Ana SayfaYerlerAsya gezi rehberiÖzbekistan gezi rehberi: Gezilecek yerler, pratik bilgiler ve özel rotalar

Özbekistan gezi rehberi: Gezilecek yerler, pratik bilgiler ve özel rotalar

İpek Yolu'nun kalbinde, kubbeleri firuze rengiyle parlayan yapılar, pazarlarında baharat kokusu tüten şehirler ve yüzyıllardır değişmeyen bir konukseverlik... Özbekistan gezi rehberinde Semerkant'tan Buhara'ya, Hive'den Taşkent'e uzanan rotada nereleri gezebileceğinizi, ülkeye nasıl gideceğinizi ve seyahatinizi kolaylaştıracak tüm pratik bilgileri bir araya getirdik. Orta Asya'nın bu büyülü ülkesine ilk kez gidecekseniz veya rotanızı oluşturmak istiyorsanız rehberimizi keşfedin.

Turkish Airlines Blog
Turkish Airlines Blog

Yazar ekibimiz tarafından yönetilen bu hesapla, seyahat tutkunları ve keşif meraklılarının keyif alacağı blog içerikleri üretiyoruz.

Özenle hazırladığımız içeriklerimiz aracılığıyla ilham vermeyi, bilgilendirmeyi, heyecanlandırmayı, eğlendirmeyi ve küçük ipuçları ile yolculuğunuzu kolaylaştırmayı amaçlıyoruz. Aynı zamanda yola çıkmanın yenileyici ve özgürleştiriciliğini sizlere tekrar hatırlatmak istiyoruz.

Çünkü Tolstoy'un dediği gibi: “Tüm muhteşem hikayeler iki şekilde başlar; Ya bir insan bir yolculuğa çıkar ya da şehre bir yabancı gelir...”


Özbekistan künyesi

ÜlkeÖzbekistan Cumhuriyeti
BölgeOrta Asya
BaşkentTaşkent
Yüzölçümü447.400 km²
DilÖzbekçe (resmi dil), Rusça (yaygın olarak konuşulur)
İklimKarasal iklim; yazları sıcak ve kurak, kışları soğuk
Bitki ÖrtüsüBozkır / çöl bitki örtüsü, Kızılkum Çölü
GMT FarkıGMT+5 (Türkiye saatinden 2 saat ileri)
Telefon Kodu+998
Para BirimiÖzbekistan Somu (UZS)
Priz TipiC ve F tipi, 220V

Özbekistan nerede?

Taşkent Şehir Parkı'nda yapay gölet üzerindeki yürüyüş köprüsü, peyzaj düzenlemesi ve arka planda yükselen modern gökdelenler manzarası
Taşkent Şehir Parkı’nda yapay gölet üzerindeki yürüyüş köprüsü, peyzaj düzenlemesi ve arka planda yükselen modern gökdelenler manzarası

Özbekistan, Orta Asya’nın kalbinde, denize kıyısı olmayan bir noktada yer alıyor. Kuzeyde ve batıda Kazakistan, güneybatıda Türkmenistan, güneydoğuda Tacikistan ve doğuda Kırgızistan ile komşu. Ülkenin orta ve kuzey kesimini Kızılkum Çölü kaplarken, doğuya doğru gidildikçe Fergana Vadisi’nin verimli toprakları ve Tanrı Dağları’nın eteklerindeki yeşillikler başlıyor.

Avrasya’nın tarihi coğrafyası üç ana kuşağa ayrılıyor: kuzeydeki ormanlık tayga, göçebe tarihinin ana sahnesi olan bozkır ve güneydeki çöl-vaha kuşağı. Özbekistan, bu üçüncü kuşağın, yani çölün ortasında yeşeren vahaların tam merkezinde yer alıyor. Ülkenin batısındaki Harezm bölgesi için Amu Derya (Ceyhun) nehri, Mısır için Nil ne ise o; Semerkant ve Buhara ise Zerefşan Vadisi’nin suladığı vahalar üzerinde yükseliyor. Bu yüzden Özbekistan tarihi, büyük ölçüde suyun ve çölün arasındaki dengenin tarihi denebilir.

Coğrafi konumu sayesinde Özbekistan, tarihi İpek Yolu güzergâhının tam merkezinde yer alıyor. Bu yüzden Semerkant, Buhara ve Hive gibi şehirler yüzyıllar boyunca doğu ile batı arasındaki ticaret kervanlarının uğrak noktası oldu. Bugün de bu konum, ülkeyi bölgedeki bir seyahat rotasının başlangıç noktası hâline getiriyor: Taşkent’ten Kazakistan’ın Almatı’sına, Kırgızistan’ın Bişkek’ine ya da Tacikistan’ın Duşanbe’sine kısa uçuşlarla ulaşmak mümkün.


Özbekistan’a nasıl gidilir?

Özbekistan’a ulaşmanın en hızlı ve konforlu yolu uçak. Türk Hava Yolları, Özbekistan’ın başkenti Taşkent’in yanı sıra Semerkant, Buhara, Ürgenç ve Fergana’ya uçuyor. İstanbul Havalimanı’ndan başlayan Özbekistan uçuşları ortalama 4 saat 30 dakika sürüyor. İstanbul – Özbekistan uçak bileti sayfamızdan seyahatinizi kolayca planlayabilirsiniz.

Kara yolu ile gitmeyi düşünüyorsanız Kazakistan, Kırgızistan ve Tacikistan üzerinden Özbekistan’a girmek mümkün. Özellikle Orta Asya turunu bir arada yapmayı planlayan gezginler bu güzergâhı tercih ediyor. Ülke içinde ise Afrosiyob adlı hızlı tren, Taşkent – Semerkant – Buhara hattında hem hızlı hem de manzaralı bir alternatif sunuyor.


Özbekistan vize istiyor mu?

Özbekistan vizeli mi diye sorarsanız hayır, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarından vize istemiyor. Resmi ve umuma mahsus pasaport sahibi olan Türk vatandaşları, 30 güne kadar olan seyahatlerinde vizeden muaf. Sadece Özbekistan’a girişte kullanılan pasaportun en az 6 ay geçerlilik süresinin olması gerekiyor. Ülkeye girdikten sonraki 3 gün içinde kaldığınız otelde ya da OVİR (yabancılar polisi) üzerinden ikamet kaydınızı yaptırmanız gerekiyor. Birden fazla şehirde veya konaklıyorsanız her adres değişikliğinde bu kaydın yenilenmesi gerektiğini de unutmayın.

Taşkent Uluslararası Havalimanı’ndan şehir merkezine ulaşım

Taşkent’in ana giriş kapısı olan Taşkent Uluslararası Havalimanı, şehir merkezine yaklaşık 9 – 10 kilometre uzaklıkta. Havalimanından merkeze ulaşmak için birkaç seçeneğiniz var:

  • Taksi: En pratik seçenek. Havalimanı çıkışındaki resmi taksi durağından ya da Yandex Go gibi uygulamalar üzerinden taksi çağırabilirsiniz. Uygulama üzerinden gitmek hem fiyat şeffaflığı hem de pazarlık derdinden kurtulmak için öneriliyor. Merkeze ulaşım genelde 20 – 30 dakika sürüyor.
  • Otobüs: Havalimanı yakınından geçen 11, 67 ve 94 numaralı otobüsler ile şehir merkezine gidebilirsiniz.
  • Otel transferi: Konakladığınız otelden önceden transfer talep etmek, özellikle geç saatte inen yolcular için en sorunsuz seçenek.

Semerkant ve Buhara havalimanları ise çok daha küçük ve şehir merkezine yakın; buralarda da taksi en yaygın ulaşım şekli.


Özbekistan’a ne zaman gidilir?

Buhara'nın tarihi merkezinde yer alan Poi Kalyan Kompleksi, Kalyan Minaresi ve Mir-i Arab Medresesi'nin gün batımında havadan dron görünümü
Buhara’nın tarihi merkezinde yer alan Poi Kalyan Kompleksi, Kalyan Minaresi ve Mir-i Arab Medresesi’nin gün batımında havadan dron görünümü

Özbekistan’ı ziyaret etmek için en uygun zaman, doğanın uyandığı mart ortasından hazirana kadar süren ilkbahar ve pazar tezgâhlarının bereketlendiği eylülden kasım ortasına kadar süren sonbahar dönemi. Ülke karasal iklime sahip olduğu için yazlar oldukça sıcak geçiyor: Temmuz ve ağustosta yerel halkın “Chilla” dediği kırk günlük dönemde sıcaklıklar 40°C’yi aşıyor, çöl kentlerinde 45°C’nin üzerine çıkabiliyor. Kışlar ise soğuk ve ayazlı.

Yaz ayları, özellikle Buhara ve Hive gibi çöl iklimine yakın şehirlerde yorucu olabilir; sabah erken saatlerde gezip öğlen dinlenmeyi tercih edenler için yine de uygun olabilir. Kış aylarında (aralık – şubat) sıcaklıklar sıfırın altına inebiliyor ancak turist kalabalığından uzak, sakin bir gezi deneyimi arayanlar için bu dönem de bir seçenek.

Festival takvimine göre gitmek isteyenler için: Mart ayındaki Nevruz kutlamaları, ülke genelinde renkli sokak gösterileri ve geleneksel yemeklerle kutlanıyor. Mayıs veya haziran aylarında Buhara’da düzenlenen Silk and Spice Festivali ise İpek Yolu kültürünü canlandıran bir etkinlik olarak dikkat çekiyor.


Dünya daha büyük. Keşfet.


Havalimanı

Havalimanı
Gidiş
Dönüş

Giriş Tarihi Seçiniz

Dönüş Tarihi Seçiniz


Kabin Türü
Yolcu Sayısı
Yetişkin Yolcu
12 + Yaş
1

Çocuk Yolcu
2 - 12 Yaş
0

Bebek Yolcu
0 - 2 Yaş
0

Özbekistan gezilecek yerler

Semerkant

Semerkant Registan Meydanı'nda yer alan Uluğ Bey, Tilya-Kori ve Şir-Dar medreselerinin tarihi çinili cepheleri ve kubbeleri
Semerkant Registan Meydanı’nda yer alan Uluğ Bey, Tilya-Kori ve Şir-Dar medreselerinin tarihi çinili cepheleri ve kubbeleri

Özbekistan gezilecek yerleri arasında Semerkant herhalde ilk sıradadır. Fethettiği her memleketten en iyi mimarları ve ustaları “dünyanın en iyisi benim şehrimde olmalı” anlayışıyla buraya getiren Emir Timur’un başkenti, bugün hâlâ bu iddianın izlerini taşıyor. Timur İmparatorluğu’nun başkenti olan Semerkant, Özbekistan’ın en görkemli şehri kabul ediliyor. M.Ö. 7. yüzyılda antik Afrasiyab olarak kurulan şehir, en önemli gelişimini 14. ve 15. yüzyıllar arasında Timur döneminde yaşadı. Başlıca gezilecek yerler arasında Registan Meydanı ve medreseler, Bîbî Hanım Camii, Şah-i Zinde ve Gur-i Emir ile Uluğ-Beg Gözlemevi (​​Semerkant Rasathanesi) öne çıkıyor.

Şehrin kalbinde yer alan Registan Meydanı, üç muhteşem medresenin çevrelediği, mavi-turkuaz çinileriyle göz kamaştıran bir alan. “Kumsal yer” anlamına gelen meydan, bir zamanlar nehir yatağıyken suların çekilmesiyle Orta Asya’nın en büyük pazarlarından birine dönüşmüş. 15. yüzyıldan kalma Uluğ Bey Medresesi’nin kapısında “İlim öğrenmek her Müslüman erkek ve kadın üzerine farzdır” hadisi yazıyor; karşısındaki Şir-Dor Medresesi, İslam mimarisinde nadir görülen aslan ve güneş figürleriyle dikkat çekiyor; ikisinin arasındaki Tillâ-Kârî Medresesi’nin (Altın Kaplamalı) tavanı ise “kundal” tekniğiyle işlenen altın varaklarla, düz bir yüzeyde kubbe illüzyonu yaratıyor. Gün batımında ışıklandırılan meydanı görmek, Semerkant’a gidenlerin listesinin başında yer alıyor.

Gur-i Emir Türbesi, Timur’un ve haleflerinin gömülü olduğu yer. Türbenin ortasındaki koyu yeşil yeşim taşı blok, Emir’in sembolik lahdini oluşturuyor. Timur’un, hocası Seyyid Bereke’nin ayak ucuna gömülmeyi vasiyet ettiği rivayet ediliyor; türbedeki mezar düzeni de buna göre kurulmuş. Ünlü astronom-hükümdar Uluğ Bey’in 1420’lerde yaptırdığı Uluğ Bey Rasathanesi’nde ise devasa mermer sekstantın yer altında kalan bölümü görülebiliyor. Uluğ Bey ve ekibi bu araçla binden fazla yıldızın konumunu haritalamış ve güneş yılının uzunluğunu modern ölçümlerden yalnızca bir dakika farkla hesaplamış. Firuze ve kobalt mavisi sır altı süsleme örnekleriyle bilinen Şah-i Zinde türbeler kompleksi de mutlaka görülmesi gereken yerler arasında.

Efrasiyab Harabeleri: Şehrin kuzeyindeki bu geniş höyük, Moğol istilasından önceki Semerkant’ın kalıntılarını barındırıyor. Burası, antik dünyanın en usta tüccarları sayılan Soğdların merkeziydi; Soğd alfabesi, daha sonra Uygur ve Moğol yazılarına kaynaklık etti. Çin kaynaklarına göre Soğdlar, yeni doğan bebeklerin ağzına tatlı dilli olsun diye bal, para iyi tutsun diye de avucuna yapışkan sürerlermiş. Alandaki müzede 7. yüzyıldan kalma ünlü Efrasiyab freskleri sergileniyor.

Konigil Köyü ve Semerkant kâğıdı: Şehre birkaç kilometre uzaklıktaki Konigil’de, 751 Talas Savaşı’nın ardından Çinli ustalardan öğrenildiği kabul edilen yöntemle el yapımı kâğıt üretimi yeniden canlandırılmış. Dut ağacı kabukları su değirmenlerinde dövülerek elde edilen bu pürüzsüz kâğıdın, doğal yapısı sayesinde böcek ve nemden etkilenmeden yüzyıllarca dayandığı söyleniyor. Atölyeyi ziyaret edip üretimi yerinde görmek ve kâğıttan yapılmış hediyelikler almak mümkün; yarım günlük keyifli bir mola.

Buhara

Buhara Lyabi Hauz kompleksinde yer alan Nadir Divan-Begi Hangâhı'nın tarihi çinili taç kapısı ve önündeki havuzda oluşan mimari yansıması
Buhara Lyabi Hauz kompleksinde yer alan Nadir Divan-Begi Hangâhı’nın tarihi çinili taç kapısı ve önündeki havuzda oluşan mimari yansıması

İpek Yolu üzerinde yer alan Buhara, 2000 yıldan daha eski bir tarihe sahiptir. Şehrin tarihi merkezinin tamamı UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alıyor. Bu açıdan Özbekistan gezilecek yerler listelerinde baş sıralarda yer alıyor. Şehrin adının bile Sanskritçede “Budist manastırı” anlamına gelen “vihara” kelimesinden geldiği kabul ediliyor; bu köken, Buhara’nın İslam öncesi katmanlarına dair ilk ipucu.

Lyabi-Hauz Meydanı, çevresindeki medreseler ve gölet kenarındaki çay bahçeleriyle şehrin sosyal buluşma noktası. Hemen yakınındaki Magok-i-Attari Camii (Çukurdaki Cami), kentin katmanlı geçmişinin en somut örneği: Kazılar en altta bir Budist tapınağı, üzerinde Zerdüşt ateşgedesi ve en üstte İslam mimarisini ortaya çıkarmış. Moğol istilası sırasında yapının korunması için Buharalılar tarafından toprakla örtüldüğü rivayet ediliyor. Ark Kalesi, yüzyıllarca Buhara emirlerinin ikametgâhı olmuş bir iç kale.

Şehrin simgesi, Poi-Kalyan Kompleksi‘ndeki Kalon Minaresi. 12. yüzyılın ilk yarısında Karahanlılar döneminde inşa edilen minare, yapıldığında dünyanın en yüksek yapılarından biriydi ve dokuz yüz yıldır depremlere ve savaşlara direniyor. Rivayete göre 1220’de şehre giren Cengiz Han, minareye bakmak için başını kaldırdığında miğferi yere düşmüş; kulenin heybeti karşısında eğilmek zorunda kaldığı için “Burayı yıkmayın” emri vermiş. Kalon, Moğol yıkımından sağ çıkan nadir yapılardan biri.

Kubbeli çarşılar (tok) arasında dolaşırken, sarrafların çalıştığı Toki Sarrofon‘a dikkat edin: İpek Yolu döneminde Hindistan’dan gelen rupinin Bizans altınına ya da Çin gümüşüne çevrildiği bu kubbe, mimarisi sayesinde en sıcak günde bile rüzgârı içeride döndürerek serinlik sağlıyor; kervanların uğrak yeri olduğu için aynı zamanda kıtalararası haberlerin el değiştirdiği bir merkezdi. Çarşılarda bugün geleneksel el işi ipek ve altın işlemeli tekstil ürünlerini yerinde görebilirsiniz.

Buhara’nın çok kültürlü geçmişini simgeleyen iki yapı da görülmeye değer: Dört kulesiyle Çar Minar Medresesi‘nin kapı yapısı ve eski şehirde, günlük hayatta Tacikçe konuşan, kökleri Babil Sürgünü’ne kadar götürülen Buhara Yahudilerinin (Buharim) asırlık sinagogu.

İsmail Samani Türbesi, tüm İslam dünyasında 10. yüzyıl mimarisinin en iyi korunmuş örneği kabul ediliyor. Yapıda çini ya da boya kullanılmamış; pişmiş toprak tuğlalar, ışık ve gölge oyunlarıyla sepet örgüsü etkisi verecek biçimde işlenmiş. Moğol istilasından önce bir kum fırtınasıyla tamamen toprağın altında kalması sayesinde yıkımdan kurtulduğu ve ancak 20. yüzyılda gün yüzüne çıkarıldığı anlatılıyor. Buhara, 10. ila 17. yüzyıllar arasındaki Orta Asya İslam şehirlerinin en iyi korunmuş örneklerinden biri ve kentsel dokusu büyük ölçüde bozulmadan günümüze ulaşmış.

Hive

Hive'deki surlarla çevrili İçan Kale'de yükselen İslam Hoca Minaresi, Pehlivan Mahmud Türbesi'nin turkuaz kubbesi ve tarihi kerpiç yapılar manzarası
Hive’deki surlarla çevrili İçan Kale’de yükselen İslam Hoca Minaresi, Pehlivan Mahmud Türbesi’nin turkuaz kubbesi ve tarihi kerpiç yapılar manzarası

Ülkenin kuzeybatısında, Harezm bölgesinde yer alan Hive, tarihin derinliklerine uzanan bir şehir olarak hem gezginler hem de tarih tutkunları için adeta bir açık hava müzesi. Efsaneye göre şehir, Nuh Peygamber’in oğlu Sam’ın rüyasında gördüğü bir kuyunun etrafında kurulmuş; “Heyvak” adı verilen bu kuyu bugün de İçan-Kala içinde gösteriliyor. 1967’de “müze şehir” ilan edilen Hive’nin surları ardında hâlâ yaklaşık üç bin kişi yaşıyor; bu yüzden burası donmuş bir dekor değil, yaşayan bir eski şehir. Dar sokaklarında yürürken karşınıza çıkan turkuaz çinili Kalta Minor Minaresi, saraylar ve medreseler, Hive’yi Özbekistan’ın en fotojenik duraklarından biri yapıyor.

Hive aynı zamanda matematik tarihinin dönüm noktalarından birinin memleketi: 9. yüzyılda yaşayan ve “algoritma” kelimesinin adından türediği El-Harezmi, cebirin kurucusu ve Hint rakamlarını (sıfır dahil) İslam dünyasına ve oradan Avrupa’ya taşıyan bilgin olarak buradan çıkmış. Şehrin batı kapısının önündeki heykeli, İçan-Kala’ya girmeden önceki ilk durak.

Hive’nin tarihi merkezi olan ve surlarla çevrili İçan-Kala (İç Kale), UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alıyor ve ağırlıklı olarak 18. ve 19. yüzyıldan kalma yapılar barındırıyor. En dikkat çekici yapı, Kalta Minor Minaresi: Rivayete göre Han, “tepesinden Buhara’yı görebileceği” bir minare istemiş; inşaat 1855’te Han’ın ölümüyle 29 metrede yarım kalmış. Kısacık ve devasa gövdesiyle dikkat çeken minare, dıştan tamamen çiniyle kaplı olmasıyla benzersiz. Hanların yaşadığı Kuhna Ark (Eski Kale), çöl sıcağına karşı doğal havalandırma sağlayan yüksek eyvanlarıyla dönemin mimari zekâsını gösteriyor; kalenin burcundan İçan-Kala’nın en güzel gün batımı manzarası izleniyor. Ahşap sütunlu Cuma Camii, Pehlivan Mahmud Türbesi ve haremiyle Taş Hauli Sarayı da gezilecek yerler arasında.

Şehir meydanındaki deve kervanı heykelleri, bu coğrafyanın gerçek kahramanlarını, çift hörgüçlü Orta Asya develerini onurlandırıyor. Surların dibinde dikkatli bakanlar, bölgenin 8. yüzyıldaki Arap fethinden önceki inancına ait izlere de rastlayabiliyor: Zerdüşt inancına göre toprak, ateş ve su kutsal sayıldığı için ölüler gömülmez, kemikleri “astodan” adı verilen mezar kutularına konurdu.

Harezm çöl kaleleri: Hive’yi Buhara’ya bağlayan yol üzerinde, Kızılkum Çölü’nün kenarında yükselen kerpiç kaleler, Harezm’in İpek Yolu’ndaki gücünü anlatıyor. Harezm adının “güneşin doğduğu toprak” ya da “alçak, sulak yer” anlamına geldiği düşünülüyor; bölgenin bereketi tamamen Amu Derya’ya bağlıydı. Kuruluşu M.Ö. 4. yüzyıla tarihlenen Ayaz Kale, vahayı kuzeydeki Saka (İskit) göçebelerinden koruyan bir garnizondu. M.S. 2.-3. yüzyıllarda bölgenin merkezi olan Toprak Kale, tamamen kerpiçten inşa edilmiş büyük bir şehirdi; nehrin yatak değiştirmesiyle susuz kalan şehir terk edilmiş ve adını aldığı toprağa geri dönmüş. Kuşatmalara karşı yeraltı sarnıçlarıyla donatılan Kızıl Kale ise bu savunma mimarisinin en iyi örneklerinden. Kalelere Hive’den yarım günlük bir turla ya da Buhara – Hive yolculuğunda mola vererek ulaşabilirsiniz.

Taşkent

Taşkent'teki tarihi Chorsu Çarşısı'nın turkuaz kubbesi, çevresindeki pazar alanı ve ufuk çizgisindeki modern şehir manzarasının havadan panoramik görünümü
Taşkent’teki tarihi Chorsu Çarşısı’nın turkuaz kubbesi, çevresindeki pazar alanı ve ufuk çizgisindeki modern şehir manzarasının havadan panoramik görünümü

Özbekistan’ın başkenti Taşkent, ülkenin diğer şehirlerine göre çok daha modern bir yüze sahip. Yaklaşık 2,6 milyonluk nüfusuyla Taşkent, Özbekistan’ın en kozmopolit şehri ve ağırlıklı olarak Özbekler olmak üzere çeşitli etnik gruplara ev sahipliği yapıyor. Taşkent’in turistik yerlerinin çoğu, geleneksel kültürünü korumayı başarmış olan Eski Şehir (Old City) bölgesinde yer alıyor.

Sovyet dönemi mimarisi, geniş bulvarlar ve şehrin sanat galerisini andıran metro istasyonları başkentte karşınıza çıkıyor. Şehrin sıfır noktası sayılan Emir Timur Meydanı‘nda, atlı Timur heykelinin arkasında yükselen Hotel Uzbekistan, Sovyet brütalizminin en tanınmış örneklerinden: 1974 yapımı binanın cephesini kaplayan devasa beton panjurlar (meşrebiye), Taşkent’in kavurucu yaz sıcağını kırmak için tasarlanmış. Hazreti İmam Külliyesi, dünyanın en eski Kur’an nüshalarından birinin (Hz. Osman Mushafı) sergilendiği yer olarak öne çıkıyor. Yedi kubbenin altına yayılan Çorsu Pazarı‘nda ise şehrin en canlı hâlini yaşayabilirsiniz: Kasap tezgâhları, kurutulmuş yoğurt topları “kurt” satan teyzeler, naryn ve Taşkent pilavının kokusu… Meydan çevresindeki müzelerle de şehrin tarihine dair fikir edinebilirsiniz.

Özbekistan’ın başkenti Taşkent, aynı zamanda ülkenin kültür merkezidir. Çeşitli koleksiyon ve sergilere ev sahipliği yapan birçok ilgi çekici müzeye ev sahipliği yapıyor: Tarihi Devlet Müzesi, Özbekistan’ın tarihine erken Paleolitik dönemden günümüze kadar bakıyor. Devlet Uygulamalı Sanatlar Müzesi, 19. yüzyılın sonunda bir Rus diplomatın konağı olarak inşa edilmiş; yapının kendisi, “ganch” adı verilen inanılmaz ince alçı oymaları ve boyalı tavanlarıyla başlı başına bir sergi. İçeride Rişton’un mavi seramikleri, duvar boyu suzani işlemeler, ikat kumaşlar ve halılar sergileniyor; Özbek el sanatlarını tek çatı altında görmek için en iyi adres.

Şehr-i-Sebz

Şehr-i Sebz'deki Dorut Tilovat Kompleksi bünyesinde yer alan Gök Kümbet Camii, Şeyh Şemseddin Külal ve Gümbez-i Seyidan türbelerinin turkuaz kubbeleri ile tuğla mimarisi manzarası
Şehr-i Sebz’deki Dorut Tilovat Kompleksi bünyesinde yer alan Gök Kümbet Camii, Şeyh Şemseddin Külal ve Gümbez-i Seyidan türbelerinin turkuaz kubbeleri ile tuğla mimarisi manzarası

Timur’un doğum yeri olan Şehr-i-Sebz, Semerkant’a yaklaşık 1,5-2 saatlik bir mesafede yer alıyor ve genelde günübirlik bir gezi olarak tercih ediliyor. UNESCO Dünya Mirası Alanları arasında yer alan tarihi merkezi ile Özbekistan’ın en eski ve renkli şehirlerinden biri burası. Eski adı ile “Keş” olarak bilinen şehir, çevresinin verimli topraklarla çevrili olmasından dolayı Farsça’da “yeşil şehir” anlamına gelen “Şehrisebz” olarak biliniyor.

Timur’un Keş yakınındaki Hoca Ilgar köyünde doğması ve bu yörede yetişmesi nedeniyle şehir 16. yüzyılda yeniden önem kazandı. Yapılan binaların en dikkat çekicisi 1380 tarihli Ak Saray’dır. Şehrin birkaç kilometre uzağında bulunan bu eserin sadece 56 m. yüksekliğindeki âbidevî taçkapısı günümüze kadar ulaştı.

Fergana Vadisi

Milyonlarca yıl önce meydana gelen Fergana Vadisi; Özbekistan, Kırgızistan ve Tacikistan arasında yer alan, son derece verimli ve yoğun nüfuslu bir bölgedir. Pamuk, meyve ve ham ipek üretiminde de çok önemli bir merkez burası.

Özbekistan’ın en verimli ve nüfus yoğunluğu en yüksek bölgesi olan Fergana Vadisi, geleneksel el sanatlarıyla ünlü. Rişton’daki (Rishton) seramik atölyelerinde üretilen eşsiz mavi seramikler ve renkli pazarlarıyla vadi, ülkenin daha az turistik ama kültürel olarak son derece zengin bir bölgesi. Taşkent’ten Fergana’ya tren veya araçla ulaşmak mümkün.


Turkish Airlines’ın özel gezi rotası

Taşkent Televizyon Kulesi'nin gün batımında çevresindeki şehir yerleşimi, parklar ve ufuk çizgisiyle birlikte havadan görünümü
Taşkent Televizyon Kulesi’nin gün batımında çevresindeki şehir yerleşimi, parklar ve ufuk çizgisiyle birlikte havadan görünümü

Türk Hava Yolları’nın İstanbul’dan Taşkent’e sunduğu doğrudan uçuşlar, Özbekistan turunu Türkiye’den başlatmak isteyenler için en pratik başlangıç noktası. Türk Hava Yolları’nın Semerkant, Buhara, Ürgenç (Hive) ve Fergana’ya da doğrudan uçması sayesinde gidiş ve dönüşü farklı şehirlerden planlamak mümkün: Örneğin Taşkent’e uçup rotanın sonunda Ürgenç’ten İstanbul’a dönerek Taşkent’e geri dönme zorunluluğunu ortadan kaldırabilirsiniz. Vakit ve olanaklarınıza göre Özbekistan’ı tek başına bir rota olarak kurgulayabilir ya da Almatı (Kazakistan) veya Bişkek (Kırgızistan) gibi komşu merkezi şehirler ile birleştirilmiş bir seyahat de planlayabilirsiniz.

Önerilen klasik rota şu şekilde: İstanbul’dan Taşkent’e uçuş; ardından Afrosiyob hızlı treniyle yaklaşık 2 saatte Semerkant’a, yine Afrosiyob ile yaklaşık 1,5 saatte Buhara’ya geçiş; Buhara’dan Kızılkum Çölü’nü aşarak Hive’ye ulaşım ve son olarak Hive’nin havalimanı olan Ürgenç’ten 1 saat 40 dakikalık bir iç hat uçuşuyla Taşkent’e ya da doğrudan İstanbul’a dönüş. Buhara – Hive arası kara yoluyla yaklaşık 450 kilometre (özel araç veya paylaşımlı taksiyle 6 – 7 saat); bu etabı tam bir gün olarak planlayın ve yol üzerindeki Ayaz Kale ile Toprak Kale gibi antik Harezm çöl kaleleri için mola verin. Mayıs 2026’da sefere başlayan ve Semerkant ile Buhara’da da duran Taşkent – Hive hızlı treni haftanın belirli günlerinde çalışıyor; sefer günlerini seyahat öncesinde teyit etmekte fayda var. Bu güzergâh, ülkenin en ikonik dört şehrini tek bir seyahatte, gereksiz geri dönüşler yapmadan gezmenizi kolaylaştırıyor.


Özbekistan kaç günde gezilir?

Özbekistan’ın dört büyük şehrini (Taşkent, Semerkant, Buhara, Hive) rahat bir tempoda gezmek için 10 – 12 gün ideal bir süre. Zamanınız kısıtlı ise Taşkent, Semerkant ve Buhara üçlüsüne odaklanan 6- 7 günlük bir rota da ülkenin en önemli tarihi mirasını görmenize yetiyor. Sadece Semerkant ve Buhara’yı görmek isteyenler için ise 3 – 4 gün yeterli olabilir ancak Hive’nin sunduğu benzersiz deneyimi kaçırmamak için mümkünse rotaya dahil etmenizi öneririz. Buhara – Hive arasındaki yolculuğun neredeyse tam bir gün aldığını hesaba katın. Fergana Vadisi ve Şahrisabz gibi ek duraklar eklemek isteyenler, süreyi 2-3 gün daha uzatabilir.


Özbekistan’da şehir içi ulaşım

Taşkent Alisher Navoi metro istasyonunda geleneksel kubbe ve kemer mimarisi altında peronda hareket eden yolcular ile mavi metro treni
Taşkent Alisher Navoi metro istasyonunda geleneksel kubbe ve kemer mimarisi altında peronda hareket eden yolcular ile mavi metro treni

Taşkent metrosu, Orta Asya’nın ilk metro sistemi olarak 1977’de açılmış ve istasyonlarının her biri mermer, mozaik ve avizelerle adeta sanat galerisi gibi tasarlanmış; şehri gezerken sadece ulaşım aracı değil, ziyaret edilesi bir mekân olarak da düşünülebilir. İstasyonlarda fotoğraf çekmek, uzun yıllar süren yasağın 2018’de kaldırılmasından bu yana serbest. Ücret mesafeden bağımsız, sabit ve oldukça uygun; eski jeton sistemi 2020’de kaldırıldı. Turnikelerde ATTO ulaşım kartı, temassız banka kartı (Visa ve Mastercard dahil) ya da telefonunuzla ödeme yapabiliyorsunuz; nakit ödemek isteyenler gişeden biraz daha pahalı olan QR kodlu kâğıt bilet alabiliyor. ATTO kartı şehir otobüslerinde de geçerli.

Şehirler arası ulaşımda Afrosiyob hızlı treni, Taşkent – Semerkant – Buhara hattında saatte 250 km’ye varan hızıyla en konforlu seçenek: Taşkent’ten Semerkant’a yaklaşık 2 saat, Buhara’ya yaklaşık 3,5 saat sürüyor. Biletler Özbekistan Demiryolları’nın resmî sitesi ve mobil uygulaması üzerinden yaklaşık 45 – 60 gün önceden satışa çıkıyor ve yoğun sezonda (nisan – mayıs, eylül – ekim) popüler saatler günler, hatta saatler içinde tükenebiliyor; bilet pasaporta düzenlendiği için istasyona girişte pasaportunuzu yanınızda bulundurun. Hive için Mayıs 2026’da sefere başlayan Taşkent – Hive hızlı treni (Semerkant ve Buhara duraklı, yaklaşık 7,5 saat) haftanın belirli günlerinde çalışıyor; alternatif olarak Ürgenç’e günde birçok iç hat uçuşu ve gece treni bulunuyor. Fergana Vadisi’ne ise Taşkent’ten Kamçık Geçidi’ni aşan günlük trenle Hokand’a yaklaşık 4, Margilan’a yaklaşık 5 saatte ulaşılıyor. Şehir içlerinde ise taksi ve Yandex Go gibi uygulamalar en yaygın ulaşım şekli; uygulama Taşkent ve Semerkant’ta sorunsuz çalışırken Buhara’da araç bulmak biraz daha uzun sürebiliyor, Hive’de ise henüz aktif değil. Semerkant, Buhara ve Hive’ın eski şehir merkezleri zaten yürüyerek gezilebilecek kompaktlıkta.


Özbekistan’da nerede yemek yenir?

Buhara Lyabi Hauz meydanında servis edilen çıtır somsa böreği, domates sosu ve geleneksel desenli çaydanlık ile arka plandaki tarihi medrese manzarası
Buhara Lyabi Hauz meydanında servis edilen çıtır somsa böreği, domates sosu ve geleneksel desenli çaydanlık ile arka plandaki tarihi medrese manzarası

Özbek mutfağı, İpek Yolu’nun kesişim noktasında olmanın verdiği zenginlikle şekillenmiş. Ülkenin milli yemeği sayılan plov (palov/pilav), pirinç, havuç, et ve nohutla hazırlanan, her bölgenin kendine özgü tarifi olan doyurucu bir yemek; Semerkant plovu ile Taşkent plovu arasında bile fark var. Buhara pilavı dev bakır kazanlarda katmanlar hâlinde, süzme yöntemiyle pişiriliyor ve sarı havuç, kuzu eti ve siyah kuru üzümle bezeniyor. Hive’nin imza yemeği ise shivit oshi: Hamuruna taze dereotu yedirilerek yemyeşil renk alan bu ev yapımı erişte, üzerine et ve sebze sosuyla, yanında süzme yoğurtla servis ediliyor; çöl sıcağında ferahlatıcı bir öğle yemeği. Şaşlık (ızgara et şişleri), laghman (el yapımı erişte ile hazırlanan çorba/yemek), manti (mantı), somsa (fırında pişen etli veya kabaklı börek) ve her sofrada bulunan non (geleneksel Özbek ekmeği) mutlaka denenmesi gereken lezzetler arasında. Non’un en ünlüsü Semerkant ekmeği; Siyob Pazarı’nın yıldızı olan bu ekmek suyla değil, süt ve kaymakla yoğruluyor. Üzerindeki mühür desenleri hem ekmeğin tandırda kabarıp patlamasını önlüyor hem de kuruduğunda aylarca bozulmadan saklanmasını sağlıyor; bu yüzden Semerkant ekmeği geleneksel olarak hediye niyetine şehir dışına götürülüyor. Plov geleneksel olarak öğle yemeği; büyük kazanlarda sabah pişirilip öğleden sonra tükeniyor. Taşkent’teki Orta Asya Plov Merkezi’nde (Besh Qozon) dev kazanlardan servis edilen plov, şehrin en sevilen deneyimlerinden biri. Sofrada ekmek kutsal kabul ediliyor: Non ters çevrilmez, yere konmaz ve çöpe atılmaz.

Semerkant ve Buhara’daki geleneksel çayhaneler (chaykhana), hem yerel yemekleri denemek hem de yerel yaşamı gözlemlemek için ideal mekânlar; genellikle avlu içinde, tahta divanlarda oturarak yemek yeniyor. Taşkent’te ise hem geleneksel hem modern restoran seçenekleri bir arada bulunuyor. Pazarlarda (özellikle Semerkant’taki Siyob Bazaar) taze meyve, kuruyemiş ve yerel tatlıları denemek de gezinin vazgeçilmez bir parçası. Yemeğin yanında ve her fırsatta ikram edilen yeşil çay (kök çoy), Özbek misafirperverliğinin öne çıkanlarından.


Özbekistan’dan ne alınır?

Taşkent pazarında sergilenen el yapımı renkli Özbek seramik tabakları, kaseler, desenli tekstil ürünleri ve geleneksel bibloların yer aldığı hediyelik eşya tezgâhı
Taşkent pazarında sergilenen el yapımı renkli Özbek seramik tabakları, kaseler, desenli tekstil ürünleri ve geleneksel bibloların yer aldığı hediyelik eşya tezgâhı

Özbekistan, el sanatları konusunda son derece zengin bir ülke ve alışveriş, gezinin keyifli bir parçası hâline geliyor:

  • Suzani işlemeler: El işi nakışlarla süslenmiş, geleneksel motifler taşıyan tekstil ürünleri; duvar süsü, yastık kılıfı veya masa örtüsü olarak kullanılabiliyor.
  • İkat kumaşları: Özellikle Margilan’da üretilen, canlı renkli ve geometrik desenli ipek kumaşlar.
  • Seramik: Rişton’un mavi-turkuaz tonlarındaki geleneksel seramikleri, tabak ve vazolarıyla ünlü.
  • Halı ve kilim: Buhara ve çevresinde üretilen el dokuması halılar.
  • Bıçak: Fergana Vadisi’ndeki Çust kasabasının el yapımı, işlemeli bıçakları koleksiyoncuların ilgisini çekiyor.
  • Baharat ve kuruyemiş: Yerel pazarlardan alınacak zira (kimyon), sumak, baharat karışımları, kuru kayısı, kuru üzüm, badem ve ceviz gibi ürünler hem hafif hem de pratik hediyelik seçenekler. Semerkant’taki Siyob Bazaar ve Taşkent’teki Çorsu Çarşısı bu alışveriş için en renkli adresler.

Pazarlarda pazarlık yapmak yaygın bir uygulama; özellikle turistik bölgelerdeki dükkânlarda ilk söylenen fiyatın üzerinde esneklik payı bırakıldığını unutmayın.

Gümrük notu: Özbekistan’da 50 yaşından eski eşyalar (antika halı, suzani, seramik, el yazması vb.) kültürel değer sayılıyor ve ülke dışına çıkarılmaları için uzman raporu ve izin gerekiyor; izinsiz çıkarılmaya çalışılan parçalara gümrükte el konuluyor. Yeni üretim el sanatlarında sorun yok; yine de değerli halı ve tekstil alışverişlerinde satıcıdan fatura veya ürünün yeni olduğunu gösteren bir belge istemek gümrükte işinizi kolaylaştırır. Çust bıçaklarını ise yalnızca kayıtlı bagajda taşıyabilirsiniz.


Özbekistan’da nerede kalınır?

Taşkent‘te uluslararası zincir otellerden butik konseptlere kadar geniş bir yelpaze bulunuyor; şehir merkezine yakın bölgeleri tercih etmek metro ve taksi erişimi açısından avantaj sağlıyor. Semerkant ve Buhara‘da ise eski şehir dokusundaki geleneksel konak evlerinden (butik oteller) dönüştürülmüş konaklama seçenekleri, hem otantik bir deneyim sunuyor hem de tarihi meydanlara yürüme mesafesinde kalmanızı sağlıyor. Hive‘da İçan-Kala surları içindeki küçük butik oteller, eski şehrin atmosferini geceleri de yaşamak isteyenler için özellikle önerilir. Konaklama fiyatları genel olarak Avrupa standartlarına göre oldukça uygun; ancak yüksek sezonda (ilkbahar ve sonbahar) erken rezervasyon yaptırmakta fayda var. Ülkeye girişte zorunlu olan ikamet kaydını oteller ve lisanslı pansiyonlar sizin adınıza otomatik yapıyor; size verilen kayıt fişlerini (kâğıt veya dijital) ülkeden çıkana kadar saklayın, çıkışta istenebiliyor. Airbnb benzeri evlerde kalacaksanız ev sahibinin bu kaydı yapabildiğinden emin olun.


Özbekistan neden ziyaret edilmeli?

Özbekistan, tarih meraklıları için adeta açık hava müzesi niteliğinde: Registan Meydanı’nın çinili medreseleri, Buhara’nın bin yıllık sokakları ve Hive’ın surlarla çevrili eski şehri, İpek Yolu’nun altın çağını hâlâ hissettiriyor. Bunun ötesinde, Avrupa standartlarına kıyasla oldukça ekonomik bir seyahat bütçesiyle, konuksever bir yerel halkla ve zengin bir mutfak kültürüyle karşılaşıyorsunuz. Türk vatandaşları için vize aranmaması, dilsel ve kültürel yakınlık (Özbekçe’nin Türkçeyle akraba bir dil olması) de Özbekistan’ı özellikle Türkiye’den gidecek gezginler için cazip kılan unsurlar arasında. Kalabalık turist rotalarının henüz aşırı istismar etmediği bu topraklar, hem fotoğraf tutkunlarına hem de yavaş seyahat etmeyi sevenlere eşsiz bir deneyim vadediyor.


Özbekistan seyahatiniz için pratik bilgiler

Hive İçan Kale içinde yer alan mavi ve turkuaz çinilerle kaplı tarihi Kalta Minor Minaresi ve kerpiç mimarili sokak manzarası
Hive İçan Kale içinde yer alan mavi ve turkuaz çinilerle kaplı tarihi Kalta Minor Minaresi ve kerpiç mimarili sokak manzarası

Para birimi: Ülkenin resmî para birimi Özbekistan Somu (UZS); 1 ABD doları 2026 itibarıyla yaklaşık 12.000 som ediyor (kur değişkendir), bu yüzden kalın banknot destelerine alışın. Döviz bozdurmak için banka ve resmî döviz bürolarını kullanın; sokakta döviz bozdurmak yasa dışı ve 2017’deki serbest kur politikasından bu yana gereksiz. Yanınızda temiz, yıpranmamış ABD doları ya da euro götürün; Türk lirası her yerde bozdurulamıyor. Visa ve Mastercard büyük şehirlerdeki otel, restoran ve mağazalarda geçerli; ATM’lerden som çekmek mümkün ancak işlem limitleri düşük ve makineler zaman zaman boş kalabiliyor. Pazarlarda, taksilerde, küçük işletmelerde ve müze girişlerinde nakit hâkim. Bahşiş zorunlu değil. İyi restoranlarda hesaba yüzde 10 civarında servis ücreti eklenmiş olabilir, hesabı kontrol edin. Gümrükte 100 milyon somu (yaklaşık 8.000 dolar) aşan nakit girişte beyan edilmek zorunda.

Fiş ve priz tipi: Özbekistan’da C ve F tipi prizler kullanılıyor, voltaj 220V. Türkiye’deki standart prizlerle uyumlu olduğu için genelde adaptöre ihtiyaç duymuyorsunuz.

Görgü kuralları: Cami, medrese ve türbeleri ziyaret ederken omuzları ve dizleri örten kıyafet tercih edin; kadınlar için başörtüsü zorunlu olmasa da tavsiye ediliyor ve Hazreti İmam gibi büyük külliyelerde girişte örtü veriliyor. Namaz kılınan bölümlere ayakkabıyla girilmiyor; ibadet eden veya abdest alan kişilerin fotoğrafı çekilmiyor. Yerel halk, konuklarına karşı son derece misafirperver; bu toprakların kadim “ekmek ve tuz” geleneği hâlâ en saf hâliyle yaşıyor. Sokakta yürürken bir çay sofrasına davet edilirseniz şaşırmayın; kabul etmek nezaket sayılıyor. Bir eve davet edilirseniz küçük bir hediye götürmek de aynı şekilde nezaket göstergesi. Yerel insanların fotoğrafını çekmeden önce izin istemek genel bir kültürel nezaket kuralı; askerî tesis, sınır kapısı, havalimanı ve bazı kamu binalarının fotoğraflanması ise yasak.

İletişim: Ülkenin telefon kodu +998. Yerel bir SIM kart (Beeline, Ucell, Mobiuz, Uzmobile) için pasaport gerekiyor; havalimanındaki operatör gişeleri her saat açık olmayabildiğinden şehir merkezindeki mağazalar daha güvenilir. Yabancı telefonlar yerel SIM ile 30 gün boyunca ek kayıt gerektirmeden kullanılabiliyor; daha uzun kalışlarda IMEI kaydı yaptırmak gerekiyor. Seyahat eSIM’leri pratik bir alternatif. Özbekistan’da en yaygın mesajlaşma uygulaması açık ara Telegram; otel, rehber ve şoförler genellikle Telegram üzerinden iletişim kuruyor. Taksi için Yandex Go, çeviri için Yandex Translate (Rusça ve Özbekçe) ve harita için Yandex Maps veya Google Maps seyahat boyunca en çok işinize yarayacak uygulamalar.

Sağlık ve güvenlik: Zorunlu aşı yok; seyahat öncesi genel bir seyahat sağlık sigortası yaptırmak öneriliyor. Musluk suyu yerine şişe suyu tüketin; eczaneler (dorixona) şehirlerde yaygın ve geç saatlere kadar açık. Yaz aylarında güneş koruyucu, şapka ve bol su şart. Özbekistan, suç oranı düşük ve turistlere yönelik güvenli bir ülke; başlıca turistik şehirlerde Turist Polisi görev yapıyor. Acil durumlarda 112 (ortak acil hat), 102 (polis), 103 (ambulans), 101 (itfaiye) ve 1173 (Güvenli Turizm çağrı merkezi) numaralarını arayabilirsiniz.

Drone ve ilaçlar: Özbekistan’a izinsiz drone sokmak yasak; gümrükte el konuluyor ve para cezası uygulanıyor. İzin yalnızca aylar öncesinden başvuran profesyonel ekiplere veriliyor, bu yüzden drone’unuzu evde bırakın. Kodein, tramadol, benzodiazepin gibi kontrollü maddeler içeren ilaçlar için doktor raporu ve reçete şart; düzenli kullandığınız ilaçları orijinal kutusunda, kişisel kullanım miktarını aşmayacak şekilde taşıyın.


Özbekistan yakınlarında gezilecek yerler

Kazakistan'ın Almatı kentinde geniş bulvarlar, modern konut ve iş merkezleri ile arka planda yükselen dağ silsilesinin panoramik şehir manzarası
Kazakistan’ın Almatı kentinde geniş bulvarlar, modern konut ve iş merkezleri ile arka planda yükselen dağ silsilesinin panoramik şehir manzarası

Özbekistan’ı Orta Asya turunun bir parçası olarak planlıyorsanız, komşu ülkelerden bazı duraklar rotanıza eklenebilir: Kazakistan‘ın kültür başkenti Almatı, dağ manzaraları ve modern şehir yaşamıyla; Kırgızistan‘ın Bişkek’i ve Issık Göl bölgesi doğa yürüyüşü tutkunları için; Tacikistan‘ın Duşanbe’si ve Pamir Dağları ise daha maceracı gezginler için cazip alternatifler. Bu ülkeler arasında hem kara sınırlarından hem de bölgesel uçuşlarla geçiş yapmak mümkün. Türk vatandaşları Kazakistan ve Kırgızistan’a da vizesiz girebiliyor; Tacikistan ise umuma mahsus (bordo) pasaport sahiplerinden vize istiyor; e-vize çevrim içi alınabiliyor, yine de seyahat öncesi güncel koşulları kontrol etmekte fayda var. Hive’ye 60 kilometre mesafedeki Daşoğuz sınır kapısından Türkmenistan’a geçmek de mümkün ancak Türkmenistan, Türk vatandaşlarından vize istiyor ve bu vizenin önceden alınması gerekiyor.


Özbekistan tarihine kısa bakış

Özbekistan toprakları, MÖ 6. yüzyıldan itibaren Pers İmparatorluğu’ndan Büyük İskender’e, Arap fetihlerinden Moğol istilasına kadar pek çok medeniyete ev sahipliği yapmış. Ancak ülkenin altın çağı, 14. yüzyılda Timur (Tamerlane) İmparatorluğu döneminde yaşanmış; Timur, başkenti Semerkant’ı döneminin en görkemli şehirlerinden birine dönüştürmüş. Timur’un torunu Uluğ Bey döneminde şehir, aynı zamanda önemli bir bilim ve astronomi merkezi hâline gelmiş. 19. yüzyılın sonlarında Rus İmparatorluğu’nun, 20. yüzyılda ise Sovyetler Birliği’nin bir parçası olan Özbekistan, 1991’de Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından bağımsızlığını ilan etmiş. Bugün, hem bu köklü İpek Yolu mirasını hem de bağımsızlık sonrası modernleşme sürecinin izlerini bir arada taşıyan bir ülke olarak ziyaretçilerini karşılıyor.


Sıkça sorulan sorular

Özbekistan’a gitmek için vize gerekiyor mu?

Türk vatandaşları, umuma mahsus (bordo) pasaportlarının yanı sıra hususi, hizmet ve diplomatik pasaportlarıyla da 30 güne kadar olan seyahatlerinde Özbekistan’a vizesiz giriş yapabiliyor. Pasaportun giriş tarihinden itibaren en az 6 ay geçerlilik süresinin bulunması ve girişten sonraki 3 gün içinde ikamet kaydının (genellikle otel tarafından) yapılması gerekiyor.

Özbekistan’a gitmenin en iyi zamanı ne zaman?

Aşırı sıcaktan ve soğuktan uzak, ilkbahar (nisan-mayıs) ve sonbahar (eylül-ekim) ayları gezi için en uygun dönemler.

Özbekistan’da hangi para birimi kullanılıyor?

Ülkenin resmî para birimi Özbekistan somu (UZS). Büyük şehirlerde kredi kartı kullanımı yaygınlaşsa da nakit bulundurmak öneriliyor.

İstanbul’dan Taşkent’e uçuş süresi ne kadar?

Türk Hava Yolları’nın İstanbul – Taşkent doğrudan seferlerinde uçuş süresi gidişte yaklaşık 4,5 saat; dönüşte hâkim rüzgârlar nedeniyle 5 saati bulabiliyor. İki ülke arasındaki 2 saatlik saat farkını unutmayın.

Özbekistan’da hangi şehirler mutlaka görülmeli?

Semerkant, Buhara, Hive ve başkent Taşkent, ülkenin en önemli dört durağı olarak öne çıkıyor. Zaman bulanlar için Şehrisebz ve Fergana Vadisi de rotaya eklenebilir.

Şehirler arasında ulaşım nasıl sağlanır?

Taşkent – Semerkant – Buhara hattında çalışan Afrosiyob hızlı treni, şehirler arası en hızlı ve konforlu ulaşım seçeneği; biletleri mümkün olduğunca erken alın. Hive’ye ise Buhara’dan kara yoluyla (6 – 7 saat), haftanın belirli günlerinde çalışan Taşkent – Hive hızlı treniyle ya da Taşkent’ten Ürgenç’e uçarak ulaşabilirsiniz.

Özbekistan’da dil sorunu yaşanır mı?

Resmî dil Özbekçe olsa da Rusça ülke genelinde yaygın olarak konuşuluyor. Özbekçenin Türkçeyle akraba bir dil olması, Türk gezginler için bazı temel ifadelerin anlaşılmasını kolaylaştırıyor.

Özbekistan güvenli mi?

Evet; Özbekistan, suç oranı düşük ve turistlerin rahatça gezebildiği bir ülke. Turistik şehirlerde Turist Polisi görev yapıyor, acil durumlar için 112 numarasını arayabilirsiniz. Dikkat edilmesi gereken başlıca konular ise izinsiz drone getirmemek, sokakta döviz bozdurmamak ve 50 yaşından eski antika eşyaları izinsiz ülke dışına çıkarmamak.

*Blogumuzda yer alan bu yazının tarihi bazı güncellemelerden dolayı yeni görünüyor olabilir. Yazının içeriği yazarın kendi görüşünü yansıtmaktadır ve yazıda yer alan fiyat, ulaşım gibi bazı bilgilerin değişmiş olması mümkündür. Göz önünde bulundurmanızı rica ederiz.

Bunlar da var!

Daha Fazla