Eserleri Müzesi.

    Türk ve İslâm Eserleri Müzesi, Türk ve İslâm Sanatı eserlerini, topluca kapsayan İlk Türk Müzesi. Müze aynı zamanda Osmanlı İmparatorluğu Dönemi’nde açılan son müze olma özelliğini taşıyor. Müzenin kurulma nedeni Vakıf binaları olan cami, mescit, tekke, zaviye ve türbelerden önemli eserlerin çalınmış olmasıymış. Süleymaniye İmaret Binası’nda açılan müze, 1983 yılında bugün içinde bulunduğu, Fatih semtindeki İbrahim Paşa Sarayı’na taşınmış. Müzede; Emevilerden Selçuklulara, Abbasilerden Safevilere kadar Türk ve İslam topluluklarının kıymetli eserleri sergileniyor. Burada 15 bin ciltlik el yazması koleksiyonu, eşsiz bir halı koleksiyonu ve bunların dışında taş seramik, ahşap ve maden türlerinde 40 bini aşkın eseri görebilirsiniz. Türk İslam Eserleri Müzesi’nin halkın yaşamını ve kültürünü yansıtan; Ahşap Eserler, Seramik ve Cam, Maden Sanatı, Etnografya, Taş Sanatı, Halı bölümleri ile El Yazmaları ve Hat Sanatı olmak üzere toplam yedi bölümü bulunuyor.


    Galata Mevlevihanesi Müzesi

    İstanbul Galata Mevlevihanesi Müzesi.
    İstanbul’un ilk mevlevihanesi olan Galata Mevlevihanesi Müzesi, en önemli Osmanlı eserlerinden biri.

    1491 yılında Divane Mehmet Dede tarafından kurulan ve İstanbul’un ilk mevlevihanesi olan Galata Mevlevihanesi doğal afetlere rağmen günümüze ulaşmayı başarmış. 2007 yılından itibaren onarılmaya başlanan ve 21 Kasım 2011’de yeniden ziyarete açılan yapı Beyoğlu’ndaki en önemli Osmanlı eserlerinden biri. Çağdaş müzecilik anlayışıyla yeniden şekillendirilen Galata Mevlevihanesi Müzesi toplam üç kattan oluşuyor. Girişteki semahaneye girdiğinizde sizi ceviz ağacı döşemeli sema alanı karşılıyor. Dikkat çekici kalem işlemelerini mekânın duvarlarında ve tavanında görebilirsiniz. İstanbul Galata Mevlevihanesi Müzesi’nin mutlaka görmeniz gereken bir diğer bölümü ise derviş odaları. Bu odada tarikat eşyaları, mevlevi kıyafetleri ve Matbah’ı Şerif sergileniyor. Müzenin mahfiller isimli üst katında ise hat ve ebru sanatı örnekleriyle gravürler bulunuyor. Galata’da konumlanan mevlevihanede bazı günler düzenlenen sema gösterilerini izleyerek mistik bir yolculuğa çıkabilirsiniz.


    İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi

    İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi.
    Türkiye’nin ilk İslam bilim ve teknoloji tarihi müzesi.

    Türkiye’nin ilk İslam bilim ve teknoloji tarihi müzesi olan yapıda, sadece Müslüman bilim insanlarının 9. ve 16. yüzyıllar arasında ürettiği 570 cihazın yanı sıra model ve maketler bulunuyor. İstanbul İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi’nde astronomi, fizik, kimya, matematik, coğrafya ve optik gibi bilimsel alanlarda üretilmiş eserleri görebilirsiniz. 3.500 metrekarelik bir alana yayılan iki katlı müzenin, koleksiyonundaki en dikkat çekici eserler arasında; El İdrisi tarafından çizilen dünya haritası, Abdurrahman el-Hazini’nin dakika terazisi ve Takiyeddin tarafından yapılan mekanik saat bulunuyor. Gülhane Parkı içinde konumlanan müzenin bahçesinde bulunan İbn-i Sina Botanik Bahçesi’ni gezmeyi de unutmayın.


    Sakıp Sabancı Müzesi

    Sakıp Sabancı Müzesi.
    Önündeki at heykelinden ötürü “Atlı Köşk” olarak da bilinen Sakıp Sabancı Müzesi.

    Sakıp Sabancı Müzesi, güncel sergileriyle benzersiz bir hat koleksiyonuna sahip. Koleksiyonu kadar geçici sergileriyle de dikkat çeken müze son yıllarda yüklişte olan İstanbul müzelerinden biri. 2002 yılından bu yana hizmet veren Sakıp Sabancı Müzesi, İstanbul Boğazı’nın kıyısında bulunan Emirgân’da yer alıyor. 1927 yılında Hidiv ailesi tarafından yaptırılan bina, önündeki at heykeli nedeniyle “Atlı Köşk” olarak da biliniyor. Bina, 1966 yılından sonra Türkiye’nin önde gelen iş adamlarından Sakıp Sabancı tarafından konut olarak kullanılmış. Sabancı’nın zengin hat ve resim koleksiyonunu barındıran yapı, 1998 yılında Sakıp Sabancı Üniversitesi’ne devredilmiş ve müzeye dönüştürülmüş. 

    Müzenin koleksiyonunda el yazması Kuran-ı Kerim’ler, mobilya ve dekoratif eserler ile Osman Hamdi Bey ve Fikret Mualla gibi Türk ressamların yapıtları bulunuyor. Müze, geçici sergileriyle de adını duyurmayı başarıyor. Picasso, Monet, Anish Kapoor, Salvador Dalí ve Miró gibi sanatçıların eserleri İstanbul ile Sakıp Sabancı Müzesi’nde buluştu. Vaktiniz varsa müzenin etrafında bir yürüyüşe çıkmanızı ve etkileyici manzaranın tadını çıkarmanızı öneririz. Son olarak müzedeki restoranda yorgunluğunuzu atabilirsiniz.


    Halı Müzesi

    İstanbul Halı Müzesi.
    Tarihi halı ve kilim koleksiyonuyla dikkat çeken Halı Müzesi.

    En ilgi çekici İstanbul müzelerinden biri olan Halı Müzesi, yüzlerce yıllık halı ve kilim koleksiyonuyla dikkat çekiyor. Müze, ilk olarak 13 Nisan 1979’da Sultanahmet Camisi’nin içinde yer alan Hünkâr Kasrı’nda farklı bölgelerden getirilen halı ve kilimlerle kurulmuş. Tarih boyunca yer değiştiren İstanbul Halı Müzesi, son olarak 2013 yılında Sultanahmet’teki Ayasofya İmareti’ne taşınmış. Eşi benzeri görülmemiş bir halı koleksiyonuna sahip olan müze Beylikler Dönemi, Orta ve Doğu Anadolu, Osmanlı Dönemi olmak üzere üç bölümden oluşuyor.Müzedeki halıların tarihi 14. yüzyıla kadar uzanıyor. 14. yüzyıldan kalma Beylikler Dönemi’ne ait bir halı ve 15. yüzyıldan kalma hayvan figürlü halı, müzenin en değerli parçalarından. Camilere bağışlanan halıların sergilendiği Halı Müzesi’nde 14-20. yüzyıl arasında Anadolu’da dokunan halı ve seccadeleri, özellikle muhteşem İran, Kafkas ve Uşak halılarını inceleyebilirsiniz.


    İstanbul Deniz Müzesi

    İstanbul Deniz Müzesi.
    İstanbul Deniz Müzesi; saltanat kayıkları, tuğralar ve gemi modelleri başta olmak üzere 20 binden fazla esere ev sahipliği yapıyor.

    İstanbul Deniz Müzesi, denizciliğin seyrini Osmanlı’dan bugüne izlemek için en doğru adres. Beşiktaş semtindeki Barbaros Hayrettin Paşa Türbesi’nin yanında yer alan İstanbul Deniz Müzesi, eserleri ve zengin koleksiyonu sayesinde dünyanın en önemli müzeleri arasında yer alıyor. 20 binden fazla eserin bulunduğu koleksiyonda saltanat kayıkları, tuğralar ve gemi modelleri dikkat çekiyor. . Bu değerli koleksiyon müzenin iki binası ve bahçesinde sergileniyor. Eski gemilere ait alet, eşya, model ve maketleri üç katlı ana binada görebilirsiniz. Atatürk’ün özel yatından bölmelerin ziyaretçilerle buluştuğu müzenin duvarları, tarihteki önemli deniz olaylarını resmeden tablolarla süslü. Sancaklar, toplar ve çeşitli dönemlere ait silahların bulunduğu müzenin üst katında bahriye kıyafetlerini de inceleyebilirsiniz. Geniş salonunda saraya ait birbirinden güzel kayıkların yer aldığı Deniz Müzesi, 1.500 metrekarelik bir alanda yer alıyor.


    İstanbul Oyuncak Müzesi

    İstanbul Oyuncak Müzesi.
    “Oyuncak Müzelerinin Başkenti” unvanını kazanan İstanbul Oyuncak Müzesi.

    2005 yılında 23 Nisan Çocuk Bayramı’nda kapılarını açan İstanbul Oyuncak Müzesi, Şair Sunay Akın’ın kişisel koleksiyonundan oluşuyor. Gittiği ülkelerde antikacıları dolaşan, koleksiyonerlerle görüşen Akın’ın yolculuğu 1990 yılına dayanıyor. Sanatçı 20 yıl boyunca gerçekleştirdiği bu yolculuklardan topladığı, birçoğu tarihsel öneme sahip oyuncakları Göztepe’deki tarihi köşkte bir araya getirdi. Çocuklara hayatı ve dünyayı eğlenceli bir dille anlatmak amacıyla yola çıkan müzenin tasarımında sanatçı Ayhan Doğan’ın imzası bulunuyor. Avrupa’daki benzerlerini aratmayan zengin içeriğiyle bu alanda önemli bir boşluğu dolduran Oyuncak Müzesi İstanbul, Türkiye’de başka oyuncak müzelerinin açılmasına da önayak oldu. Müzedeki oyuncaklar ziyaretçilerine dünya tarihini öğrenmek için keyifli bir yol sunuyor. Uzay oyuncaklarıyla, insanoğlunun Ay’a ulaşma mücadelesi yansıtılıyor. Yine günümüz uygarlığının oluşumunda büyük rol oynayan sanayi devrimini ise tren oyuncaklarıyla keşfetmek oldukça keyifli. Müzede, komedi filmlerinin usta ismi Charlie Chaplin’in oyuncağına da, Avrupa’da eski kuşakların büyümelerine eşlik etmiş oyuncaklara da rastlamak mümkün. Basit arabalardan popüler kültürün ünlü kahramanlarına, zengin savaş tasvirleri yaratan asker oyuncaklara, sayısız oyuncak çeşidi mevcut. Fransa’da 1817 yılından yapılmış olan keman ise müzede görebileceğiniz en eski oyuncak. Kasım 2012’de ev sahipliği yaptığı Avrupa Oyuncak ve Çocuk Müzeleri Birliği Buluşması’nda İstanbul’a “Oyuncak Müzelerinin Başkenti” unvanını kazandıran müzede, ailenizle birlikte keyifli saatler geçirebilirsiniz.


    Rahmi Koç Müzesi

    İstanbul Rahmi Koç Müzesi.
    Klasik otomobillere, uçaklara ve sanayi tarihini anlatan pek çok koleksiyona ev sahipliği yapan Rahmi Koç Müzesi.

    Rahmi Koç Müzesi, “Endüstriyel Mirasın Aynası” sloganıyla, endüstri tarihine ışık tutuyor. Türkiye’nin ilk sanayi müzesinin koleksiyonu ulaşım, havacılık, bilimsel aletler, makineler, modeller ve oyuncaklardan oluşuyor. İstanbul’un ve hatta Türkiye’nin en zengin koleksiyona sahip müzelerinden biri olan Rahmi Koç Müzesi, Haliç kıyısında, lengerhane binası ve Hasköy Tersanesi’nde yer alıyor. Müzede, Atatürk’e adanmış, onun giysi ve eşyalarına yer veren bir bölüm bulunuyor. Ayrıca karayolu, denizyolu, demiryolu ve havacılık bölümlerinde klasik arabalardan atlı tramvaya, tarihi gezinti kayıklarından jet uçaklara, ulaşım tarihimizin önemli araçlarını görebilirsiniz. Yaşayan Geçmiş bölümündeyse, eczane, saatçi ve oyuncakçı gibi tarihimizden eksik olmayan dükkânların örneklerini hareketli figürler eşliğinde izleyebilirsiniz. Koleksiyonun bir kısmı Hasköy Caddesi’ndeki ana girişle Haliç arasındaki açık alanda görülebiliyor. Arabaları seviyor, uçaklara ilgi duyuyor ve sanayi tarihini merak ediyorsanız Rahmi Koç Müzesi, koleksiyonuyla gözlerinizi kamaştıracak.


    Pera Müzesi

    Osman Hamdi Bey’in 1906 yılında yaptığı ve Pera Müzesi’nde sergilenen Kaplumbağa Terbiyecisi
    Osman Hamdi Bey’in 1906 yılında yaptığı ve Pera Müzesi’nde sergilenen Kaplumbağa Terbiyecisi

    “İlk” Kaplumbağa Terbiyecisi’nin Evi. Eski Bristol Oteli’nin dönüştürülmesiyle hayat bulan Pera Müzesi, Suna ve İnan Kıraç Vakfı’nın zengin Oryantalist Resim Koleksiyonu’na ev sahipliği yapıyor. Müzenin en büyük çekim merkezi ise şüphesiz Osman Hamdi Bey’in 1906 yılında yaptığı ilk “Kaplumbağa Terbiyecisi” tablosu. İş Bankası Müzesi’ndeki kardeşinden farklı olarak beş kaplumbağanın yer aldığı bu ilk versiyonu gördükten sonra, Kütahya Çini ve Seramikleri ile Anadolu Ağırlık ve Ölçüleri koleksiyonlarını da gezebilirsiniz. Cuma akşamları “Uzun Cuma” kapsamında müze geç saatlere kadar açık.


    Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi

    Osman Hamdi Bey’in 1907 yılında yaptığı ve İş Bankası Resim Heykel Müzesi’nde sergilenen ikinci Kaplumbağa Terbiyecisi
    Osman Hamdi Bey’in 1907 yılında yaptığı ve İş Bankası Resim Heykel Müzesi’nde sergilenen ikinci Kaplumbağa Terbiyecisi

    Beyoğlu’nun hafıza mekanlarından tarihi Baudouy Apartmanı’nın restore edilmesiyle açılan müze, sadece mimarisiyle değil, ev sahipliği yaptığı çok özel bir başyapıtla da sanat rotasının yıldızı konumunda. Müzenin daimi koleksiyonunda, Osman Hamdi Bey’in ikonik eseri Kaplumbağa Terbiyecisi’nin 1907 tarihli ikinci versiyonu yer alıyor. Pera Müzesi’ndeki ilk versiyonundan farklı olarak; altı kaplumbağanın yer aldığı, duvarda “Muhammed” levhasının asılı olduğu ve pencere kenarında yeşil bir testinin bulunduğu bu versiyon, sanatçının eser üzerindeki “Münir Paşa’ya muhabbetle yadigâr” notuyla daha kişisel bir hikâye barındırıyor. Ziyaretçilerini 1900’lerin Pera atmosferine götüren müze, Türk resim sanatının en seçkin örneklerini sunuyor.

    📍 Rota İpucu: İki Müze, Tek Rota
    Bu iki müze, Beyoğlu’nda âdeta sırt sırta vermiş iki hazine gibi. Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi İstiklal Caddesi üzerinde yer alırken, Pera Müzesi hemen bir arka paralelindeki Meşrutiyet Caddesi’ne bakıyor. Odakule geçidini kullanarak iki müze arasında sadece 3 dakikalık bir yürüyüşle geçiş yapabilir; Osman Hamdi Bey’in aynı konuyu işlediği bu iki dev eseri, aralarındaki 1 yıllık farkı ve ince detayları karşılaştırarak aynı gün içinde inceleme şansı bulabilirsiniz.


    Yerebatan Sarnıcı

    Suyun ve ışığın dans ettiği, tarihin derinliklerine inen Yerebatan Sarnıcı
    Suyun ve ışığın dans ettiği, tarihin derinliklerine inen Yerebatan Sarnıcı

    Tarihi Yarımada’nın en gizemli yapılarından biri olan Yerebatan Sarnıcı, geçirdiği kapsamlı restorasyonun ardından 2022’de kapılarını yeniden açtı ve şehrin en popüler duraklarından biri hâline geldi. Sadece tarihi bir sarnıç değil, artık ışık enstalasyonları ve sanat eserleriyle yaşayan bir müze atmosferine sahip. Suyun içinden yükselen sütunlar ve meşhur Medusa başları, özel aydınlatma sistemiyle büyüleyici bir deneyim sunuyor. Sultanahmet gezinizde listenin en başına eklenmesi gereken duraklardan biri.


    İstanbul Modern

    Yeni binasında İstanbul Modern
    Yeni binasında İstanbul Modern

    İstanbul’un kültür ve sanat haritasındaki en önemli duraklardan biri olan İstanbul Modern, Karaköy’deki tarihi rıhtımında, Pritzker ödüllü mimar Renzo Piano’nun imzasını taşıyan yeni binasıyla 2023 yılında yeniden doğdu. Endüstriyel estetiği şeffaf bir zarafetle buluşturan bu yapı, Boğaz’ın ışıltısını ve deniz kokusunu sergi mekânlarına taşıyarak sanat ile şehri iç içe geçiriyor. Müze; Türkiye ve dünya sanatının önde gelen örneklerini sunan modern sanat koleksiyonlarının yanı sıra fotoğraf galerisi, kapsamlı kütüphanesi ve sinemasıyla ziyaretçilerine bütüncül bir sanat deneyimi sunuyor. Bu deneyimin en büyüleyici finali ise çatıda sizi bekliyor: Haliç ve Boğaz’ın kesişim noktasını kucaklayan seyir terası, üzerindeki yansıma havuzuyla gökyüzünü ayaklarınızın altına sererken Tarihi Yarımada’ya karşı eşsiz bir seyir keyfi vaat ediyor.


    İstanbul Resim ve Heykel Müzesi

    İstanbul Resim ve Heykel Müzesi ve Nusretiye Camii
    İstanbul Resim ve Heykel Müzesi ve Nusretiye Camii

    İstanbul Modern’in hemen yanı başında, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’ne bağlı İstanbul Resim ve Heykel Müzesi, Antrepo 5 binasının dönüştürülmesiyle şehre kazandırıldı. Geç Osmanlı’dan günümüze Türk resim ve heykel sanatının en kapsamlı koleksiyonuna ev sahipliği yapan müze, Osman Hamdi Bey’den Fikret Mualla’ya kadar pek çok ustanın eserlerini barındırıyor.


    Yapı Kredi Müzesi

    Galatasaray Meydanı’nın simge yapısında yer alan Yapı Kredi Müzesi, kökleri 1953 yılına dayanan köklü bir koleksiyonu modern bir teşhirle sunuyor. Bankanın kurucusu Kâzım Taşkent’in kültür-sanat vizyonuyla şekillenen müze, nümismatik ve etnografya olmak üzere iki ana bölümden oluşuyor.

    Özellikle 55 bini aşkın eserin bulunduğu sikke koleksiyonu, kronolojik bütünlüğüyle dünyanın sayılı özel koleksiyonlarından biri. Atina’dan Bergama’ya, Roma’dan İstanbul’a uzanan 2600 yıllık ekonomi ve politika tarihini, burada sergilenen elektron, altın, gümüş ve bakır sikkeler üzerinden okuyabilirsiniz. Etnografya bölümünde ise tombaklar, gümüşler ve cep saatlerinin yanı sıra Mustafa Kemal Atatürk’e ait kişisel eşyaların sergilendiği bölüm yer alıyor.


    Beykoz Cam ve Billur Müzesi

    Beykoz Cam ve Billur Müzesi iç görünümü
    Beykoz Cam ve Billur Müzesi iç görünümü

    Adını Osmanlı döneminin en önemli fabrikası olan “Beykoz Cam ve Billurât Fabrika-i Hümâyûnu”ndan alan müze, Beykoz’un asırlık ağaçları arasında saklı bir mücevher gibi. Müze binası, Mısır Hidivi İsmail Paşa’nın kapı kethüdası Abraham Paşa tarafından 19. yüzyılda yaptırılan tarihi ahır binasının, Millî Saraylar tarafından restore edilmesiyle hayat buldu. U planlı bu görkemli taş bina, şimdi Türk ve Avrupa cam sanatının en nadide 1.480 eserine ev sahipliği yapıyor.

    Müze sadece içindeki 12 tematik bölümle değil, dışındaki atmosferle de büyülüyor. 360 dönümlük bir koruluk içinde yer alan müze bahçesi, Abraham Paşa’nın o dönem dünyanın dört bir yanından getirttiği 117 farklı ağaç türüyle aynı zamanda bir botanik müzesi niteliğinde. Sanatı ve doğayı aynı anda deneyimlemek isteyenler için eşsiz bir kaçış noktası.


    Sadberk Hanım Müzesi

    İstanbul Sarıyer'deki Sadberk Hanım Müzesi
    İstanbul Sarıyer’deki Sadberk Hanım Müzesi

    Sarıyer’de, tarihi Azaryan Yalısı’nda hizmet veren Sadberk Hanım Müzesi, Vehbi Koç Vakfı’na bağlı ve Türkiye’nin kurulan ilk özel müzesi olma ünvanını taşıyor. Müze, ziyaretçilerini iki ana bölümde ağırlıyor: M.Ö. 6000’lerden Bizans sonuna kadar uzanan zengin arkeolojik eserler “Sevgi Gönül Binası”nda, Osmanlı dönemi kumaş, kıyafet ve işleme eserlerin yer aldığı Türk-İslam eserleri ise tarihi “Azaryan Yalısı”nda sergileniyor. Müze, Boğaz manzarası eşliğinde butik, sakin ve nitelikli bir kültür turu sunuyor.


    İklim Müzesi

    İklim Müzesi binasının dış cephesi
    İklim Müzesi binasının dış cephesi

    Kadıköy’deki tarihi Hasanpaşa Gazhanesi’nin kültür sanat adasına dönüşmesiyle hayat bulan mekân içerisinde yer alan İklim Müzesi, çağımızın en büyük sorununa dikkat çekiyor. İklim krizinin etkilerini, nedenlerini ve çözüm yollarını interaktif ve görsel anlatımlarla sunan müze, özellikle çocuklar ve gençler için öğretici bir deneyim alanı. 130 yıllık endüstriyel mirasın içinde, dünyanın geleceğini düşünmek için tasarlanmış modern bir durak.


    Miniatürk

    İstanbul Miniatürk Müzesi.
    Türkiye’nin önemli mimari yapıların minyatür boyutlarını görebileceğiniz Miniatürk.

    Miniatürk Müzesi, tüm Türkiye’yi bir saat içinde gezmek isteyenlerin gitmeleri gereken bir yer. 2 Mayıs 2003 tarihinde Sütlüce semtinde açılan Türkiye’nin ilk minyatür parkı İstanbul Miniatürk, 60 bin metrekarelik bir alanda yer alıyor. Türkiye, Avrupa, Anadolu ve Osmanlı coğrafyasından 135 maket eserin sergilendiği park, tarih ve mimariyi buluşturan büyüleyici bir ortama sahip. Varlığını sürdüren eserlerin yanı sıra günümüze ulaşmayı başaramayan Halikarnas Mozolesi, Ecyad Kalesi ve Artemis Tapınağı gibi önemli eserler de maketler arasında bulunuyor. İstanbul’un birçok tarihi eserine ev sahipliği yapan ve önemli olaylara tanıklık eden Haliç’in kıyısında bulunan park; ziyaretçilerini Antik Çağ’dan Osmanlı’ya uzanan, yaklaşık 3.000 yıllık bir tarih yolculuğuna çıkarıyor. Peribacaları, Mardin taş evleri, Adana Taşköprü gibi doğal ve mimari yapıların yanı sıra Selimiye Camisi, Bursa Ulu Cami, Eyüp Sultan Camisi gibi Türkiye’nin en önemli cami örneklerini de görmek mümkün. Topkapı ve Beylerbeyi gibi saraylar, Galatasaray ve İstanbul Erkek Lisesi gibi tarihi eğitim kurumları, hisarlar, sütunlar ve sarnıçlar da Miniatürk Müzesi’nde yer alıyor. Mescid-i Aksa ve Mostar Köprüsü de yurtdışındaki eserlerin Miniatürk’te görülebilecek maketlerinden bazıları. Bir açık hava müzesi olarak tasarlanan Miniatürk sadece maketlerden ibaret değil. Hediyelik eşyaların satıldığı bölümden sevdiklerinize hediyeler alabilir, Türkiye-İstanbul helikopter simülasyon turuna katılabilir, oyun alanında çocuklarınızla birlikte eğlenceli saatler geçirebilirsiniz. Miniatürk’te eserler ile ilgili Sesli Rehber Mobil Uygulama hizmeti de verilmiyor. Miniatürk uygulamasını Apple Store veya Google Play üzerinden cep telefonuna indirirerek tüm eserler hakkındaki bilgileri 9 dilde dinleyebilirsiniz.


    Masumiyet Müzesi

    İstanbul Masumiyet Müzesi.
    Orhan Pamuk’un aynı isimli kitabından yola çıkılarak tasarlanmış Masumiyet Müzesi.

    Dünyanın ilk roman müzesi, Nobel ödüllü Orhan Pamuk’un imzasını taşıyor. Masumiyet Müzesi romanının atmosferini oluşturan objelerin sergilendiği müze, görülmeye değer bir semt olan Çukurcuma’da. Beyoğlu’nun çok özel semtindeki bu ilginç müzede, Orhan Pamuk’un deyimiyle “hayali bir hikâyenin gerçek eşyaları” sergileniyor. Romanın başkarakterleri Kemal ve Füsun’un ilişkilerine dair hemen her şeyin yer aldığı müze, aynı zamanda koleksiyonundaki nesnelerle ziyaretçileri zamanda yolculuğa çıkarıyor. Orhan Pamuk’un roman ve müze fikri aynı dönemde şekillenmiş. Hatta Pamuk’un eskicide görüp müzede sergilemek istediği nesneler, romanın içinde bazı hikâyelere yön vermiş. 1990’dan beri planlanan müze nihayet 2012’de ziyarete açılmış ve 2014’te Avrupa’da “Yılın Müzesi Ödülü”nü kazanmış. Masumiyet Müzesi ayrıca İngiliz yönetmen Grant Gee’nin “Hatıraların Masumiyeti” adlı belgeseline de konu oldu. Aşka, tarihe ve edebiyatın gerçek eşyalarla buluşmasına tanıklık etmek isterseniz yolunuz İstanbul Masumiyet Müzesi’yle mutlaka kesişmeli.


    Büyük Postane

    Büyük Postane, Sirkeci.
    Sirkeci’de bulunan ve mimari değeriyle öne çıkan Büyük Postane, Türkiye’nin en büyük postanesi.

    Sirkeci’de önemli bir mimarı değer olan yapı, Türkiye’nin en büyük postanesi. Bugün müze olarak da gezilen Büyük Postane, şehirde pek çok yapıda mimar olarak katkısı bulunan Vedat Tek imzasını taşıyor. Büyük Postane, Posta ve Telgraf Nezareti binası olarak 1905-1909 yılları arasında inşa edilmiş. 3.200 metrekarelik bir alana inşa edilen dört katlı binanın ziyaretçileri sadece posta işlemi yapmak isteyenler değil. Sıcak havalarda serin salonunda soluklanmak, müze olarak gezmek ya da göz alıcı mimarisinin tadını çıkartmak isteyenlerin yolu da postaneden geçiyor. Mavi ve turuncu camları, yüksek tavanı ve 16. yüzyıl Osmanlı süslemeleriyle Büyük Postane, Sirkeci’de mutlaka görülmesi gereken yerlerden. İstanbul’dan sevdiklerinize kart atabileceğiniz Büyük Postane, içeri girdiğiniz anda size bambaşka bir yüzyıldaymışsınız hissi verecek.


    Doya doya gezin: İstanbul Müzekart nasıl alınır?

    İstanbul Müzekart.

    İstanbul, bir müze cenneti. Bu zenginliği keşfetmenin en pratik yolu ise Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın sunduğu Müzekart. Bakanlığa bağlı tüm müzelerde (Arkeoloji, Türk İslam Eserleri, Galata Mevlevihanesi vb.) geçerli olan bu kart ile gişelerde sıra beklemeden geçiş yapabilirsiniz.

    2026 itibarıyla artık kart taşıma zorunluluğu da yok. “Türkiye’nin Müzeleri” mobil uygulamasını telefonunuza indirerek saniyeler içinde dijital kartınızı oluşturabilir ve QR kod ile turnikelerden geçebilirsiniz.

    Avrupa’nın ve dünyanın önde gelen kültür başkentlerinden İstanbul’u keşfetmek için İstanbul uçak bileti alarak bu eşsiz yolculuğa başlayabilirsiniz.

    *Blogumuzda yer alan bu yazının tarihi bazı güncellemelerden dolayı yeni görünüyor olabilir. Yazının içeriği yazarın kendi görüşünü yansıtmaktadır ve yazıda yer alan fiyat, ulaşım gibi bazı bilgilerin değişmiş olması mümkündür. Göz önünde bulundurmanızı rica ederiz.

    Bunlar da var!