Kolezyum: Antik Roma’nın kalbinde fotoğrafçılık

Dünya çapında en çok fotoğraflanan yerler arasında çok sayıda tarihi yapı var. Tüm Roma gezi rehberi yazılarında başı çeken Kolezyum bunlardan biri. İnşası MS 70 ile 72 yılları arasında başlayan bu ünlü yapı, zengin bir tarihi sırtlanıyor: Kolezyum en çok amfitiyatro olarak hafızalara kazınıyor. Bununla beraber gladyatör arenası, barınma yeri, taş ocağı olarak da kullanılan yapının kapasitesi ise 50 bin kişi. Her yıl milyonlarca turistin ziyaret ettiği bu Antik Roma harikası, aynı zamanda UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde.
Peki fotoğraf çekimi için Kolezyum’daki en iyi açı hangisi? Öncelikle Kolezyum’un görkemli mimarisi, tüm ışık şartlarında oldukça çekici görünüyor. Ancak dramatik bir etki yaratmak için gün doğumu ve gün batımlarını yakalamanızı öneririz. Yapının en ikonik açısı ise elbette önden görünümü. Bu açıdan çekimler yapmak bir klasik. Ancak benzersiz perspektifler aramaktan da çekinmeyin. Örneğin, daha geniş açılı çekimler için Palatino Tepesi’ne gitmek iyi bir fikir.
Bu Antik diyara seyahatinizi Roma uçak bileti alarak planlamaya başlayın!
Central Park: Doğa fotoğrafçılığının gözdesi

New York fotoğraf çekilecek yerler listelerinde Central Park’ın ilk sıralarda olması sürpriz değil. 1858 yılında oluşturulan park, yılda 40 milyondan fazla ziyaretçi ağırlıyor. Yoğun şehir hayatının ortasında eşsiz bir oksijen kaynağı burası. 843 dönümlük alana yayılan devasa park, pitoresk güzelliği ile görenleri kendine hayran bırakıyor. Göz alabildiğine uzanan yeşil manzaralar, orman ve vadi bölgeleri, İngiliz kır bahçelerini andıran Shakespeare Garden, devasa bir kaya çıkıntısında yer alan Belvedere Kalesi parkta deklanşöre basmak için yeter de artar bile. Ancak Central Park bundan çok daha fazlasını içeriyor. Çok sayıda kültür sanat etkinliğine de ev sahipliği yapması bunlardan biri.
Central Park en çok fotoğraflanan yerler arasında devasa doğal alanları ile ün kazanıyor. Burada attığınız her adımın, yepyeni fotoğraf fikirlerine dönüşmesi kuvvetle muhtemel. Yakalanacak birbirinden harika doğal manzaralar var. Bow Bridge bunlardan biri ve parkın ikonik fotoğraflarının pek çoğu buradan çekiliyor. 1862 yılında inşa edilen bu köprü, sizi göl boyunca süzülen kürekli tekneler, romantik sahneler, büyüleyici yeşil manzaralar ile karşılıyor. Great Lawn ise parkta çeşitli aktivitelerin yapıldığı 55 dönümlük bir alan. Futbol ve frizbi oynayanların, piknik yapanların, eğlenceli grupların fotoğraflarını çekmek istediğinizde Great Lawn nokta atışı bir seçim.
Central Park’a sezonun uygun fiyatları ile gitmek için New York uçak biletinizi şimdi alın!
Özgürlük Heykeli: Ulusal anıtı fotoğraflamak

Özgürlük Heykeli ABD tarihinin en anıtsal yapısı. Uzun yıllardır özgürlüğün ve umudun sembolü olarak biliniyor. Eserin yapımı da başlı başına ilgi çekici bir hikaye: Heykel için öneriyi 1865 yılında Fransız hukukçu ve yazar Édouard de Laboulaye yapıyor. Fonlar da Fransız halkı tarafından sağlanıyor. Ardından Fransız heykeltıraş Auguste Bartholdi tarafından tasarlanan Özgürlük Heykeli, Fransa halkının Amerika Birleşik Devletleri’ne bir dostluk hediyesi olarak biliniyor. Dahası, Eyfel Kulesi’ni tasarlaması ile ünlenen Fransız mühendis Gustave Eiffel ile iş birliği yapılıyor. 1885’te New York Limanı’na ulaşan Özgürlük Heykeli, Ellis Adası’na kısa bir feribot yolculuğu mesafesindeki Özgürlük Adası’nda yer alıyor. Kaidesi ile beraber 93 metre yüksekliğe ulaşan heykelin tacındaki yedi sivri uç, yedi kıtayı ve yedi denizi temsil ediyor. Ayrıca içindeki merdivenleri geçip taca doğru çıkmak da mümkün.
Özgürlük Heykeli New York’un ikonlarından biri olduğundan onu fotoğraflamak da kaçınılmaz. Aynı zamanda yapı, dünya genelinde en çok fotoğraflanan yerler arasında. Eğer heykeli sudan görmek istiyorsanız Staten Adası feribotuna binip fotoğraf çekmeye başlayın. Özgürlük Heykeli’nin fotoğrafını doğudan çekerseniz, arkasında batan Güneş’i de yakalama şansınız var. Böylelikle heykelin gölgeler tarafından gizlenmiş eşsiz bir görüntüsünü yakalayabilirsiniz. Özgürlük Heykeli’nin en havalı perspektiflerinden birini de Özgürlük Adası’nın kendisi sağlıyor. Heykelin tam tabanında durup yukarı bakın ve olağanüstü çekimler yapın. Son olarak Özgürlük Heykeli Müzesi’nin içinden de harika çekimler yapmanız mümkün. Heykelin en ikonik parçası olan orijinal meşale, bu müzenin içerisinde yer alıyor. Hem orijinal meşaleyi hem de Özgürlük Heykeli’ni kadrajınıza sığdırıp çekim yapabilirsiniz.
Eyfel Kulesi: Paris fotoğrafçılarının merkezi

Eyfel Kulesi, turistlerin başlı başına Paris’e seyahat etme nedenlerinden biri. Şehrin bu en popüler turistik noktası, uzun yıllardır Paris semalarına uzanıyor. Kule; önce şehrin, sonra Fransa’nın ve artık dünyanın en ünlü simgelerinden biri olarak adından söz ettiriyor. Fransız Devrimi’nin yüzüncü yılında, 1889’da tamamlanan Eyfel Kulesi, adını aldığı mühendis Gustave Eiffel’in bir imzası. Yaklaşık 330 metre yüksekliği ile de şehrin en eşsiz manzaralarını vadediyor. Günümüzde her yıl ortalama 7 milyon ziyaretçiyi ağırlaması ise onu, dünyanın en çok ziyaret edilen ücretli anıtı hâline getiriyor. Dolayısıyla Eyfel, dünyada en çok fotoğraflanan yerler arasındaki konumunu diğer anıtlar ile paylaşmıyor.
Görkemi ile baş döndüren Eyfel Kulesi fotoğraf çekimleri için de sayısız alternatife sahip: Gün doğumlarında müthiş bir Güneş manzarasını, akşamları ise ışıklandırılmış Eyfel’i yakalayın. Trocadéro Meydanı ise Eyfel Kulesi’ni doyasıya izlemek ve harika arka planlar ile fotoğraf çekmek için mükemmel bir nokta. Meydana erken saatlerde de gidebilirsiniz. Böylelikle gün doğumunu da yakalayıp büyüleyici bir Eyfel fotoğrafına imza atmayı deneyin. Rue Saint-Dominique ise ara sokak ve caddelerden Eyfel Kulesi’nin çarpıcı manzaralarını çekmeniz için harika bir yer. Son olarak, Eyfel Kulesi dahil Paris’in muhteşem bir manzarasını görmek için önerimiz Zafer Takı. Çok sayıda merdiveni geride bırakıp Zafer Takı’na çıkarak birçok açıdan Eyfel’i fotoğraflamayı deneyin.
Buckingham Sarayı: Kraliyet mimarisini fotoğraflamak

Buckingham Sarayı, 1830’lu yıllardan bu yana Birleşik Krallık hükümdarlarının Londra’daki resmi ikametgahı. Bu nedenle Londra fotoğraf çekilecek yerler listelerinde tüm ihtişamı ile parıldıyor. İngiliz monarşisinin bu nadide evi, her yaz halka açık. Ayrıca kış ve ilkbahar aylarındaki belirli tarihlerde de rehberli turlar ile ziyaret ediliyor. Neoklasik tarzda inşa edilen saray, 108 metre uzunluğunda. Saray; 19 devlet odası, 52 kraliyet odası, 188 personel odası da dâhil olmak üzere 775 odaya sahip. Halka açık devlet odalarını, Kraliyet koleksiyonundaki en muhteşem resimlerden bazılarını göreceğiniz galeriyi mutlaka keşfedin.
Tüm dünya için görkemli bir turistik destinasyon olan Buckingham Sarayı da en çok fotoğraflanan yerler arasında. Sarayın içinde fotoğraf çekmek kesinlikle yasak olsa da bahçeye girip bu ihtişamın dış mimarisi için kamera ayarlarınızı yapmaya başlayın. Sarayın 39 dönümlük bahçesinde; gül bahçesi ve saray tenis kortu en dikkat çeken noktalar arasında. Buradaki müthiş peyzajdan yararlanarak fotoğraf galerinizi Buckingham Sarayı’nın ihtişamı ile süsleyin. Ek olarak ikonik hâle gelen muhafız değişimini de sarayın bahçesindeyken fotoğraflamanız mümkün.
Avantajlı Londra uçak bileti fiyatlarını hemen yakalayın!
Machu Picchu: And Dağları’nın yamaçlarında fotoğrafçılık

Daha önce rastgele Peru fotoğraflarına baktıysanız bu ünlü tapınağı da muhtemelen gördünüz. Machu Picchu, İnka İmparatorluğu’nun en parlak döneminde inşa edildiği düşünülen bir tarihi tapınak. Deniz seviyesinden 2 bin 430 metre yükseklikte konumlanan tapınak; uzun yıllardır doğa gezginlerini, tarih meraklılarını bir mıknatıs edasıyla kendisine çekiyor. Ancak oraya ulaşmak için binlerce metre yüksekliğe çıkmak gerekiyor. Zira Machu Picchu, And Dağları’nın doğu yamaçlarındaki eşsiz bir doğal ortamın göbeğinde. Machu Picchu’nun devasa ama zarif mimarisi çevresindeki doğa ile de muhteşem bir uyum yakalıyor. 1983 yılından beri de UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde.
Mistik, kültürel, mimari özgünlüğü ile dikkat çeken Machu Picchu tapınağı da en çok fotoğraflanan yerler arasında güçlü bir yere sahip. İşte en iyi Machu Picchu fotoğrafları için birkaç önerimiz: Bölgede fotoğrafını çekmek istediğiniz nesneye yakın olacağınız pek çok durum var. Bu nedenle geniş açılı lensler kullanmanızda yarar var. Yakın çekimleri de ihmal etmeyin. Taş işçiliği, basamaklar ve diğer detaylara odaklanın. Bunun yanı sıra Machu Picchu’da gün doğumu, açık ve hafif sisli bir sabah çekimi için ideal.
Bu zarif ve görkemli mimariyi yakından görmek için Peru uçak bileti sayfamızdan işlemlerinize başlayın!
Giza Piramitleri: Antik Mısır’ın fotoğraf noktaları

Mısır fotoğraf çekilecek yerler listelerinde ise bu antik harikalar, Giza Piramitleri tüm seçkinliği ile göz kamaştırıyor. Giza Piramitleri ve Sfenks dünyadaki en popüler turistik yerler arasında. Yaklaşık 4000 yıldır Giza Piramitlerinin olağanüstü şekli, kusursuz geometrisi ve devasa hacmi dünya ölçeğinde ilgi uyandırıyor. Firavunların emriyle devasa mezarlar olarak inşa edilen bu yapılar; başkent Kahire yakınlarındaki Giza platosunda, Nil Nehri’nin Batı kıyısında yer alıyor. Keops, Kefren ve Mikerinos piramitlerinden oluşan bir yapı kompleksi burası. Keops Piramidi 147 metre, Kefren Piramidi 143 metre, Mikerinos ise 109 metre yüksekliğe sahip. Ayrıca hem Antik Dünyanın Yedi Harikası’ndan biri hem de UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alıyor.
Antik Mısır’ın gizemli yapılarından olan piramitler de dünyada en çok fotoğraflanan yerler arasında ilk sıralarda. Peki bu dünya harikalarını fotoğraflamak için öne çıkan ipuçları neler? Piramitlerin ne kadar devasa yapılar olduğunu fotoğrafınızda göstermek için kadrajınıza bir insanı, deve turlarını, nesneyi dâhil edin. Ayrıca üç büyük piramidin hepsinin fotoğraflanabildiği bir panorama noktası da var. Buraya gitmeyi ve deve turlarını da kadrajınıza dâhil ederek fotoğraf çekmeyi deneyin. Aslan gövdeli ve insan başlı olarak tasvir edilen Sfenks’in önünde ise geniş, kumlu bir alan var. Ziyaretçiler farklı bir açı yakalamak için sıklıkla bu noktaya da gidiyor. Son olarak üç büyük piramidin içinde de fotoğraflar çekmek mümkün. Güncel fotoğraf çekimi kurallarını da incelemeyi ihmal etmeyin.
Uygun Mısır uçak bileti sayfamızda avantajı fiyatlar ile seyahatinizi planlayın!
Antarktika: Dünyanın en güneyinde fotoğraf çekmek

Kutup fotoğrafçılığı ve doğa fotoğrafçılığı denildiğinde akla ilk gelen yer Antarktika olsa gerek. Dünyanın geri kalanından uzakta ve en güneyinde yer alan Antarktika, tabiatı itibarıyla ilgi çekici kıtalardan biri. Olağanüstü coğrafyası ve eşsiz vahşi yaşamına belgesellerden bir nebze aşinayız. Penguenlerden fok balıklarına, deniz aslanlarından balinalara kadar pek çok hayvanın meskeni burası. Donan deniz suyunun ortaya çıkardığı buz manzaraları da hafızalara kazınıyor. Hava durumu açısından ise Antarktika, dünyanın en soğuk ve kurak kıtası. Buraya seyahat etmek zorlu ve uzun bir yolculuk anlamına geldiği için Antarktika, pek çok doğa fotoğrafçısının hayallerini süslüyor.
Bölge doğal ve vahşi yaşamı ile dünyanın en çok fotoğraflanan yerler listeleri arasında yer alıyor. Dolayısıyla Antarktika fotoğraf noktaları da bir hayli fazla. Ek olarak Antarktika’daki hava nadiren güneşli ve sakin. Bu hava durumunu ise dramatik çekimler yapmak için bir avantaj olarak kullanmakta yarar var. Örneğin, kar fırtınasında bir pengueni fotoğraflamak güneşli günde fotoğraflamaktan daha ilginç olacaktır. Bunun yanı sıra hareketli yaban hayatını fotoğraflarken kameranızın otomatik odaklama özelliğini kullanın. Son olarak Antarktika çok geniş ve açık bir vahşi doğa alanı. Bu ise devasa bir buz dağını veya bir penguen kolonisini çekerken işleri biraz zorlaştırıyor. O nedenle buz dağının veya kolonin ne kadar büyük olduğunu göstermek için kadrajınıza başka nesneleri de sığdırın.
Tac Mahal: Kadrajda bir aşk şaheseri

Dünyanın 7 Harikası’ndan biri olan Tac Mahal, hem mimarisi hem de ardında yatan aşk hikâyesi ile ünlü. Hindistan’ın Agra şehrinde 17. yüzyılda inşa edilen bu devasa türbe, Babür hükümdarı Şah Cihan’ın eşi Ercümend Bânû Begüm’ün vefatından sonra inşa ediliyor. Şah Cihan’ın erken yaşta hayatını kaybeden eşinin hatırası için inşa ettirdiği yapı, 1983’ten beri UNESCO’nun Dünya Mirası Listesi’nde. Tac Mahal aynı zamanda Hint-İslam mimarisinin en seçkin yapılarından da biri. Burası Güneş doğmadan 30 dakika önce açılıyor ve gün batımından 30 dakika önce kapanıyor. Çekim zamanlarınız için ziyaret saatlerine göre hareket etmeyi unutmayın.
Tac Mahal’in de en çok fotoğraflanan yerler arasında olması da boşa değil: Beyaz mermerden yapılan meşhur ana türbe ve iç alanlardaki kırmızı kum taşının olağanüstü çekiciliği görenleri kendisine hayran bırakıyor. Yapının etrafındaki meşhur bahçeler de adından söz ettiriyor. Bahçedeki çiçek ve ağaçlar ile Tac Mahal buluşunca ortaya masalsı güzellikte manzaralar çıkıyor. Çekimlerinizde havuzun yansımasından da yararlanmanızı öneririz. Bu, ünlü ana türbenin hem kendisini hem de havuzdaki yansımasını çekmeniz için müthiş bir fırsat. Ayrıca bu devasa yapıya ölçek duygusu kazandırmak için çekimlerinize insanları da dâhil edin. Yakından keşfedilecek çok sayıda detay da var: Pietra Dura mermeri ve kırmızı tonlara sahip iç mekânlar bunlardan bazıları. Nefes kesici sonuçlar almak için buraya sabahın erken saatlerinde gidip açık havadan da yararlanmanız mümkün.
Louvre Müzesi: Paris’in sanat merkezinden kareler

Avrupa ve Paris müzeleri arasında Louvre kadar meşhuru az bulunur. Dünyanın en çok ziyaret edilen sanat müzesi unvanına sahip burası. Eskiden bir kraliyet sarayı olan Louvre, yüzyıllara yayılan Fransız tarihini kucaklıyor. Müze, antik medeniyetlerden 19. yüzyılın ortalarına uzanan zengin bir koleksiyona ve 350 binden fazla değerli esere ev sahipliği yapıyor: Mona Lisa, Karyatidler, Afrodit heykeli, Semadirek Kanatlı Zafer Heykeli, ressam Sandro Botticelli’nin “Venüs ve Üç Güzellerin Genç Kadına Hediyesi” adlı eser, müzedeki başyapıtlardan sadece birkaçı. Bunları sayısız koleksiyon, eser ve sergi takip ediyor. Ayrıca müzenin çekiciliğini daha içeri adımınızı atmadan hissediyorsunuz. Müzenin avlusundaki Louvre Piramidi hemen göze çarpıyor. Zaman içinde yapılan birçok ekleme ile beraber de ortaya büyük bir yapı kompleksi çıkıyor.
Louvre, sanat müzesi olarak en çok fotoğraflanan yerler arasında olduğu için de eşsiz. Peki baştan sona gezmesi aylar sürecek müzeyi nasıl fotoğraflamalı? Dış çekimlerde avludaki Louvre Piramidi’nin de kadrajda olduğu fotoğraflar çok meşhur. Aynı zamanda Tuileries Bahçesi ve nehir kıyısı da uzak değil. Bu ikonik noktaları ve yerleri fotoğraflamak bir klasik. Dış cephenin tamamını kadraja sığdırmak ise biraz güç. Bu nedenle daha iyi bir çekim için dış cephedeki bazı ayrıntılara da odaklanmanız mümkün. Louvre’un birkaç girişi olduğunu da hatırlatalım. Örneğin, Porte des Lions (Aslanlı Kapı) girişini kullanabilirsiniz. Görece daha sakin ve tenha bir giriş olan Porte des Lions noktası müthiş dış çekimler yapmanız için ideal. Ayrıca daha sakin olması, fotoğraf konusu bulmak için avantaj sağlıyor.
İçeride ise 400’den fazla oda ve on binlerce sanat eseri olduğu için her şeyi 1 günde görüp fotoğraflamak imkânsız. Sadece birkaç saatiniz varsa en ünlü başyapıtlardan bazılarına (Mona Lisa, Semadirek Kanatlı Zafer Heykeli, Medusa’nın Salı vs.) ev sahipliği yapan Denon kanadını ziyaret edin, deriz. Dünyanın en ünlü tablosu Mona Lisa, Louvre’un en büyük odası olan Salle des États’ta yer alıyor. Müzenin en hareketli ve kalabalık salonlarından biri olduğu için burada seri ve pratik çekimler yapmakta yarar var. Müze, kişisel kullanım amaçlı olması şartıyla kalıcı koleksiyonlarda fotoğraf ve video çekimlerine izin veriyor. Ancak selfie çubuğu, flaş ve ışık kullanımı yasak.
Banff Ulusal Parkı: Doğa maceralarının eşsiz fotoğrafları

Dünyanın en çok fotoğraflanan yerler listemizi Kanada’daki bir doğa harikası ile tamamlıyoruz. Ülkedeki parkların amiral gemisi olan Banff Ulusal Parkı, UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki Kanada Kayalık Dağ Parklarının bir parçası. Ayrıca burası, buzul göllerine ve muhteşem dağ zirvelerine ev sahipliği yapıyor. Ziyaretçiler, eşsiz bir doğanın ortasında kamp deneyimi için de Banff Ulusal Parkı’na seyahat ediyor. Parkın korunması ve güvenliği için ise pek çok kural mevcut. Güncel olarak bunları takip etmenizde yarar var.
Şayet doğa ve manzara fotoğrafları çekmek istiyorsanız Banff’ta sizi hayrete düşürecek çok nokta var. Masalsı bir manzara sunan Moraine Gölü bunların başında geliyor. Moraine Gölü’nde arka plandaki dağları ve masmavi buzul suyunu öne çıkaracağınız harika çekimler yapmanızı öneririz. Bir başka tabiat harikası ise kesinlikle Louise Gölü. Dört bir yanı devasa dağlar ile çevrili olan bir göl burası. Ardından bir diğer göl olan Lac Agnès’e doğru yürümeniz mümkün. Kristal berraklıktaki su ve yaz mevsiminde açan çiçekler buradaki çekimlerde sıklıkla vurgulanan detaylar. Parkta eğlence amaçlı drone kullanımı ise yasak.
Kanada uçak biletinizi şimdi alarak masalsı bir tabiata doğru yola çıkın!