Assos hiçbir zaman yalnızca Assos değildir
“Bu da ne demek şimdi?“ diyebilirsiniz ama Assos konumu itibariyle görülmeye ve gezilmeye değer birçok yere çok yakın. İşte bu yüzden Assos’a gitmek demek birçok yeri görmek demek. Assos öyle avantajlı bir konumda ki Bozcaada, Çanakkale, Balıkesir, Kazdağları, Edremit, Ayvalık seyahatleriniz sırasında uğrayabileceğiniz kadar yakın. Edremit Körfezi’ne hakim konumu ile yeşilin ve mavinin en güzel tonlarını gözler önüne seren Assos Çanakkale’ye 90 km, Ayvacık’a ise 18 km mesafede bulunuyor. Kalabalıklara karışmadan kendi aracınızla rahatlıkla ulaşabilirsiniz.
Denize girmek için kalabalığa karışmanıza gerek yok

Sosyal mesafeyi korumaya ve kalabalıklardan uzak durmaya çalıştığımız bu dönemde Assos sessiz ve sakin atmosferiyle dikkat çekiyor. Her ne kadar küçük bir yerleşim yeri olarak görünse de, Assos’ta denize girebileceğiniz çok sayıda koy yer alıyor. Kadırga ve Sivrice koyları başta olmak üzere Sokakağzı gibi daha da sakin seçenekler bulunuyor. Siz yeter ki Kuzey Ege’nin serin sularında yüzmek isteyin. Küçükkuyu – Assos arasındaki sıra sıra dizilmiş sayısız plaj ve küçük tesis sizi ağırlamak için bekliyor. Assos’un genelinde plajlar büyük taşlardan meydana geliyor ve denize tahta iskelelerden giriliyor. İster günübirlik gidin isterseniz sahile yakın kamp alanlarında veya küçük pansiyonlarda konaklayın, zevkinize göre bir yer bulacağınıza eminiz.
Ege lezzetleri’ne Assos dokunuşu

Dikkat ağzınız sulanabilir! Ege mutfağına özgü tüm lezzetleri bulabileceğiniz Assos’ta, tadına bakmadan dönmemeniz gereken bazı lezzetler: avcı böreği, kabak çiçeği dolması, zeytinyağlı bakla, otlu gözleme, ızgara ahtapot salatası, kılıç şiş, orfoz ızgara, iskorpit çorbası, ızgara kalamar, kalamar dolması ve deniz börülcesi. Assos limandaki restoranlarda veya Assos’a giden yolda bulunan salaş balıkçılarda hepsini bulabilirsiniz. Ayrıca yol boyunca her yerde göreceğiniz karadut şurubuyla serinlemek de adetten. Eve dönerken yanınızda biraz Kuzey Ege tadı götürmek için leziz zeytinyağlarından ve çok özel kokusuyla size hep buraları hatırlatacak limon kekiğinden almayı unutmayın.
Kaçırmamanız gereken lezzet noktaları:

Nefis bal bademli dondurma için Yahya Usta Assos Dondurmacısı
Deniz mahsülleri yemek için Sivrice’deki Muammer Can’ın Yeri
Kiremitte köfte için Sivrice’de Panorama Restoran
Güzel bir akşam yemeği için Uzun Ev Restoran
Balığa doymak için Küçükkuyu yolundaki Yahya’nın Yeri
Behramkale ve ötesi: Muhteşem doğaya tepeden bir bakış

Osmanlı zamanında kurulmuş eski bir köy olan Behramkale Köyü, 150 haneden oluşan oldukça küçük bir köy. Köyün taşla kaplı dar sokaklarından kıvrıla kıvrıla tepeye doğru çıkarken sağlı sollu küçük dükkanlarda çeşitli otlardan zeytinyağına, ev tarhanasından el işçiliği dantellere kadar birçok yerel ve doğal ürün alabilirsiniz. Muhteşem bir manzaraya kavuşmak ve antik kenti gezmeye başlamak için köyün içinden yukarıya, tepeye çıkmak gerekiyor. Köyün içinde Osmanlı’dan kalma bir cami ve köprü de yer alıyor; Hüdavendigar Camii ve Hüdavendigar Köprüsü. Bu yürüyüşü akşam üzeri saatlerinde yapmanızı ve tepeye ulaştığınızda güzel bir kahve eşliğinde gün batımını izlemenizi tavsiye ederiz çünkü Assos Antik Kenti’nin manzarası oldukça büyüleyici. Tam karşıda Lesbos Adası aşağıda Kadırga Koyu ve Ege’nin bir tablo gibi önünüze serdiği muhteşem güzellikte bir doğa.
Kazdağları’nın süslü etekleri: Adatepe ve Yeşilyurt köyleri

Assos’a kadar gelmişken vaktiniz ve özel aracınız varsa bir gününüzü mutlaka Kazdağları’nın eteklerindeki bu iki köye ayırmalısınız. Kazdağları’nın en popüler duraklarından biri olan Yeşilyurt Köyü ve Adatepe Köyü benzer bir atmosfere sahip. Bozulmamış doğal bir yaşam, taş evler, parke yollar ve dar sokaklar… Yeşilyurt’ta lavantalı dondurma yemeden, Adatepe Köyü’nde de zeytinyağının tadına bakıp Zeus Altarı’ından Edremit Körfezi’nin boydan boya tüm manzarasını görmeden ayrılmayın.
Asya kıtasının en batı ucu ve Ege lezzetleri: Babakale

Assos’taki son gününüzü belki de iyice uzaklara giderek değerlendirmek istersiniz diye düşündük. Mesela Asya’nın en batı ucuna, Babakale’ye. Babakale Osmanlı’dan kalma şirin bir balıkçı köyü ve Assos’a 27 km uzaklıkta. Asya kıtasının en batı ucu olarak geçiyor. Burada Ege mezeleri ve balık yiyebilir, çok yaygın olarak üretilen kapari turşusundan alabilirsiniz. Hatta mevsiminde giderseniz kendiniz bile toplayabilirsiniz. Ayrıca meraklısı için Babakale’de tüplü veya tüpsüz dalış ve zıpkınla balık avlama gibi olanaklar da bulunuyor. Köy kahvesinde mis gibi dağ çayından içmeyi, köy sokaklarında gezip fotoğraf çekmeyi, korsanlardan korunmak için yapılmış kaleyi gezmeyi unutmayın. Son bir lezzet tavsiyesi: Babakale’de köyün arkasında bulunan kekik kaplı tepeler sebebi ile hayvansal ürünlerin lezzeti bir başka güzel. Özellikle %80 koyun, %20 keçi sütü ile yapılmış ezine peynirini mutlaka deneyin.