Büyüleyici bir hikâye: Marco Polo
En ünlü gezginler arasında yer alan Marco Polo, 1254-1324 yılları arasında yaşamış. Venedikli ünlü gezgin ilk seyahatlerini Akdeniz ve Karadeniz kıyılarına gerçekleştirdikten sonra 24 yıl boyunca keşfetmekten hiç vazgeçmemiş. Henüz 17 yaşında Asya’ya doğru keşfe çıkan Marco Polo, ‘dünyanın çatısı’ olarak anılan zorlu Pamir Dağları’ndan İpek Yolu’nu takip ederek Çin’e ulaşırken, bugün dahi nefesleri kesecek pek çok deneyim yaşamış. En ünlü kâşifler dendiğinde akla gelen ilk isimlerden olan Polo, el yazması güncesinde tüm bu serüvenleri kaleme alsa da güncenin orijinal hali ne yazık ki kayıp. ‘Marco Polo’nun Serüvenleri’ adlı güncenin en eski basımlarından biri bugün Oxford’da, Bodleian Kütüphanesi’nde bulunuyor.
Yeni Dünya’nın kâşifi: Kristof Kolomb

1492’de İspanya bandıralı üç gemiyle Atlas Okyanusu’na açılan Kristof Kolomb, Amerika’ya ulaşan ilk kâşif olsa da bu bilgiyi hiç öğrenemeden dünyadan göçtü. İlk olarak Bahama Adaları’na varan, daha sonra çıktığı seferlerde ise Jamaika, Trinidad ve Küba gibi farklı topraklara uzanan Kristof Kolomb, talihsizdir ki gittiği tüm bu yeni yerlerin Hindistan olduğunu düşünüyordu. Bu sebeple vardığı yerlerde yaşayan yerlilere “Indias” (İspanyolca Hindisyanlı) diye seslendi. Genç yaşlarda ilk deniz yolculuğuna çıkan Cenovalı Kolomb, o günün Avrupa’sına yeni bir dünya ihtimalinin kapısını aralayarak tarihte yepyeni bir çağ başlattı.
Tarihe yön veren 20 figürden biri: Evliya Çelebi
Sıra geldi dünyanın en ünlü gezginleri arasında yer alan Anadolulu bir gezgine, Evliya Çelebi’ye. 1611’de doğan Evliya Çelebi, ömrünün kırk yılından fazlasını seyahatlerde geçirdi. 2010’da Avrupa Konseyi tarafından ‘‘İnsanlık Tarihine Yön Veren 20 Kişi’’ arasında gösterilen Evliya Çelebi, 70’lerine dek süren seyahatlerinin ilkini 29 yaşında Bursa’ya gerçekleştirmiş. Orta Doğu’dan Kafkaslara, Mısır’dan Balkanlara uzanan her bir seyahatinde çokça not alan Evliya Çelebi, bu notlar doğrultusunda bugün Topkapı Sarayı’nda yer alan on ciltlik meşhur seyahatnamesini yazmış.
Amerika’nın ismini aldığı kâşif: Amerigo Vespucci

Amerika’ya ulaşan ilk kâşif olmasa da Vespucci, buranın Asya değil yeni bir kıta olduğunu fark eden ilk kâşif. Dolayısıyla Amerika’nın ismini aldığı kâşif de Amerigo Vespucci’nin ta kendisi. 1499-1502 yıllarında Güney Amerika’ya doğru iki farklı sefere çıkan Vespucci, aslında Floransalı bir harita bilimci. Vaktiyle ünlü Medici ailesini temsilen Fransa’ya giden, ilk keşif yolculuğunu bugünün Brezilya topraklarına gerçekleştiren Vespucci, ilk seferinde anakarayı tıpkı Kolomb gibi Asya kıtası zannetmiş. İkinci seyahatinde bölgenin hiç de Asya’ya benzemediğini fark eden Vespucci, İtalya’ya gönderdiği mektupta Amerika’yı ‘yeni dünya’ diyerek tarif etmiş.
Doğu ufku: İbn Battuta
Bu defa yönümüzü Fas’a çeviriyoruz. Dünyanın en ünlü gezginleri arasında sayılan İbn Battuta, 1325’te çıktığı hac yolculuğunun ardından içsel bir aydınlanma yaşayarak kendini yollara adamış. 30 yılda 44 civarı ülke gezdiği rivayet edilen ünlü gezgin Irak’tan Çin’e, hatta Maldivler’e kadar gezmiş, görmüş. Dünyanın en ünlü kaşiflerinden İbn Battuta’nın gittiği şehirlere dair gözlemlerini İbn Battuta Seyahatnamesi adlı eserinde bulmak mümkün.
Hindistan’a giden yol: Vasco de Gama

Portekiz’den yola çıkıp Hindistan’a uzanan ilk kaşif Vasco de Gama, dünyanın en ünlü gezginleri listemizin bir diğer misafiri. 1496’da yola çıkan ve bu süreçte pek çok yerel halkla, hatta kendi gemisindeki isyanlarla mücadele eden Gama, 1498’de Hindistan’a ulaşmış. Bu büyük başarının ardından devlet yetkililerinin 13 gemi daha gönderdiği Hindistan toprakları, Avrupa’dan bölgeye giden ilk kâşif Vasco de Gama’nın son nefesini verdiği yer olmuş.
Heinrich Barth

Dünyanın en önemli gezginleri arasındaki Alman Heinrich Barth’ın 1848’den 1955’e kadar yaptığı seferlerde toplam 16 bin km yol yaptığı tahmin ediliyor. Bu dönemde Çad’dan Nijer’e, Sahra Çölü’nden Çad’a geniş bir bölgeyi mesken tutan Barth, bugün bile oldukça önemli bir kaynak kitap kabul edilen ‘Kuzey ve Orta Afrika’da Geziler ve Keşifler’i kaleme almış. Alman gezginin ayrıca ‘Heinrich Barth Seyahatnamesi: Trabzon’dan Üsküdar’a Yolculuk 1858’ adında, Türkiye’den okurları gülümsetecek bir kitabı da var.