Görmeden gelme
Mayıs Meydanı
Kenti tanımaya Buenos Aires’te tarihi yerleri keşfederek başlıyoruz. Şehrin ana katedralinin, başbakanlık sarayı Casa Rosada’nın ve diğer önemli binalarının ortasında yer alan Mayıs Meydanı (Plaza de Mayo), Arjantin tarihi boyunca tüm ateşli propagandalara, protestolara, yürüyüşlere ev sahipliği yapmış. Meydanın merkezinde bulunan Mayo Piramidi, Buenos Aires’in İspanyol hâkimiyetinden kurtuluşunun ilk yıldönümü kutlamaları için inşa edilmiş. Meydanın kuzey kıyısında bulunan ulusal banka, Banco de la Nación ise 1939 yılında ünlü Arjantinli mimar Alejandro Bustillo tarafından tasarlanmış.
La Boca
İsmini İspanyolcada ağız anlamına gelen “la boca” sözcüğünden alan semt, Riachuelo Nehri’nin ağzında kurulmuş olduğu için bu adla anılıyor. Başta İtalya ve İspanya olmak üzere birçok Avrupa ülkesinden gelen göçmenlerin kurduğu La Boca, günümüzde bohem sanatçılara, tangoculara, işçilere ve futbol fanatiklerine ev sahipliği yapıyor. Semti, yapacağınız planlı bir yürüyüşle kısa sürede gezebilirsiniz. Amarilla Evi, Hayalet Kulesi, Banchero Pizzacısı, eski bir köprü olan Puente Transbordador, Ribera Tiyatrosu, dünyaca ünlü futbol takımı Boca Juniors’ın maçlarını oynadığı stadyum ve Benito Quinquela Martin Güzel Sanatlar Müzesi Buenos Aires’te gezilecek yerlerden bazıları. Ayrıca semt, tangonun doğum yeri olarak bilindiğinden Caminito Geçidi’nde tango yapan dansçılara rastlayabilirsiniz.
Pembe Ev
Plaza de Mayo’ya sırtını dönmüş gibi duran Pembe Ev’in (Casa Rosada) ana girişi, meydana bakmayan tarafında yer alıyor. Sarayın balkonları, ülke tarihinde ateşli konuşmalarla sahne olmalarıyla biliniyor. Juan ve Eva Peron, General Leopoldo Galtieri, Raul Alfonsin gibi politikacılar yargılanacakları zaman, arkalarındaki halk desteğini göstermek amacıyla konuşma yaparken arka taraftaki balkonları kullanmış. Madonna da Eva Peron’u canlandırdığı Evita adlı filmi için yine aynı balkonlarda boy göstermiş. Binanın özellikle güneşli günlerde göz kamaştıran pembe rengi, 1868-1874 arasında iktidarda kalan Sarmiento yönetimi zamanına dayanıyor. Barış yanlısı lider, sarayı dönemin hâkim ideolojileri federalizmin ve üniterizmin renkleri olan kırmızıyla beyazın karışımı olan pembeye boyatmış. 1976-1983 yılları arasında askeri diktatörlük döneminde kapatılan saray, günümüzde turistik ziyaretlere açık. Ücretsiz yarım saatlik turlara katılarak sarayı gezebilir, Arjantin’in tarihine kısa bir yolculuk yapabilirsiniz.
Recoleta Mezarlığı
Nitelikli bir Buenos Aires gezilecek yerler turunun kuşkusuz en önemli durak noktalarından biri olan Recoleta Mezarlığı (Cementerio de la Recoleta) bir mezarlıktan çok, terk edilmiş bir şehri andırıyor. Sokakları olacak kadar büyük bir alana sahip olan bu “ölüler ülkesi”, hepsi birbirinden etkileyici işlemeli mermer heykellerle süslü mezarlarla dolu. Eski başbakanlardan, askeri kahramanlara kadar Arjantin’in tarihine ait pek çok ismin gömülü olduğu mezarlık ücretsiz olarak ziyaret edilebiliyor. Salı ve Perşembe günleri saat 11.00’de giderseniz, mezarlığı ücretsiz İngilizce rehberlik hizmetiyle gezebilirsiniz.
Carlos Thays Botanik Bahçesi
Karışık, simetrik ve pitoresk olmak üzere üç farklı şekilde tasarlanan Carlos Thays Botanik Bahçesi (Jardin Botanica Carlos Thays), Antik Roma, Fransız ve Doğu bahçelerinden esintiler taşıyor. Başta Latin Amerika’nın bütün bitkileri olmak üzere, tüm dünyadan farklı bitkiler de içeren bahçeyi birçok heykel ve anıt da süslüyor. En önemli heykel, bahçeye de adını veren Fransa doğumlu Arjantinli peyzaj mimarı Carlos Thays’in betimlendiği heykel. Alanın içinde Buenos Aires Üniversitesi Ziraat Fakültesi’ne bağlı bir bahçıvanlık okulu, kütüphane ve müze de bulunuyor. Ücretsiz gezebileceğiniz bu masalsı bahçede bol bol fotoğraf çekmeyi unutmayın.
Japon Bahçeleri
Japon imparatorluk ailesinden Arjantin’e yapılan ilk ziyaretin anısına, 1967’de yapılan Japon Bahçeleri (Jardin Japones), günümüzde Japonya ve Arjantin arasındaki dostluğun sembolü olarak kabul ediliyor. Açıldıktan kısa bir süre sonra bakımsızlıktan yok olacak seviyeye gelen bahçe, daha sonra çeşitli zamanlarda bakıma alınmış. Bahçe, 1989 yılından beri Buenos Aires’in en çok ziyaret edilen, doğayla baş başa kalınan yeri, hatta huzurun adresi durumunda. Japon Bahçeleri’nin bir özelliği de, bahçe kültüründeki gelişmişliğiyle bilinen Japonya’nın sınırları dışındaki en büyük Japon bahçesi olması.
Ekolojik Alan
350 hektarlık arazinin üzerine kurulmuş geniş bir yer olan Ekolojik Alan (Reserva Ecologica), yakınlarında iguana, kaplumbağa gibi sürüngenlerin gezindiği nehirle ve iki yüzü aşkın kuş türüyle benzerine zor rastlanır bir doğal yaşam alanı olarak büyük ilgi görüyor. Rio de la Plata’nın sularını da izleyebileceğiniz parkta hafta sonlarında düzenlenen turlara katılabilir, şanslıysanız her ayın ilk cuma günü yapılan dolunay gecesini yaşayabilirsiniz. Havanın sıcak olduğu hafta sonlarında veya tatil günlerinde güney ve kuzey girişlerinden kiralayabileceğiniz bisikletlerle bu geniş araziyi daha kısa sürede kolayca gezebilirsiniz.
Yemeden dönme
Milanesa
Pişirme usulü ve görüntüsü açısından Avusturya mutfağındaki şnitzeli andıran milanesa, et diliminin çoğunlukla ekmek kırıntıları, yumurta, tuz ve soyadan oluşan pane harcına bulanıp zeytinyağında kızartılmasıyla yapılıyor. Tercihe göre pane harcına sirke, sarımsak veya maydanoz da ekleniyor. Neredeyse tüm Latin Amerika ülkelerinde oldukça popüler bir lezzet olan milanesa, Arjantin mutfağına özellikle İspanya ve İtalya’dan olan yoğun göçler sonrasında girmiş. Çoğu zaman salata, patates kızartması ve mayonezle, nadiren de bir dilim limonla servis edilen bu yemeği şehrin tüm restoranlarında kolaylıkla bulabilirsiniz.
Alfajor
Arjantin’in günümüzde çok geniş topraklara yayılmış bir atıştırmalık olan alfajor tüketiminde dünya birincisi olması, neden bu lezzeti tatmak için en doğru yerde olduğunuzu açıklıyor. Yapımında saf bal, badem, fındık, ufalanmış ekmek, şeker, un, susam, karanfil, tarçın ve kişniş kullanılan bu atıştırmalık, yuvarlak iki bisküvi ya da kekin arasına mus, reçel ya da dulce de leche denen sütlü bir tatlının koyulmasıyla yapılıyor. Dışı genellikle karamelize şekerle kaplı olan alfajor’ların sütlü çikolatayla kaplananlarına “siyah”, beyaz çikolatayla kaplananlarına da “beyaz” deniliyor.