Genç bir cumhuriyet: Yeni bir yaşam biçimi

Bugünlerde 100. yaşını kutladığımız Cumhuriyetimiz, üzerinde yaşadığımız ve çok sevdiğimiz topraklardaki yaşam biçimini köklü bir biçimde değiştirdi. Öyle yenilikler oldu ki… Türkiye Cumhuriyeti’nde kadınlar dünyanın pek çok ülkesinden daha önce seçme ve seçilme hakkına kavuştu. Ve tüm bunları hayata geçiren, milyonda bir gelen bir lider ve yanındakilerdi… Bu yazıda o liderin, Mustafa Kemal’in vefatının 85. yılı vesilesiyle, hayatına yön veren rotalara değinecek, hatırasını saygı ve sevgiyle yad edeceğiz.
Her şeyin başladığı yer: Selanik

Atatürk’ün Selanik’te doğduğunu hepimiz biliriz. Mustafa Kemal 1881’de Koca Kasım Paşa Mahallesi, Islahane Caddesi’nde bulunan üç katlı, pembe bir evde dünyaya geldi. Babası Ali Rıza Bey’in soyu Kocacık Yörükleri’ne dayanırken annesi Zübeyde Hanım’ın soyu ise Langaza Kasabası’na yerleşmiş bir Türk ailesine dayanıyordu. Selanik’te bulunan liman, o dönem ne yazık ki salgın hastalıklara da kapı açan nitelikte olduğundan ve dönemin sağlık hizmetleri yeterli olmadığından, Atatürk’ün 4 kardeşi küçük yaşlarda hayatını kaybetti. Küçük Mustafa, kız kardeşi Makbule ile büyüyecekti. Mustafa’nın kuş beslediği terasıyla o pembe ev, bugün Atatürk Evi Müzesi olarak Selanik’te ziyaret edilebiliyor. Ve evin kapısında “Modern Türkiye’nin kurucusu bu evde yaşıyor” yazıyor.
Kuzey Makedonya: Manastır’da bir okul

Selanik Rüşdiyesi’nden yüksek puanla mezun olan Mustafa Kemal, bir yakınlarının tavsiyesiyle Manastır (Bugün Bitol) şehrinde bulunan Manastır Askeri İdadisi’ne devam etmişti. Bütün aile onu tren istasyonundan Manastır’a yolculadı. Manastır’daki askeri okulda öğrendiklerinin Mustafa Kemal’in gelecekte inşa edeceği cumhuriyetin zeminini oluşturduğu söylenir. Burada Mustafa Kemal, kendi ifadesiyle “yalnız ve bağımsız”dı.
Ve evimiz, İstanbul

Mustafa Kemal, 1899 Mart’ında Selanik’ten şehr-i şehir İstanbul’a geldi. 18 yaşındaydı ve Harbiye’de okuyacaktı. Mustafa Kemal’in ilk kez bir geminin güvertesinden gördüğü Osmanlı başkenti, bugün hala aynı büyülü güzelliğe sahip.
Bağımsızlık mücadelesinin başladığı yer: Samsun

Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş hikayesinde önemini yadsıyamayacağımız bir diğer şehir, Samsun. Mustafa Kemal Atatürk, Mayıs 1919’da Bandırma Vapuru ile İstanbul’dan Samsun’a hareket etti ve bu yolculuk, sonradan Kurtuluş Savaşı’nın fiili başlangıcı kabul edilecekti. 16 Mayıs 1919’da İstanbul’dan hareket eden Bandırma Vapuru, 19 Mayıs 1919’da Samsun’a ulaştı ve Atatürk ile beraberindekiler, şehirdeki büyük milli heyecana tanık oldu. Mustafa Kemal’in burada yaptığı konuşmaların halkın bağımsızlık mücadelesine olan inancına etkisi büyüktü. Atatürk, Samsun’da yaptığı çalışmalarla, Kurtuluş Savaşı’nın temellerini attı. Bu çalışmalar sayesinde, Anadolu’nun dört bir yanındaki milli mücadele ruhu güçlendi ve Kurtuluş Savaşı başarıyla nihayete erdi.
Sonrası Ankara, sonrası Anadolu…

Hikâyenin geri kalanına hepimiz büyük ölçüde aşinayız. Cumhuriyet 29 Ekim 1923’te, şanlı bir mücadelenin ardından Türkiye’nin başkenti Ankara’da kuruldu. Detayları ve tarihi tarih kitaplarına bırakıyoruz. Yine de not etmeli; Mustafa Kemal Atatürk Cumhuriyeti kurduktan sonra Anadolu’yu karış karış gezerek halkla olan bağını daima güçlü tuttu, Anadolu’yu çok sevdi. Türkiye’nin modernleşmesi ve kalkınmasına öncülük eden Mustafa Kemal Atatürk’ü vefatının 85. yılında bir kez daha saygı, sevgi ve minnetle anıyoruz.
Kaynaklar
Kültür Bakalığı internet sitesi, https://www.ktb.gov.tr/TR-96346/selanik-ataturk-evi.html
Samsun Valiliği internet sitesi, http://www.samsun.gov.tr/ataturk-ve-samsun2
Atatürk Ansiklopedisi, https://ataturkansiklopedisi.gov.tr/bilgi/manastir-askeri-idadisi/