Napoli’yi yakından tanıyoruz!
İstanbul’dan her gün yaklaşık 2 saat 10 dakikada ulaşabileceğiniz, Yunanca “yeni” ve “şehir” anlamlarına gelen “nea” ve “polis” kelimelerinden türemiş olan Napoli, İtalya’nın en büyük üçüncü şehridir. Haritada çizmenin güneyinde bulunan Napoli, aynı zamanda müzik dünyasına “Napoliten” terimini kazandırarak pop müziğini halk müziğiyle harmanlaştırıp apayrı bir tat katmış. O halde, Napoliten müziğin ilk eseri niteliğindeki “Santa Lucia” şarkısı eşliğinde Napoli seyahatimize başlayabiliriz.
Napoli’de gezilecek yerleri keşfetmeye başlamadan önce Napoli doğumlu Gian Lorenzo Bernini’yi de anmamak olmaz. Her ne kadar doğduktan sonra Roma’ya gitmiş de olsa heykel sanatının gerçek bir ustası olan Napolili Bernini’nin “Persephone’nin Kaçırılışı” eserini gördükten sonra sanırım bir daha “Heykel ağlar mı hiç?” dememeliyiz. Ek olarak, Luigi Pirandello’nun Gölge Adam adlı kitabını da bu 2 günlük gezimizde yanınızda bulundurmanızı yürekten öneririm.
Pompei’yi atlamak olmaz!

Napoli diğer İtalya şehirleri gibi senelerce şehir devlet statüsünde yönetildi. Bu da ona kendi özgün mimari, sanat ve kültürel yapısını inşa etme fırsatı sunmuş. Pompei ise bunun çok daha ötesinde, tarihi derinliği oldukça eskilere dayanan bir toplum.
UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde bulunan Pompei, Napoli’de gezilecek yerler içinde kronolojik üstünlüğünden dolayı görülmesi gereken ilk nokta. Pompei’de gördüklerimizden dolayı kalbimizin sıkıştığı bu anlardan bir diğer Napoliten eser “O Sole Mio” ‘nun Pavarotti&Bryan Adams düetine kulak vererek sıyrılabiliriz. Çünkü her an kalkıp hareket edecekmiş gibi duran Pompei’nin kül olmuş şehir sakinlerinin müsaadelerini isteyip birçok film çekimine de ev sahipliği yapan Caserta Sarayı’na geçme zamanı geldi!
Adım adım Napoli

Şimdi Napoli’deki tarihi eserleri gezmeye Caserta Sarayı ile başlıyoruz! 18.yüzyıl Avrupası’nın en büyük sarayı olma özelliği taşıyan bu sarayın taç odasındaki mermer ve tavan işçiliği, yapıldığı dönem baz alındığında kusursuzluğun sınırında. Bahçesindeki çağlayanda yer alan Akteon heykellerini görmeden “Piazza Del Plebiscito” ‘nun bize vadettiği zengin İtalyan mutfağına geçmeyelim derim. Seyahatimizin ilk akşamında San Carlo Tiyatrosu’nda bir etkinliğe denk gelmenizi de isterim. Ola ki salona girebilme şansına sahip olursanız lütfen 1737 yılındaki açılışı yad edercesine Achille in Sciro adlı uvertüre kulak vererek tepemizdeki freski inceleyebiliriz. San Carlo’da bir şey izleyemediğinizde lütfen pes etmeyin çünkü Napoli, çocuklar futbol oynamıyorsa şayet kent meydanında sürekli bir etkinlik garantisi veriyor.
Ayrıca sabahtan beri arşınladığımız Napoli sokaklarının altında da bir Napoli şehrinin var olduğunu hatırlatmak isterim. 2500 yıl öncesine dayanan bu yer altı şehrinin kapısına ulaşmak isterseniz San Gaetano Meydanı’na geçmeniz gerekecektir. Ufak bir not olarak Napoli gezilecek yerler listesinde, yol üstündeki Via dei Presepi’ye de zaman ayırın derim.
Napoli’de muhteşem ada deneyimleri!

Napoli’de gezilecek yerler farklı ada deneyimi de sunmaktadır. Bu adalardan biri -diğerlerine kıyasla en değişik görünümlüsü- olan Gaiola Adası, kötü ünü ile isim yapmış bir yer. Bir diğer alternatif Capri Adası ile alakalı olarak ise söyleyecek tek söz yok. Ada seyahati yerine anakarada kalmak isteyenler ise Donna Anna Sarayı, Marina Bölgesi ve Napoli’nin sembol nitelikli kalelerini gezebilirler.
Yorucu günün sonunda ise artık son durak Galleria Umberto. Baş döndürücü çatısı ve benzersiz mozaik zemini ile bir hayali daha gerçekleştirdiğimiz bu şehirde Napoli’de son nefesini veren Nobel Edebiyat ödüllü şair Salvatore Quasimodo’nun “Akşam Oluverir” şiirindeki dizeleri çınlar kulaklarımızda günü uğurlarken:
“Her birimiz bir güneş ışını yaralamış gibi dururuz tek başımıza, evrenin yüreğinde akşam oluverir…”
Üstelik Napoli gezilecek yerler, diğer İtalya şehirlerinden farklı olarak bize farklı bir şehir hayatı sunuyor. Gerek şehir yaşamı gerek de sosyo-kültürel yapısı olarak bence diğer kentlerden açık ara çok farklı. Belki diğer Akdenizliler kadar cana yakın değiller ancak yine de her an “Vivi la vita senza rimpianti!” yani “Hayatı pişmanlık duymadan yaşa!” demeden duramıyorlar. Çünkü onlar hala yarım kalan hayalleri peşinde koşuyorlar…
Napoli’de gezilecek yerleri ve pek çok ilham veren detayı sizinle paylaştım. Hemen bir Napoli uçak bileti alarak bu eşsiz İtalya kentini karış karış gezmenizi dilerim!
İyi seyahatler!