Ana SayfaYerlerAmerika gezi rehberi1 şehir 3 gün: San Francisco

1 şehir 3 gün: San Francisco

San Francisco, Pasifik kıyısında sisin, tepelerin, köprülerin ve mahalle kültürünün iç içe geçtiği şehirlerden biri. Bir yanda Golden Gate Köprüsü’nün ikonik manzarası, diğer yanda Mission District’in renkli muralleri, Chinatown’ın kalabalık sokakları, North Beach’in İtalyan mirası ve körfezin karşı kıyısına uzanan Bay Area rotaları var.

Bu üç günlük San Francisco rehberi, şehri yalnızca klasik duraklarıyla değil; yürüyerek, tramvaya binerek, mahalleler arasında geçiş yaparak ve körfez manzaralarını takip ederek keşfetmek isteyenler için hazırlandı. İlk gün şehir merkezi ve körfez kıyısına, ikinci gün mahallelere ve kültür duraklarına, üçüncü gün ise Golden Gate çevresine, sahil rotalarına ve zamanı olanlar için Silikon Vadisi’ne ayrılıyor.

Turkish Airlines Blog
Turkish Airlines Blog

Yazar ekibimiz tarafından yönetilen bu hesapla, seyahat tutkunları ve keşif meraklılarının keyif alacağı blog içerikleri üretiyoruz.

Özenle hazırladığımız içeriklerimiz aracılığıyla ilham vermeyi, bilgilendirmeyi, heyecanlandırmayı, eğlendirmeyi ve küçük ipuçları ile yolculuğunuzu kolaylaştırmayı amaçlıyoruz. Aynı zamanda yola çıkmanın yenileyici ve özgürleştiriciliğini sizlere tekrar hatırlatmak istiyoruz.

Çünkü Tolstoy'un dediği gibi: “Tüm muhteşem hikayeler iki şekilde başlar; Ya bir insan bir yolculuğa çıkar ya da şehre bir yabancı gelir...”


San Francisco hakkında temel bilgiler

Körfez üzerinden San Francisco gökdelenlerinin suya yansıyan silueti ve sol tarafta uzanan Bay Köprüsü
Körfez üzerinden San Francisco gökdelenlerinin suya yansıyan silueti ve sol tarafta uzanan Bay Köprüsü

San Francisco, ABD’nin Kaliforniya eyaletinin kuzey ucunda, San Francisco Yarımadası’nın kuzey kıyısında yer alıyor. Şehir nüfusu yaklaşık 800 binin üzerinde. Bay Area olarak adlandırılan metropoliten alanı ise yaklaşık 7,5 milyonluk bir nüfusu kapsıyor. Kullanılan dil İngilizce, para birimi ABD doları (USD), saat dilimi ise Pasifik Saati (PT), Türkiye’den 10 saat geride.

San Francisco’nun hikâyesi, 1776’da İspanyol misyonerlerin Mission Dolores’i kurmasıyla başlıyor. 1849’daki altın hücumu, şehri birkaç ay içinde küçük bir kıyı yerleşiminden Pasifik kıyısının en önemli limanlarından birine dönüştürüyor. 1906 depremi ve ardından gelen büyük yangın, kentin büyük bölümünü yok ediyor; bugün gördüğümüz mimari dokunun önemli bir kısmı ise bu yıkımdan sonra yeniden inşa edilen yapılara dayanıyor. 1960’larda Haight-Ashbury ile hippi hareketinin merkezine dönüşen San Francisco, 1990’lardan itibaren de Bay Area’nın yükselen teknoloji ekonomisiyle birlikte küresel ölçekte etkili bir merkeze evriliyor.


1. gün: Şehir merkezi, cable car ve körfez kıyısı

San Francisco'nun dik yokuşlu caddelerinde ilerleyen ikonik tarihi tramvay ve şehir trafiği
San Francisco’nun dik yokuşlu caddelerinde ilerleyen ikonik tarihi tramvay ve şehir trafiği

San Francisco’ya ilk kez gelenler için en iyi başlangıç noktalarından biri Union Square. Şehrin alışveriş, otelcilik ve ulaşım açısından en merkezi bölgelerinden biri olan meydan, ilk gün rotasını kurmak için pratik bir konum sunuyor. Buradan kuzeye doğru Powell Street boyunca ilerleyen tarihi cable car hatlarına binebilir, San Francisco’nun dik yokuşlarını şehrin en klasik ulaşım araçlarından biriyle aşabilirsiniz.

Tarihi tramvay, ya da cable car, 1873’ten beri San Francisco’nun simgelerinden biri. Powell-Hyde ve Powell-Mason hatları Fisherman’s Wharf yönüne inerken, California hattı daha sakin bir alternatif sunuyor. Özellikle yoğun dönemlerde Powell Street başlangıç noktalarında sıra olabileceği için güne erken başlamak iyi fikir.

Rotanın devamında Embarcadero’ya inip körfez boyunca yürümek San Francisco’ya alışmanın en keyifli yollarından biri. Körfezi takip eden bu geniş yürüyüş ve bisiklet hattı, şehrin hem iş merkezine hem de denizle kurduğu ilişkiye yakından bakma fırsatı veriyor. Yol üzerinde 1898’de açılan Ferry Building, saat kuleli mimarisi ve içindeki kapalı pazar alanıyla mola vermek için ideal. Yerel üreticilerin tezgâh açtığı günlerde burası çok daha hareketli oluyor.

Öğleden sonra Fisherman’s Wharf ve Pier 39 çevresine geçebilirsiniz. Pier 39, deniz aslanlarıyla bilinen turistik ama eğlenceli bir durak. Buradan Alcatraz Adası’na kalkan teknelere de ulaşmak mümkün. Eski federal hapishane olarak ünlenen Alcatraz, San Francisco’nun en çok ilgi gören ziyaret noktalarından biri. Biletler özellikle yoğun sezonda haftalar öncesinden tükenebildiği için rezervasyonu önceden yapmak gerekiyor.

Günün sonunda North Beach’e yürüyerek geçmek iyi bir tercih. İtalyan göçmen mirasının izlerini taşıyan bu semtte kafeler, restoranlar ve kitapçılar öne çıkıyor. City Lights Kitabevi, Beat kuşağıyla kurduğu bağ sayesinde yalnızca bir kitapçı değil, aynı zamanda San Francisco’nun kültürel hafızasının da parçası. Vaktiniz varsa Telegraph Hill’deki Coit Tower’a çıkıp şehir ve körfez manzarasını izleyebilirsiniz.


Dünya daha büyük. Keşfet.


Havalimanı

Havalimanı
Gidiş
Dönüş

Giriş Tarihi Seçiniz

Dönüş Tarihi Seçiniz


Kabin Türü
Yolcu Sayısı
Yetişkin Yolcu
12 + Yaş
1

Çocuk Yolcu
2 - 12 Yaş
0

Bebek Yolcu
0 - 2 Yaş
0

2. gün: Mission District, Chinatown, Japantown ve şehir kültürü

San Francisco'daki Çin Mahallesi'nde cadde boyunca asılmış geleneksel kırmızı fenerler ve dükkanların sıralandığı sokak manzarası
San Francisco’daki Çin Mahallesi’nde cadde boyunca asılmış geleneksel kırmızı fenerler ve dükkanların sıralandığı sokak manzarası

İkinci günü San Francisco’nun mahallelerine ayırmak, şehri daha iyi anlamanın en iyi yollarından biri. Çünkü San Francisco’nun karakteri yalnızca Golden Gate ya da sahil hattında değil, birbirinden farklı kimliklere sahip semtlerinde ortaya çıkıyor.

Güne Mission District’te başlayabilirsiniz. Şehrin Latin Amerika kökenli en eski mahallelerinden biri olan Mission, özellikle mural kültürüyle biliniyor. Balmy Alley ve Clarion Alley, sokak sanatının açık hava galerisine dönüştüğü iki önemli durak. Mahallede yürürken panaderías, taqueria’lar ve renkli cepheler San Francisco’nun gündelik hayatına daha yakından bakmanızı sağlıyor. Mission burrito da bu semtin en bilinen lezzetlerinden biri. Öğle molası için La Taqueria, El Farolito veya Taqueria Cancún gibi adresler tercih edilebilir.

Mission’dan sonra Dolores Park’a çıkmak, şehrin en güzel manzaralarından biriyle karşılaşmanızı sağlıyor. Park, özellikle güneşli günlerde yerel halkın buluşma noktası. Buradan San Francisco siluetini izlemek, ikinci gün rotasına kısa ama keyifli bir mola vermenizi sağlayabilir.

Öğleden sonra Chinatown’a geçebilirsiniz. Kuzey Amerika’nın en eski Çin mahallelerinden biri olan Chinatown, Grant Avenue’daki Dragon Gate ile başlıyor gibi görünse de mahallenin asıl gündelik ritmi Stockton Street çevresinde hissediliyor. Dim sum restoranları, geleneksel pastaneler ve kalabalık pazar tezgâhları, burayı San Francisco’nun en canlı bölgelerinden biri hâline getiriyor.

Chinatown’dan kısa bir yürüyüşle North Beach’e tekrar bağlanabilir ya da rotayı Japantown’a çevirebilirsiniz. Japantown, ABD’deki sayılı resmi Japon mahallelerinden biri. Peace Pagoda, Japan Center ve Kinokuniya Kitabevi semtin öne çıkan noktaları arasında. Nisan ayında düzenlenen Sakura Festivali döneminde mahalle çok daha renkli bir atmosfere bürünüyor.

Sanata ve müzelere zaman ayırmak isteyenler için ikinci günün alternatif rotası SFMOMA, Asian Art Museum veya Golden Gate Park içindeki de Young Museum ve California Academy of Sciences olabilir. SFMOMA, modern ve çağdaş sanat koleksiyonuyla öne çıkarken; California Academy of Sciences akvaryum, planetaryum ve doğa tarihi müzesini aynı çatı altında buluşturuyor.

Akşam için Castro veya Haight-Ashbury iyi iki seçenek. Castro, tarihi sineması, renkli sokakları, kafeleri ve hareketli akşam atmosferiyle şehrin karakterli semtlerinden biri. Haight-Ashbury ise 1967 Summer of Love döneminin simge semti olarak hâlâ plak dükkânları, vintage mağazaları ve alternatif atmosferiyle dikkat çekiyor.


3. gün: Golden Gate, sahil rotaları ve Bay Area

Marin Headlands tepelerinden Golden Gate Köprüsü'nün kırmızı kuleleri arkasında uzanan San Francisco şehir silueti
Marin Headlands tepelerinden Golden Gate Köprüsü’nün kırmızı kuleleri arkasında uzanan San Francisco şehir silueti

Üçüncü gün San Francisco’nun en ikonik manzaralarına ayrılmalı. Güne Golden Gate Köprüsü çevresinde başlamak en iyi seçeneklerden biri. 1937’de açılan köprü, kırmızı-turuncu rengi, sisin içinden beliren silüeti ve körfezi iki yakadan birbirine bağlayan görkemli yapısıyla San Francisco’nun en tanınan sembolü.

Köprüyü yürüyerek geçebilir ya da bisiklet kiralayarak Sausalito’ya kadar uzanabilirsiniz. Sausalito, Marin County tarafında, körfezin kuzeyinde yer alan küçük ve sakin bir sahil kasabası. Galerileri, kafeleri ve su kenarındaki yürüyüş alanlarıyla şehir merkezinden kısa sürede farklı bir atmosfere geçmek isteyenler için ideal. Dönüşü feribotla Ferry Building’e yapmak, rotayı daha keyifli hâle getirebilir.

Golden Gate çevresinde kalmak isteyenler için Baker Beach, köprüyü en güzel açılardan gören sahillerden biri. Lands End ise Pasifik kıyısında yürüyüş yapmak isteyenler için etkileyici bir rota sunuyor. Parkur boyunca bir tarafta okyanus, diğer tarafta Golden Gate manzarası eşlik ediyor. Sutro Baths kalıntıları da bu rotaya tarihî bir katman ekliyor.

Daha geniş bir üçüncü gün planı yapmak isteyenler için iki farklı seçenek var. İlki, Golden Gate Park’a zaman ayırmak. Park içinde de Young Museum, Japanese Tea Garden ve California Academy of Sciences gibi duraklar bulunuyor. Şehir merkezinden kopmadan daha sakin ve yeşil bir gün geçirmek isteyenler için bu rota uygun.

İkinci seçenek ise San Francisco’nun güneyine, Silikon Vadisi yönüne ilerlemek. Caltrain ile Palo Alto, Mountain View, Cupertino ve Santa Clara çevresine ulaşmak mümkün. Stanford Üniversitesi kampüsü, Apple Park Visitor Center ve Levi’s Stadium bu hattın öne çıkan durakları arasında. Silikon Vadisi, klasik turistik bir şehir merkezi deneyimi sunmasa da teknoloji dünyasının kalbine yakından bakmak isteyenler için San Francisco seyahatine farklı bir boyut ekliyor.


San Francisco’da ne yenir?

San Francisco'da taze pişmiş ekşi mayalı ekmek kasesi içinde dumanı tüten istiridye çorbası
San Francisco’da taze pişmiş ekşi mayalı ekmek kasesi içinde dumanı tüten istiridye çorbası

San Francisco mutfağı, şehrin göçmen geçmişini ve kıyı kültürünü doğrudan yansıtıyor. En bilinen lezzetlerden biri sourdough ekmek. Boudin Bakery, 1849’dan bu yana San Francisco kültüründe önemli bir yere sahip ve aynı maya geleneğini kuşaktan kuşağa taşımasıyla biliniyor.

Deniz ürünleri sevenler için cioppino, şehrin klasik tatlarından biri. İtalyan göçmen balıkçıların geliştirdiği bu deniz ürünlü çorba; midye, karides, yengeç ve balıkla hazırlanıyor. Fisherman’s Wharf çevresinde ekşi mayalı ekmek kasesinde servis edilen istiridye çorbası da şehirle özdeşleşen lezzetlerden biri. Mission District’te Mission burrito, Chinatown’da dim sum, Japantown’da ramen ve sushi, North Beach’te ise İtalyan mutfağı öne çıkıyor.

Şehrin kuzeyindeki Napa ve Sonoma vadileri, ABD’nin en bilinen bağ bölgeleri. Yarımada üzerinden bir saatlik araba yolculuğuyla ulaşılıyor. Bölgeye günübirlik bağ turları yaygın bir şekilde organize ediliyor. Sonoma daha sakin, Napa daha ticari bir profile sahip. Napa’yı ziyaret etmeyi planlıyorsanız yolculuktan önce 2008 yapımı Paris Yargısı filmini izlemek, bölgenin bağ kültürüne eğlenceli bir giriş olabilir.

San Francisco’da yemek, çoğu zaman tek bir mutfak etrafında değil; mahalleler arasında dolaşarak şekillenen bir deneyim. Sabah Ferry Building’de yerel üreticilerin tezgâhlarına uğrayıp öğlen Mission’da burrito yiyebilir, akşamı North Beach’te uzun bir İtalyan yemeğiyle kapatabilirsiniz. Üç günlük rota boyunca şehrin lezzetleri de en az manzaraları kadar yolculuğun parçası hâline geliyor.

San Francisco; ikonik köprüleri, karakterli mahalleleri, Pasifik kıyısındaki yürüyüş rotaları ve Bay Area’ya uzanan keşif olanaklarıyla birkaç güne sığdırması zor ama her adımında iz bırakan bir şehir. İster Golden Gate manzarasının peşinden gidin, ister Mission District’in murallerinde kaybolun, ister Silikon Vadisi’ni rotanıza ekleyin; bu yolculuk Amerika’nın batı kıyısını farklı katmanlarıyla tanımanın en keyifli yollarından biri. Seyahatinizi planlarken Türk Hava Yolları’nın İstanbul Havalimanı’ndan San Francisco Uluslararası Havalimanı’na düzenlediği direkt seferleri inceleyebilir, uçak bileti seçeneklerine göz atarak gezinizi kolayca şekillendirebilirsiniz.


Sıkça sorulan sorular

San Francisco’ya ne zaman gitmek en iyisi?

Şehri en iyi yansıtan dönemler mayıs-haziran ve eylül-ekim ayları. Bu aylarda sis daha az yoğun, sıcaklıklar 15 ile 22 derece arasında dengeli bir aralıkta seyrediyor. Yaz aylarında ünlü sis perdesi şehri özellikle sahil mahallelerinde serinletiyor, iç bölgelerden geliyorsanız sıcak bir yaz beklenmemeli. Kasımdan marta kadar olan dönem yağışlı ama yağmurlar genelde kısa geçiyor.

SFO Havalimanı’ndan şehir merkezine nasıl ulaşılır?

BART metrosu, havalimanından doğrudan kalkıyor ve şehir merkezine yaklaşık 30 dakikada ulaşıyor; en ekonomik ve hızlı seçenek olarak biliniyor. Taksi ve Uber/Lyft gibi araç çağırma uygulamaları da yaygın olarak kullanılıyor; trafik yoğunluğuna göre süre 25 ile 50 dakika arasında değişiyor.

Cable car nasıl kullanılıyor?

Şehrin tarihi kablolu tramvayı üç hatta hizmet veriyor: Powell-Hyde, Powell-Mason ve California. Powell-Hyde hattı en sahneli rotaya sahip; Lombard Caddesi’nin meşhur kıvrımlı bölümünden geçiyor. Bilet sürücüden alınabiliyor; tek bilet yerine günlük veya çok günlük MUNI Passport almak yaygın bir tercih. Powell Caddesi’ndeki ana terminallerde sıralar yoğun olabiliyor; California hattı daha sakin bir alternatif.

Alcatraz turu nasıl rezerve edilir?

Alcatraz turları yalnızca resmi Alcatraz City Cruises web sitesi üzerinden rezerve ediliyor. Yoğun sezonda biletler haftalar hatta aylar öncesinden satılıyor; mümkün olduğunca erken planlamak öneriliyor. Tur, Pier 33’ten kalkan feribot, adada sesli rehberli hapishane ziyareti ve dönüşten oluşuyor; toplam süre yaklaşık 2,5 saat.

Silikon Vadisi’ne nasıl ulaşılır?

Silikon Vadisi, San Francisco’nun yaklaşık 50-70 kilometre güneyinde; Santa Clara, Sunnyvale, Mountain View, Cupertino ve Palo Alto gibi şehirleri kapsıyor. Şehir merkezinden Caltrain banliyö treni doğrudan bağlantı veriyor. Apple Park ziyaretçi merkezi (Cupertino) ve Stanford Üniversitesi kampüsü (Palo Alto) ziyarete açık duraklar arasında. Levi’s Stadium Santa Clara’da yer alıyor.

San Francisco kaç günde gezilir?

Şehir merkezi ve klasik durakları görmek için 3 gün makul bir süre. Bay Area ve Silikon Vadisi’ni de kapsayan bir gezi için 4-5 gün öneriliyor. Napa veya Sonoma bölgelerini eklemek için ek bir gün ayırmak faydalı.

Türk Hava Yolları San Francisco’ya direkt uçuyor mu?

Evet, Türk Hava Yolları İstanbul Havalimanı’ndan San Francisco Uluslararası Havalimanı’na (SFO) tarifeli direkt sefer düzenliyor.

*Blogumuzda yer alan bu yazının tarihi bazı güncellemelerden dolayı yeni görünüyor olabilir. Yazının içeriği yazarın kendi görüşünü yansıtmaktadır ve yazıda yer alan fiyat, ulaşım gibi bazı bilgilerin değişmiş olması mümkündür. Göz önünde bulundurmanızı rica ederiz.

Bunlar da var!