More
    Ana SayfaYerlerAvrupa gezi rehberiŞehrin ruhu: Barselona

    Şehrin ruhu: Barselona


    Görmeden gelme

    CaixaForum

    Günümüzde Barselona’nın sanat ve kültür nabzının attığı bir mekân olarak sanatseverleri ağırlayan CaixaForum, İspanya’nın ünlü bir bankasının sponsorluğuyla 2002’de açılmış. Özellikle modern ve çağdaş sanat yapıtlarından oluşan geniş koleksiyonuyla ziyaretçilerini, bu akımlarda üretim yapan sanatçıların dünyasını keşfetmeye çağıran müze kentin önemli modern sanat müzelerinden biri. Uluslararası sanatçılara ayrılmış sergiler, konserler, film gösterimleri, konferanslar, sanat performansları, edebiyat ve çağdaş düşünce oturumları, aile ve çocuk etkinlikleriyle bu müze önemli bir Barselona klasiği. Kentin hem sosyal, hem de kültürel merkezi olma yolunda ilerleyen mekânda, sergileri gezdikten sonra, kafe-restoranında keyifli bir mola verebilirsiniz.

    Barselona Çağdaş Kültür Merkezi

    Barselona Çağdaş Kültür Merkezi (Centre de Cultura Contemporania de Barcelona-CCCB), Barselona’yı ziyaret eden turistler arasında giderek popüler olan bir sanat mekânı. Merkez bu ününü sürekli yenilenen sergilere, yakından takip edilen teknoloji ve son dijital eğilimlere ek olarak bir kültür merkezi olmasına da borçlu. Ayrıca konser, festival ve panel başta olmak üzere pek çok etkinlikle kentin sanatsal ve kültürel yaşamına dinamizm katan müzedeki sergiler, özellikle teknolojinin yardımıyla unutulmaz sanat deneyimlerine dönüşüyor. Barselona Çağdaş Kültür Merkezi’ndeki etkinlik takvimine göz atarak tatilinizi planlarsanız, siz de bu farklı ve etkileyici merkezde keyifli sergiler gezme şansını yakalayabilirsiniz.

    CosmoCaixa

    Katalan mimar Josep Domènech i Estapà tarafından 1904-1909 yılları arasında inşa edilen yapıda hizmet veren bilim müzesi CosmoCaixa, uzun süren yenilenme çalışmalarının ardından 2004 yılında yeniden açılmış. Tıpkı CaixaForum gibi aynı bankanın sponsorluğuyla kapılarını açan CosmoCaixa, özellikle dijital canlandırmalar ve maketlerle renklenen sergileriyle ziyaretçilerine unutulmaz bir müze deneyimi sunuyor. Müze gezinizde yağmur ormanları ortamına göre düzenlenen bölümde, bu bölgeye özgü kuş, kurbağa, timsah, pirana gibi 100’den fazla canlı türünü görebilirsiniz. Taşların, volkanların ve erozyonun anlatıldığı jeoloji temalı sergi ilginizi çekebilir. Dünya’nın oluşumunun ve evrimin anlatıldığı serginin yanı sıra, interaktif diğer sergilerle de zamanın nasıl geçtiğini anlayamayacağınız müzede, hem büyükler hem de çocuklar için birer planetaryum da bulunuyor.

    Joan Miro Müzesi

    İspanyol mimar Josep Lluís Sert tarafından, Akdeniz mimarisine sahip binada sanatseverleri ağırlayan Joan Miro Müzesi (Fundacio Joan Miro) 1975 yılında açılmış. Dünya resim sanatının Katalan dâhisi Miro’nun 217 tablosu, 179 heykel çalışması ve 8.000’den fazla çiziminin sergilendiği müze, sadece bu sanatçının yapıtlarını görmek için bile gezilebilecek bir mekân. Kaldı ki Miro imzalı eserlerin yanı sıra bu müzede, başka sanatçılara ait eserlerden oluşan güzel bir koleksiyon daha sergileniyor.

    La Rambla Caddesi

    İspanyol şair Federico Garcia Lorca’nın “şu dünyada bitmesini hiç istemediğim tek cadde” olarak tanımladığı La Rambla, özellikle turizm mevsimlerinde en yoğun zamanlarını yaşayan, ağaçlarla süslü keyifli bir cadde. Beş bölümden oluşan caddenin her bölümüne ayrı isim verilmişse de caddeye genel olarak La Rambla deniliyor. Cadde üzerinde bulunan La Boqueria adlı pazar, 19. yüzyıldan kalma bir yapı. Alışveriş ve yemek için kentin önemli mekânlarından olan pazar, fotoğraf meraklılarını cezbeden renkli görüntüleriyle de biliniyor. Pazarda servis edilen küçük meyve kâseleriyle açlığınızı bastırabilirsiniz. Büfeler, çiçekçiler ve sokak sanatçılarıyla her zaman canlı ve renkli olan La Rambla’daki kafelerde kahve molası verebilir, restoranlarda kentin lezzetlerini keşfedebilirsiniz. Caddede dolaşırken Joan Miro’nun yapıtı olan yer mozaiğini, suyundan içenlerin mutlaka yeniden Barselona’ya döneceğine inanılan çeşmeyi (Fuente de Canaletas) ve 1770’lerde yapılan Virreina Sarayı’nı da görebilirsiniz.

    Barselona Çağdaş Sanat Müzesi

    Barselona’ya gelen pek çok turistin mutlaka ziyaret ettiği sanat mekânlarından olan Barselona Çağdaş Sanat Müzesi (Museu d’Art Contemporani de Barcelona – MACBA) kentin her zaman kalabalık olan müzelerinden biri. Müzede yapıtlarını görebileceğiniz birçok ünlü sanatçı var. Bunlar arasında Joan Miro, Antoni Tapies, Francesc Torres, Alexander Calder, Paul Klee, Dieter Roth ilk akla gelenlerden bazıları. Daimi koleksiyonlarının yanı sıra, süreli serileriyle de ziyaretçi çeken müzeyi gezmeden kentten ayrılırsanız, Barselona geziniz tamamlanmış sayılmaz.

    Ulusal Katalan Sanatı Müzesi

    Görkemli mimarisiyle şehre hâkim bir konumda bulunan Ulusal Katalan Sanatı Müzesi (Museu Nacional d’Art de Catalunya) mimarisiyle olduğu kadar koleksiyonuyla da şehrin dikkat çeken müzelerinden biri. Müze, 1929 yılında Dünya Ticaret Fuarı öncesinde inşa edilen The Palau Nacional adlı yapıda bulunuyor ve müzede birçok farklı sanat akımına ait eserler sergileniyor. Ancak bu müzenin asıl amacı Katalan sanatını dünyaya yansıtmak. Goya, Marià Fortuny ve Gaudi gibi ünlü sanatçıların yapıtlarının bulunduğu müzede Romanesk koleksiyonu en dikkat çekenlerden biri. Kuzey Katalonya’daki kiliselerden derlenen bu Romanesklerin tarihi 11 ve 12. yüzyıllara uzanıyor. Romaneskleri inceledikten sonra The Palau Nacional’ın önünde bulunan havuzların olduğu bölümden ya da binanın terasına çıkarak şehrin eşsiz manzarasını izleyebilirsiniz.

    Collserola Parkı

    Kuş gözlemciliğinden tutun da çam ormanları turuna, park alanında yetişen endemik bitkilerle ilgili turlara kadar pek çok etkinliği bulabileceğiniz Collserola Parkı’nda bütün bir günü keyif ve huzurla geçirebilirsiniz. Turistler kadar Barselona sakinlerinin de tercih ettiği bu parkta her türden insan manzaralarına rastlayabilirsiniz. Yürüyüş ve bisiklet yollarının müdavimlerinden rengârenk balonlarla evlenme teklifi edenlere, piknik yapanlardan parkı tuvaline aktaran ressamlara kadar pek çok insanı görebileceğiniz park Barselona’nın günlük yaşamına katılmak için de ideal bir yer. Collserola Parkı ziyaretlerinizde siz de piknik yapabilir, bisiklet kiralayarak parkı keşfe çıkabilir ve fotoğraf makinenizle güzel doğa fotoğrafları çekebilirsiniz.

    Picasso Müzesi

    Eski Kent bölgesi içinde, birbirine bağlı tarihi binalarda hizmet veren Picasso Müzesi, Picasso’nun ilk gençlik çağında çizmeye başladığı eskizleri de dâhil olmak üzere, yaşamının farklı dönemlerine ait eserleri barındırıyor. 1993 yılından beri özellikle Picasso’nun yapıtlarını görmek isteyen sanatseverleri ağırlayan müzede görebileceğiniz eserler arasında, The First Communion (İlk Arkadaşlık) ve Science and Charity (Bilim ve Hayırseverlik) isimli çalışmalar ilk akla gelenlerden. Sanatçının sanat yaşamında önemli bir yere sahip olan Barselona’da gezeceğiniz Picasso Müzesi, Picasso’nun ve yapıtlarının daha iyi anlaşılmasını sağlayan nitelikli bir müze.

    Sagrada Familia

    1882 yılında yapımına başlanan kilisenin tasarımı ve yapımı, projenin başındaki mimarın ölümünün ardından, 1883 yılında Antoni Gaudi tarafından üstlenilmiş. Bu kiliseyi bitirmeyi, aklındakileri yapıya yansıtmayı kafasına koyan Gaudi, hayatını bu kilisenin yapımına adamış. Öyle ki Katalan mimar, çalışma ve uyuma alanlarını da buraya taşımış. Ancak Gaudi’nin 1926’da bir trafik kazası geçirerek ölmesiyle kilise, bir kez daha mimarını kaybetmiş. Gaudi’nin plan ve notlarıyla aksatılmadan devam edilen inşaata, 1936 yılında Gaudi’nin bu notlarının ve tasarımlarının İspanya Sivil Savaşı sırasında yanması nedeniyle ara verilmiş. Barselona’nın en ünlü ve en çok ziyaret edilen noktalarından olan Sagrada Familia Bazilikası tamamlanmamış olmasına karşın, 1984 yılında UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesine alınmış. Özellikle cephe mimarisi ve kuleleriyle hayranlık uyandıran Sagrada Familia Barselona’nın en önemli anıtlarından biri.


    Yemeden dönme

    Paella

    Yemek araştırmacılarının paella’yı, Roma kültürüyle Arap Dünyasının bir sentezi olarak yorumlaması zaten popüler olan paellanın ününü daha da pekiştirmiş. Ana malzemesi pirinç olan paella yapılırken, malzemeler arasında zeytinyağı ve safran mutlaka olmalı. Çok çeşitli malzemelerle de hazırlanan bu yemek, en çok Valensiya usulü paella, deniz ürünlü paella ve karışık paella çeşitleriyle tanınıyor. Bunların arasında en ünlüsü Valensiya usulü olanı. Pirinç, yeşil sebzeler, tavuk ya da tavşan etiyle baharat olarak da safran ve biberiyeyle yapılan Valensiya usulünün, paella’nın orijinal tarifi olduğu kabul ediliyor. Barselona ziyaretinizde gerçek bir İspanyol yemeği yemek isterseniz, tercihinizi çeşit çeşit paella’lardan yana kullanabilirsiniz.

    Tapas

    Soğuk veya sıcak olarak tadımlık porsiyonlar halinde servis edilen bu başlangıç ikramları, isteğe göre meze hatta öğün olarak da tüketiliyor. Özellikle turistler arasında “tapas barları” olarak ünlenen tapas restoranlarında çeşit çeşit tapas deneyebilir, isterseniz Barselona gezinizde bir öğünü, tapas lezzetlerini keşfetmeye ayırabilirsiniz. İsteğe göre değişen tapas menüleri sebze, peynir, ekmek, balık ve diğer et ürünleri gibi malzemelerden olmak üzere çeşitli mezeler içeriyor.

    Deniz Mahsulleri

    Akdeniz’in kıyısında yer alması ve uzun yıllar kentin ticaret hayatında balıkçılığın önemli bir yere sahip olması nedeniyle Barselona, zengin bir deniz mahsulleri menüsüne sahip. İber Yarımadası’nın en zengin mutfaklarından biri olan Katalan mutfağının deniz mahsulleri açısından en iyi örneklerini Barselona’da keşfetmeniz mümkün. Barselona’dan balık, midye ve kalamar yemeden dönülmemesi gerekir. Ayrıca balık, karides, midye ve kalamarın pirinç ve zeytinyağı sosuyla pişirildiği sarsuela; mevsimine göre çıkan balıkların patates, sarımsak ve domatesle servis edildiği suquet de Peix; kırmızıbiber, sarımsak ve bademin mevsim balıklarıyla birlikte pişirildiği romesco da denemeye değer.